Advert

Şiddete karşı beyaz miting!

Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Güzide Elitez, sağlık alanında yaşanan şiddete karşı 15 Mart’ta Ankara’da yapılacak Büyük Beyaz Miting’e katılım çağrısı yaparak, “Demokratik yollardan direnerek emeğimizin değersizleştirilmesine engel olacak, sağlık çalışanlarına yönelik vahşi şiddeti ve vicdansızca akıtılan kanı durdurmak için meydanlara çıkaracağız” dedi.

Şiddete karşı beyaz miting!

Özlem ATAÇ 
Sağlık alanında yaşanan şiddete karşı ortak mücadele kararı alan sağlık meslek örgütleri, 15 Mart 2020 tarihinde Ankara’da yapılacak ‘Büyük Beyaz Miting’e katılacak. Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Güzide Elitez, düzenlenecek ‘Büyük Beyaz Miting’ konusunda basın açıklaması yaparak tüm sağlık çalışanlarını büyük buluşmaya davet etti. Elitez, “Son 7 yılda sağlık çalışanlarının maruz kaldığı şiddet eylemlerinin sayısı doksan bini aştı. Günde yaklaşık 40 saldırıyla karşı karşıya kalan başta hekimler olmak üzere diş hekimi, eczacı, veteriner hekim, psikolog, biyolog, sağlık memuru, hemşire, ebe, laborant, anestezi teknisyeni, onkoloji teknisyeni, acil tıp teknisyeni, diyetisyen, çevre sağlığı teknisyeni, fizyoterapist, optisyen, aile sağlığı merkezi çalışanlarından oluşan sağlık ordusu olarak artık bu haksız saldırılara dur demekte kararlıyız” dedi. 

“İKTİDAR YAPISI SORUNUN SAHİBİR”
Sağlık hizmeti sunumunda yaşanan sorunların kaynağının sağlık çalışanları değil, uygulanan sağlık politikaları olduğunu belirten Elitez, “Sağlık çalışanlarının her biri, gerçekleşen her saldırıyı kendilerine yapılmış kadar derinden hissetmekte, bir o kadar yararlanmaktadır. Biriken tepkiler, yurttaşlarla sağlık çalışanları arasındaki iletişimi sarsmakta, sağlık sunumunun güvenirliğini temelden etkilemektedir. 2003 yılından itibaren uygulamaya başlanan ‘Sağlıkta Dönüşüm Projesi’, sağlık alanındaki sorunları çözmek bir yana daha da kronik hale getirdi. Sağlık işgücü piyasasını esnekleştiren, performans mantığını yerleştiren, halk sağlığını geri plana atan, sağlık hizmetlerini GSS ve katılım paylarıyla ücretli hale getiren, şehir hastaneleri projeleri ile sağlık kurumlarını özel sektörün kontrolüne bırakan ‘Sağlıkta Dönüşüm’ süreci, hem yurttaşlara hem de sağlık emekçilerine yük olmaya devam ediyor. Nitelikli sağlık hizmeti için çabalamayan, hastaları tüketici ya da müşteri olarak gören, hastaneleri ve diğer sağlık kuruluşlarını da ticari kuruluş gibi gören iktidar yapısı sorunun gerçek sahibidir” diye konuştu. 

“ŞİDDET UYGULAYANA SEMBOLİK CEZA”
Şiddet uygulayanların mahkemelerden sembolik bile denilemeyecek cezalar aldığını söyleyen Elitez, “Siyasi iktidar ise sadece bu tür haberler gündem olmuşsa veya ölümle sonuçlandığı takdirde açıklama yapmakla yetinerek, şiddet ve mağduriyet karşısında caydırıcı adımlar atmaktan kaçındığı gibi, bu yolla sağlık emekçilerini itibarsızlaştırıp emeklerini fiilen değersizleştirmektedir. Sağlık hizmetini alan yurttaşlarla biz sağlık emekçileri, talep ve beklentileri birbirine zıt rakipler değil, iyi bir sağlık hizmeti sunumunun iki eşit tarafıyız. Bu sebepledir ki; nitelikli ve şiddetten uzak bir iklimde sağlık hizmeti sunma talebi bizim olduğu kadar halkımızın da ortak isteği olmalıdır. Sağlıkta şiddet, ekonomik krizden, yoksulluktan, işsizlikten, anayasal hakların askıya alınmasından, sosyo-ekonomik kutuplaşmadan, siyasilerin ötekileştirici söylemlerinden, özet olarak ülkenin içinde bulunduğu sosyal ve sınıfsal iklimden ayrı tutulamaz. İş cinayetleri, kadın cinayetleri ve insan hakları ihlallerini birlikte inceleyecek olursak; tüm bu şiddet eylemlerinin eşzamanlı olarak tırmandığını göreceğiz. Bunun gerçek sebebinin iktidar tarafından göz yumulan ve kabartılan şiddet iklimi olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır” şeklinde konuştu. 

ARTIK YETER!
“Biz sağlık çalışanları; sağlıkta şiddete ve buna yol açan sağlık politikalarına ‘Artık yeter’ diyoruz” diye konuşan Elitez, şöyle devam etti: “Vereceğimiz mücadeleyle emeğimize ve mesleğimize sahip çıkıp, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet iklimini sonlandırmakta kararlıyız. Görevimiz olan sağlık hizmeti sunumumu şiddetsiz ve barışçıl bir ortamda, aldığımız bilimsel eğitimin gereklerini yerine getirerek, halkımızın ihtiyaç duyacağı nitelik ve gereklilikte sunmaya kararlıyız. Bu görevi siz değerli basın kuruluşlarının desteğini de arkamıza alarak mutlaka başaracağız. Aldığımız eğitimin, bize yüklenen toplumsal ve kamusal sorumluluğun gereğini yerine getirecek; iktidarın çözüm için çaba göstermekten kaçındığı şiddet ortamının ortadan kaldırılması için gerekli büyük çabayı göstereceğiz. Demokratik yollardan direnerek emeğimizin değersizleştirmesine engel olacak; sağlık çalışanlarına yönelik vahşi şiddeti ve vicdansızca akıtılan kanı durdurmak için meydanlara çıkaracağız. Üyemiz olan ve olmayan bütün sağlık çalışanlarıyla, emeklilerimizle, göreve başlatılmayıp atama bekleyen genç meslektaşlarımızla ve geleceğimizi oluşturmaya hazırlanan her branştan tıp, hemşirelik, diş hekimliği, eczacılık, veteriner hekimlik, psikoloji, sosyal hizmetler ve sağlık bilimleri öğrencisi binlerce kardeşimizle birlikte tüm halkımızı 15 Mart Pazar günü Ankara’da ‘Beyaz Miting’de buluşarak sağlık ortamının şiddetten arındırılması ve iktidarın yanlış sağlık politikasıyla sağlık çalışanları başta olmak üzere halkımızın giderek bozulmakta olan sağlığının daha da bozulmasına engel olmak için on binlerce sağlıkçı, hep bir ağızdan haykıracağız.”

5 ÖNCELİKLİ TALEP
Sağlık ortamına dair öncelikli 5 talepte bulanacaklarını belirten Elitez, talepleri şöyle sıraladı: “TTB’nin hazırladığı sağlık emek ve meslek örgütlerinin desteklediği sağlıkta şiddet yasa tasarısı meclis tarafından hemen yasalaştırılsın. Sağlık hizmeti sunarken karşılaşılan şiddet olayları sonucu ortaya çıkan yaralanmalar iş yeri kazası ve meslek hastalığı kapsamına alınsın. Muayene randevuları hastalığın tanısı ve tedavisine yeterli süre ayrılacak şekilde düzenlensin. Acil servislerde sadece acil hastalara hizmet verilsin. Birinci basamak sağlık hizmetleri güçlendirilerek sevk zinciri uygulamasına geçilsin."

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500