Advert

Son kızılderililer

Bursa’da 200 bini geçmeyen nüfusun oluşturduğu insanların 1960’larda kurduğu dostluklar o dönem beş para etmeyen gavur paralarının hükmünün geçmediği ilişkilerdir. İşte o ilişkilerin kahramanı Bursa’yı katleden beyaz adamlar ile savaşan son Kızılderililer Güzelyalı7da 'kuru' masasında buluştu.

Son kızılderililer

O dönem herkesin birbirini tanıdığı, sözlerin senet yerine geçtiği, dostlukların satılmadığı, Bursaspor’un henüz doğmadığı, Bursa Atatürk Stadının amatör maçlarda tıksa basa dolduğu günlerdir. Mahalle maçları Veysel Karani’de Çırpan’ da,   Çekirge’de ve Hürriyet’ te büyük bir hırs ve kalite içinde oynanırdı.

Kavgalar bile delikanlı gibi haberli ve mahalleler arasında yapılır ardından mahallelerin büyükleri tarafından barış sağlanırdı.

Bizler o neslin son temsilcileriyiz.

Gavur parası hayatımıza girdikten ve değerli olduktan sonra yaşama ve ayakta durma kavgası içerisinde ilişkilerin tozlandığı bir gerçektir.

Bunun üzerine Bursa’ya sağdan soldan doğudan batıdan göç yağmuru başlayıp çayırlar asfalt, ağaçlar beton kolon kiriş olunca doğrusu kendimizin zenginleştiğini sandık ama bereketimiz ve huzurumuz kalmadı.

O dönemin gençleri ve bugünün Bursa’nın gerçek sahipleri bazen kuru pilav günü, bazen döner günü bazen de eski sporcular toplantısı gibi çeşitli etkinlikler yaparak bir araya geliyorlar ve o eski günlerden gelen anılarla demlenen dostluklarını tazeliyorlar.

Fırsat buldukça ben de onlara katılıyor ve hep birlikte anılarımızı tazeliyor, bazen de sorunlar varsa paylaşılıyor ve destek olmaya çalışılıyor.

Bu günü o günlerden ayıran şey aynı zamanda üç adam gibi adamın doğum gününün olmasıydı.

Fahrettin Çakan, Cengiz Sarıkasap ve Recep Akyıldız’ın gibi üç yakın dostumun doğum günü olması nedeniyle toplantıya katılmadan edemezdim.

Günün yemeği olan kuru fasulye, pilav, turşu sponsorumuz Ankara’da cenazesi olduğu için katılamayan ama Fahrettin Çakan’ı telefonla arayıp hepimize hitap eden Mehmet Gülseçen arkadaşımızdı.

Burgaz Kafe’de çoğunluk sağlanınca yemeğe geçtik ve neşe içerisinde kuru – pilava kaşık sallamaya başladık.

Doyduktan sonra üç güzel adam için hazırlanan pastalar podyuma kondu üç manken ile birlikte hep beraber bir anı fotoğrafı sonrasında pastalar kesilerek konuklara dağıtıldı.

Adını unuttuklarım beni bağışlasın ama hemen aklıma geliveren Doğum günü çocukları Fahrettin Çakan, Cengiz Sarıkasap, Recep Akyıldız’ın yanı sıra Celalettin Erdönmez, Sedat Akgün, Alaattin Uludağ, Rahmi Can, Ertan Koç, Kemal Batmaz, İsmet Aydın, Müfit Ateş, Ahmet Yıldırım, Rıdvan Kınay, Kadri Sevinç, Feridun Uyruk, Şeref Yurttaş, Ahmet Aköz, Şerif Polat, Erdinç Sakder ve diğer dostlarla birlikte harika bir gün geçirdik.

Günün tatlısı olan nefis profiterolü sevgili eşinin hazırladığı Nurettin Oruç’a ve eşine teşekkür için ayrı bir paragraf açmadan olmaz.

Birader CORONOVİRÜS kol geziyor uzaktan öpüşelim dediğim Gülen adam Fahrettin Çakan kafana takma bizim grup kor ona bir şey yapamaz kaçar gider diyerek beni öperek uğurladı.

Bir zaman sonra geçmiş zaman olur ki; hayali cihan değer diyeceğimiz fotoğraf ve anılarla veda edip günün hikayesini yazmak için gazeteme doğru yola çıktım.

Bursa’nın yeşil halini beyinlerine tablo gibi kazımış olan ve Bursa’yı katleden beyaz adamlar ile savaşan bu son Kızılderililere selam olsun! 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500