Advert

TEK HAYALİ MARKASINI MİRAS BIRAKABİLMEK... BİR 'SU' HİKAYESİ

Gazetecilik hayali ile eğitim aldı... Turizm sektörüne adım attı... Marka firmalarda çalıştı ve arkadaşlarının ısrarıyla kendi işyerini kurdu.

TEK HAYALİ MARKASINI MİRAS BIRAKABİLMEK...  BİR 'SU' HİKAYESİ

 

Funda AVCI

Aldığı eğitimler, yaptığı işler bugün geldiği noktanın tesadüf olmadığının en büyük göstergesi ‘başarı’lı, kendinden emin 'dik' karşımızda duruyor. Sinem daha çok küçükken gazeteci olmayı hayal ediyordu. Kendini geliştirip, Türkiye’nin bayan Uğur Dündar’ı olma hedefindeydi. Araştırmayı ve yazmayı çok seven Sinem, Marmara Üniversitesi Gazetecilik bölümünü kazandı ve de mezun oldu. Daha önce hayallerini kurduğu yola girmişti. Mesleği tanımak öğrenmek için gönüllü stajlar da yapmıştı, ama yaşadığı durumlar onu sevdiği meslekten uzaklaştırıyordu. Çünkü bu mesleğin zorluğundan önce manevi ve maddi değerlerin kaybolduğunu gördü ve Sinem “Ben galiba hayalimden vazgeçeceğim” demiş… Üniversite eğitiminden sonra Bursa’ya dönmeye de karar vermiş…

TEK BİR HEDEFTEN BÜYÜK BÜYÜK ADIMLAR…

Sinem Bursa’ya geldiğinde Swiss Otel’e başvurusunu yaptı. İşe de alındı… Orada 1 ay sonra  otelin satış pazarlama bölümüne geçmek istediğini dile getirdi. Kendi müdürüne söylemeden bu birimin müdürüne "Sizinle çalışmak istiyorum!" dedi. Sinem artık 3 yılın ardından satış müdürlüğüne yükselmişti. Swiss Otel’in ardından Aroma Meyve Suları firmasına başvurdu ve o dönem oranın Halkla İlişkiler Müdürü oldu. Yaptığı çalışmalarla büyük başarılara imza atan Sinem İngiltere’ye eğitime gitti. Hilton Bursa Yönetimi iş teklifinde bulundu ve oranında halkla ilişkiler müdürü oldu. Tam işler oturmaya başlamıştı ki, özel nedenlerden dolayı 8 ay sonra kendi isteği ile Hilton’dan ayrıldı… Bu dönem içerisinde Sinem'e arkadaşları kendi işini kurmasını öneriyorlardı. Arkadaşlarının ısrarlı davranışı onu ikna etti ve Sinem Halkla İlişkiler alanında ilk şirketini kurdu. Yaklaşık iki ayda da ofisini açtı.

İki büyük yapıyla yola devam

Kurduğu şirketle firmalar, medya satın alma planlama, basın halkla ilişkiler, sosyal medya yönetimi vb. işlerde hizmet veren Sinem'in PR şirketinin kuruluş hikayesinin geri kalanını gelin onun ağzından dinleyelim… Sinem Uğurgün; "İki yılı geçti şirketimi kuralı, ilk olarak PR iletişim etkinlikleri şeklinde kendi ismimle Sinem Uğurgün 'SU' başladı. Kurumsal olarak şirketlerin ihtiyacı olabilecek, görsel yazılı bütün iletişim ihtiyaçlarını karşılamak üzere şirketimi kurdum. Açıldıktan bir sene sonra da gelen talepler üzerine bizim bir diğer kurumuz olan ‘Sinem Uğurgün Prive’ organizasyonunu hayata geçirdim. Burada kişiye özel düğün davet organizasyonları vb. etkinliklerin tüm ayrıntılarıyla ilgileniyorum. PR tarafımız kurumsal iletişim çalışmalarını yürütürken, Organizasyon tarafımız da davetleri yürütüyor. İki seneyi biraz aşkın süreyle bu iki yapıyla yolumuza devam ediyoruz” dedi.

On parmağında on marifet….

PR Şirketini açtığından beri ulusal ve yerel markalarla  çalışmaya devam ettiklerini sözlerine ekleyen Sinem: "Coca Cola’dan Doğuş'a, Bursa'da Altın Ceylan, Ramada Bursa Çekirge Otel'den, Pandora'dan, Homelike Fashion ve birçok marka girdi bünyemize, bunlara gerek etkinlik düzenlemeden projeye kadar tüm rutin çalışmalarını  sürdürüyoruz. Prive Organizasyon bölümümüzde düğün, nişan, kına baby shower organizasyonlarımız... Özel doğum  günü, bebek mevlidi vb. Bu tarz hizmetlerde de yer alıyor genel anlamda büyük çaplı  organizasyonları yürütüyoruz. Önemli marka kurumlarla iş birliğinde davetleri düzenliyoruz. PR’de  kurum içi iletişim, sponsorluk yönetimi, sosyal medya, dijital iletişim, sosyal sorumluluk - kriz iletişimi konularında firmalara danışmanlık hizmeti sağlıyoruz" ifadesini kullandı.

PR herkesin işi midir?

'PR herkesin işi midir?' diye sorduğumuzda Sinem Uğurgün: “Tabi ki değildir. Bilgi, tecrübe, sosyal hayata  ve toplumun ihtiyaçlarına beklentilerine; hakimiyet dilini nasıl kullanacağını bilmek ve doğru yazabilmek. Hayatı doğru  okuyabilmek en önemlisi  fark yaratmaktır PR… Herkesin kolayca yapabileceği bir iş değildir. Genelde baktığımız zaman İstanbul'da PR hizmetleri çok farklı ayrılıyor. PR ajansı, reklam ajansı ayrı sosyal medyasını ayrı yönetiyor. Bir çok  bölümler var. Ama Bursa’da insanların  bu işte tabi ki dostluğu fazla gelişmişliği var. İşte 'Ben Sinem’i tanıyorum, Sinem benim her işimi halleder' mantığında. Mesela iş ortaklarıyla olduğu yere yönlendirmek istiyoruz onda bile muhatap olmak istemiyorlar.  Olacaksa bile, sen yine çöz ben seninle görüşeyim diyorlar. Şimdi bu çok güzel bir şey ama… bir taraftan Bursa’daki bütün PR ajansları tam hizmet ajansı olmaya yönlendiriyor. Birçoğu da döndü bu sisteme, işte ben PR hizmetini de hızlı çözeyim, sosyal medyasını da  yöneteyim, işte reklam  medya satın almasını da yapayım. Basın ilişkilerini de yöneteyim  hepsi bir noktada birleşiyor karma karışık bir şey ortaya çıkartıyorlar. Doğal olarak da hizmetlerini sağlıklı yürütemiyorlar" dedi.

PR ÖYLE BASİT BİR OLAY DEĞİL!

Yazılımdan iletişime, görselden hedefe kadar çok bilgi çok azim gerekir ifadeleriyle PR danışmanlığı hakkında görüşünü belirten Sinem: "Sektörümüzde büyük sıkıntı var... Gerçekten Bursa'da, Türkiye'de aslında dünya da PR iletişim deyince kendini anlatmakta  olan bir sektör zorluğu var. Çünkü net bir tanımı olmadığı için 'Acaba ne giriyor içine' diye... Biz müşterimize anlatıyoruz.  iletişim önünde attığınız mail  üzerinden şekli nasıl olmasından, kurumsal kimliği imajı hepsi bir bütün, ofisinizin nasıl düzenleneceğinden, logosuna kadar, gelen misafirinizi hangi standarda göre ağırlamayı tutun da,  davetlerde basın haberlerinden, görsel iletişiminiz nasıl olması gerektiğini içini kapsayan geniş bir çalışma dır PR... Birçok noktayı ele alıyor sorumluluğunu yükleniyorsunuz. Öyle basit bir olay değil, basit mantıkla gözle bakılmamalı bu seferde müşteri neden senle çalışayım ki görüşünde olur. İşimiz titizlik isteyen bir sektördür."   

Uluslararası başarıya giden yol

Sektördeki hedeflerinden de bahseden Sinem, “Bizimle çalışan  herkese güvene dayalı, en iyi adreste olduğunu daima hissettiren, uzun soluklu  bir işbirliği sağlamak en büyük hedefimiz. Bu güne kadar profesyonel iş hayatımda olduğu gibi  bundan sonra da  gurur duyacağım işlere imza atmanın öncelik olduğu, başarı odaklı  bir yolum var. Başarı varsa  diğer bütün öğeler  mutlaka  ardından gelir. Sadece bursa değil İstanbul’da da işler yapıyoruz ve başarı hikayemiz burada da konuşulması bizim için önemli…” ifadelerini kullandı.

Sosyal aktivitelerde de yer alıyor....

İş dışında sosyal hayatta da çok aktif olan sinem Uğurgün; "HASVAK Bursa Şubesi'nin hem üyesiyim hem de halkla ilişkiler  komitesi başkanıyım. Ayrıca Sinem Uğurgün PR İletişim ve etkinlik Hizmetleri olarak halkla ilişkiler Derneği Yönetim  kurulu üyesiyim Karagöz LIONS Kulübü geçmiş dönem  başkanı  ve yönetim çevresinde komite üyesiyim.  Ayrıca Bursa  Filarmoni Derneği üyesiyim. Birey olarak sivil toplum örgütlerinde yer almanın, topluma hangi noktadan olursa olsun bir nebze katkı sağlamanın önemli olduğunu düşünüyorum. Kadının gücü çalışmaları her zaman benim için önemlidir sosyal aktivitelerde elimden geldiğince yer almak istiyorum."

Bundan sonra…

Son olarak Sinem "Önümüzdeki yıllarda yakaladığımız bu başarı ivmesini daha da yukarı çıkarabilmek ve yaptığım işlerde  hep bir adım ötesine  geçebilmek başlıca hedefim. Sinem Uğurgün markasını  miras  bırakabilmek ise yüzümü gülümseten  hayalim…"  diye konuştu.

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500