Advert
Advert

Tarihin en soğuk olayı: Sarıkamış Harekâtı

Vatanın bir karış toprağını düşmana vermemek uğruna ‘eksi 35/40’ derece soğukta donarak şehadet şerbetini içenlerin hikayesidir bu…

Tarihin en soğuk olayı: Sarıkamış Harekâtı

 

Ali Eşref UZUNDERE  

Ne zaman kar yağsa, sizleri bilmem ama ben Sarıkamış’ı hatırlıyorum. Birinci Dünya Savaşı'nın en acı ve tarihin en soğuk olaylarından olan Sarıkamış Harekâtı’nın 102. yıldönümünü yaşıyoruz.

Siz Sarıkamış’ı bilir misiniz?

Doğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan ve deniz seviyesinden 2 bin 634 metre yüksekliğindeki Kars’a 55 kilometre uzaklıktadır. Bin 732 kilometrekare yüzölçümünün 30 bin hektarı sarıçam ormanlarıyla kaplı olan Sarıkamış, has bir iklime sahiptir. Kış aylarında sıcaklık sıfırın altında eksi 35-40 dereceye kadar düşmektedir.

Anadolu’muzun doğusunda çam ormanları içinde yerleşen bu şirin ilçemizin yakın tarihi geçmişine baktığımızda, bu şirinliğin içinde öyle bir açı besliyor ki, kelimelere dökülüp anlatılamaz.

Halk arasında 93 Harbi diye bilinen 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı sonrası 3 Mart 1878'de imzalanan Ayastefanos/Yeşilköy Antlaşması'nın 19. maddesi; 13 Temmuz 1878'de imzalanan Berlin Antlaşması'nın 58. maddesine göre Kars, Ardahan ve Batum sancakları Rusya'ya savaş tazminatı olarak verilmişti.

Antlaşmaya göre, Osmanlı Devleti Çarlık Rusya, 1.410.000.000 Ruble savaş tazminatı ödeyecektir. Rusya bu paranın 1.000.000.000 Ruble’sini almaktan vazgeçmek karşılığında; Ardahan, Kars, Batum, Beyazıt başta olmak üzere Asya'da ve Avrupa'da bazı yerlerin kendisine bırakılmasını istemiş ve Osmanlı Devleti bunu kabul etmiştir.

Bursa şehitlerini nasıl unutur!

Kendilerini Evlad-ı Fatih Han’ın torunları olarak addeden siyasilerimizin “Bir tek çakıl taşı” diye başlayıp attıkları nutukları hatırlayınca gülüyorum.

Bildiğiniz gibi, Genelkurmay arşiv belgelerinden yapılan tespitlere göre, Bursa, Sarıkamış’ta 285 şehit vermiştir. Geçtiğimiz yıllarda Sarıkamış Derneği başta olmak üzere Kars-Ardahan-Iğdır Dernekleri Federasyonu’nca düzenlenen etkinliklerle anılan Sarıkamış şehitlerimiz, son iki yıldan beri anılmamaktadır. Sarıkamış’ta 285 şehidi bulunan Bursa’da şehitlerimizin anılmamasını yadırgayarak bu duruma bir anlam veremediğimi belirtmek istiyorum.

”Saadet, şan ve şeref ileride; alçaklık, sefalet ve ölüm geridedir”

 

22 Aralık 1914 tarihinde başlayan Sarıkamış Harekâtı toplamda 18 gün sürdü. 60 bin kahraman Osmanlı askerinin donarak ve hastalanarak hayatını kaybettiği harekâtın üzerinden 102 yıl geçti.

Harekâtın ilk 2 gününde Osmanlı askerleri Rus birliklerine karşı kahramanca mücadele etti. Enver Paşa'nın emriyle başlayan harekâtın amacı ise Rusları kuşatmak ve Kars, Ardahan, Artvin gibi Doğu illerini geri almaktı.

Osmanlı Devleti'nin, doğuyu korumakla görevli 3. Ordusu, 7-17 Kasım tarihleri arasında Köprüköy ve Azap muharebelerinde yaptığı cephe saldırılarıyla Rusları bir miktar geri püskürterek küçük bir başarı kazandı. Kafkas Cephesi'ndeki bu kısmi başarı, İstanbul'da olumlu karşılansa da yeterli görülmedi. Rusları kesin yenilgiye uğratacak planlar yapıldı.

Başkomutan Vekili Enver Paşa, geniş bir kuşatma harekâtı ile Rus birliklerini imhaya kararlıdır. Bu amaçla 14 Aralık 1914’te İstanbul’dan Köprüköy’e gelen Enver Paşa, taarruzun bahara bırakılmasını öneren 3’üncü Ordu Komutanı Hasan İzzet Paşa’yı görevinden alarak 3’üncü Ordu Komutanlığını kendi üzerine alır.

Sarıkamış Çevirme Harekâtı, 3’üncü Ordu; 9, 10, 11’inci Kolordular ve 2’nci Süvari Tümeni icra edecektir.

Cephedeki Rus mevcudu 100 bin, 3’üncü Ordunun mevcudu ise 120 bindir. Türk ordusu sayıca fazla olmasına rağmen Ruslar, ağır silah, topçu ve donatım bakımından kesin bir üstünlüğe sahiptiler.

Enver Paşa, 22 Aralık'ta başlayacak kuşatma harekâtı için 19 Aralık’ta başlayacak taarruz emrini şu sözlerle bitirmiştir:

”Saadet, şan ve şeref ileride; alçaklık, sefalet ve ölüm geridedir.”

Donan hayatlar

İlk iki günü başarıyla geçen taarruz sonrasında olumsuz hava koşulları harekâtın seyrini değiştirir. Kış, 3-4 Ocak 1915 gecesi daha da şiddetlenir. Fırtına ile yağan kar, yolları tıkayıp, çadırları yıkar. Arkasından yöre halkının “zemheri soğukları” dedikleri dondurucu soğuklar bastırır. 90/60 bin Mehmetçik, donma, dizanteri ve tifo gibi hastalıklardan dolayı hayatını kaybeder.

10 Ocak 1915’te 3’üncü Ordu komutanlığını Tuğgeneral Hafız Hakkı Paşa’ya devreden Enver Paşa, İstanbul’a dönmüştür. Enver Paşa uzun bir süre Sarıkamış hakkında herhangi bir haber, bildiri veya yayın yapılmasını engellemiştir.

Bu harekâtta 32 bin askerini kaybeden Ruslar; Türklerden 200 subay, 7000 eri esir, 20 makineli tüfekle 30 topu ganimet olarak almışlardır. Bu muharebeler sonucunda Doğu Anadolu, Rusların işgaline maruz kalmıştır.

22 Aralık 1914'te başlayan harekâttaki amaç Rusları kuşatmaktı ama 9 Ocak'a kadar 18 gün süren bu savaşta Osmanlı ordusu 60 bin askerini soğuktan ya da hastalıktan kaybetti.

Ancak yıllardır gerek filmlerde olsun gerek romanlarda yahut tarih kitaplarında hep Sarıkamış'ta 90 bin şehit verdiğimiz anlatıldı. Bu 90 bin şehit muamması, yıllardır birçok açıdan tartışılır. Rusların propaganda amaçlı sayıyı yüksek gösterdiğini ve içeride de Enver Paşa'yı itibarsızlaştırmak isteyenlerin bu propagandayı hemen kabul ettiğini anlatıyor.

Son yıllarda bu konuyla alakalı çalışmalar yapan Mehmed Niyazi ise Genelkurmay Arşivlerine göre şehit sayısının 23 bin olduğunu belirtmektedir.

Sarıkamış
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500