Advert

SANAYİYE DE SAHİP ÇIKMALIYIZ TARIMA DA

“Bursa’ya sanayi yeter” diyenleri eleştiren BTSO Meclis Başkanı Remzi Topuk, “Şehrin bütün zenginliklerinden faydalanmalıyız” dedi ve ekledi: “Bursa hem tarım hem sanayi hem turizm kentidir. Biz isteriz ki bütün alanlarda iş hayatına yönelik fırsatlar olsun.”

SANAYİYE DE SAHİP ÇIKMALIYIZ TARIMA DA

 

Ali Eşref UZUNDERE

Türkiye gündemi ile ilgili yorumlarını, 2016’da yaşananlar ve 2017’den beklentilerini gazetemizin dünkü sayfalarında paylaştığımız Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Meclis Başkanı Remzi Topuk ile söyleşimizin bugünkü bölümünü Bursa’ya ayırdık. Bursa’nın sanayisiyle, tarımıyla çok yönlü bir şehir olduğunun altını çizen Topuk, bu zenginliğin değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

BURSA BÜYÜRSE TÜRKİYE BÜYÜR

Bursa’da tekstilin durumu ne?

“Bursa’nın lokomotif. Biz göreve geldiğimiz günden beri söylediğimiz şu: Artık dünyada sadece ülkeler yarışmıyor, şehirler yarışıyor, bölgeler yarışıyor. Paris’e gidiyor iseniz, Fransa’ya gidiyorum demiyorsunuz, Paris’e gidiyorum diyorsunuz. Londra’ya gidiyoruz diyoruz. Monaka’ya gidiyoruz diyoruz. Ülkelerde, şehirlerin marka olması çok önemli bir şeydir. Bursa’nın bu alt yapısı var. İpek Yolu’ndan başladığımızda, Selçuklu’dan, Osmanlı’dan, arkeolojik bulgulara baktığımızda 8500 yıllık bir Bursa tarihi görünüyor. İznik’e baktığımızda 12500 yıl görünüyor. Biz böyle bir coğrafyada, böyle bir şehirde yaşıyoruz. Böyle bir alt yapımız var. Cumhuriyet’ten sonraki döneme de baktığımızda; yine ilkleri yapmış bir şehir. İlk organize sanayi bölgesini yapmış, ilk çamaşır makinesini yapmış, ilk otobüs şasesi yapmış. Yani ilkleri yapan lokomotif bir şehirdir. Bu lokomotif şehri daha güçlü hale getirmek durumundayız. Bunun için de bizim bir sloganımız var; ‘Bursa büyürse Türkiye büyür.’ Buna da yürekten inanıyoruz. Bursa’yı büyütmek için de elimizden gelen tüm çaba ve gayreti gösteriyoruz.”

BURSA ÇOK YÖNLÜ BİR ŞEHİR

Çok yönlü bir şehir olan Bursa, sizce hangi özelliği ile ön plana çıkmalı?

“BTSO, 37 bin üyesi olan, bunun çok ciddi bir bölümü şirket ve ortaklarıyla birlikte düşündüğünüzde 100 bin işadamının temsil edildiği bir kurumdur. Dolayısıyla biz isteriz ki, Bursa sadece sanayi kenti, tarım kenti, turizm kenti olmasın. Biz isteriz ki bütün alanlarda iş hayatına yönelik fırsatlar olsun. Bazen Bursa’da yaşayanlar, sivil toplum örgütleri, bunu bir zenginlik olarak görüp ‘ne mutlu Bursa’da bütün bunlar var’ deyip hepsine sarılıp birlikte götürmenin imkânı varken, ‘yeter artık biz sanayi yapmayalım, tarım alanlarımız elden gidiyor’ diyorlar. Bakıyorsunuz binlerce köy boşalmış, tarım yapan yok. Geriye dönüp 20-25 yıl öncesine baktığımızda Bursa Türkiye’nin kaplıca kentiydi. Kaplıca denince akla Bursa gelirdi. Bugün öyle mi? Şimdi kaplıca denince Afyon, Kütahya, Gönen akla gelir oldu. Biz kaplıcayı niye kaybettik? Biz bu kadar termal yeter, bu kadar sanayi yeter dersek; 30-40 sene öncesinin Türk filmlerini seyrettiğinizde Türkiye’nin zengin fabrikalarına baktığınızda hangi ili görüyorduk biz? Adana’yı görüyorduk. Türkiye’nin 4. kentiydi, bugün 7’ye düştü. Dolayısıyla Bursa bütün zenginliklerini geliştirerek yoluna devam etmelidir.”

SANAYİLEŞEMEMEKTEN ŞİKAYETÇİYDİK

Ülkemizde bir planlama var mı?

“Ben Bursa’da doğmuş büyümüş biri olarak Bursa’nın eski durumunu çok iyi biliyorum. Şu anda bulunduğumuz alana Yalak Çayırı derdik. Boş bir alandı buralar. Yer altı suları yüzeye kendiliğinden çıkardı. Tayakadın Mahallesi’nde oturuyorduk, sınırdı. Buradan aşağısı bahçelikti. Yani Gazcılar Caddesi yoktu. Oraları bahçeydi. Şimdi bu yeşili gören biri olarak, benim bugünü tasvip etmem, çok güzel demem mümkün değil. Ama bazı şeylere farklı bakmak lazım… Ülkenin zenginliği çok önemli… Bazı şeyleri baştan yaparsınız, bazı şeyleri sonra yapmak zorunda kalırsınız. Zenginleştikçe yeşil oranımız tekrar artmaya başladı. Şimdi düşünelim, doğal yeşilliğimiz çoktu ama kamu kurumlarımızın oluşturduğu yeşil alanlarımız yoktu. Reşat Oyal Parkı ile başladı. Şu anda belediyelerimizin yaptığı birçok parkımız var. Şehirleşememekten şikayetçiydik. Biz 40-50 sene önce köylü toplumu olmaktan şikayet ediyorduk. Nüfusumuzun yüzde 80’i kırsal alanlarda yaşıyordu. Bundan kurtulmamız gerekiyor, sanayileşmemiz, şehirleşmemiz gerekiyor diyorduk. Ama öyle hızlı ve kontrolsüz, plansız bir şekilde şehirleştik ki, kamu kurumlarımız bu hıza yetişemedi. Bütçe işi, paran varsa yaparsın yoksa yapamazsın. Bugün gittiğinizde Paris’te de kenar mahalleler görürsün. Kuzey Avrupa ülkeleri hariç dünyanın her yerinde merkezin dışında gecekondu mahalleleri görürsün. Kuzey Avrupa ülkeleri bir de eski komünist rejim ile yönetilen ülkelerde planlı 80-100 metre genişlikte caddeler, planlı sokaklar evler görürsünüz. Onu da devlet el koymuş planlamış yapmıştır.”

ORGANİZE TEKNOLOJİ SANAYİ BÖLGESİ

BTSO olarak Bursa’yı yakından ilgilendiren yeni bir projeniz var mı?

“BTSO, Devlet Planlama Teşkilatı ile beraber Türkiye’nin ilk pilot organize sanayi bölgesini kurmuştur. O gün de sorumluluk duymuşuz. O günkü sorumluluğu bugün tekrar hissetmişiz. Şu anda Bursa’da yeni nesil ilk pilot organize teknoloji sanayi bölgesini kuruyoruz. Bizim hazırladığımız bu teknoloji organize sanayi bölgesi şu anda devlet projesi haline geldi ve model proje oldu. Bir şeyleri yerine doğru koymak lazım. Sizin Bursa’da eleştirdiğiniz şeyleri Bursa’da yaşayan bir insan olarak ben de eleştiriyorum. Yapabileceğimiz şeyler var, yapamayacağımız şeyler var. Biz bu kurumda neleri ne kadar iyileştirebiliriz. Biz görev alanımızda ilgilenmemiz gereken konularla ilgilenip onları ileriye taşımaya çalışıyoruz. Ayrıca sektör konseyimizce burada oluşturmaya çalıştığımız kanaat önderliği kimliğimizle bu gibi soruları da olabildiği kadar üst makamlarda dile getirmeye çalışıyoruz. Bunları belki biz halledemeyiz ama bizim uygulayacağımız projelerle kendi enerjisini kendisi üretecek, caddeler geniş olacak, Türkiye’nin en yeşil organize sanayi bölgesi olacak. Yerleşim birimleri yakınında olacak. Bunun içinde pek çok şey var. Baştan sona ‘helal olsun’ denilecek bir projedir. Bu projeyi kabul ettirene kadar canımız çıktı. Yapılan şeyleri eksikliklerine rağmen takdir etmek lazım. Eksiklikler sonra tamamlanır, giderilir. Keşke yapılacak şeyler en başından düşünülüp taşınarak her şeyi ile planlanıp yapılsa…”

SADECE YÖNETİM PROJE ÜRETMİYOR

BTSO kendi içinde nasıl çalışıyor?

“Özellikle ticaret odalarının yapılanmasında meslek grupları var. Bizde 51 tane meslek gurubu var. Her meslek grubunun içerisinde bazen çok az sayıda olan meslekler olduğu için bu meslek gruplarında bütünlük sağlayamadığımız oluyor. Bunun için 20 tane sektör konseyi oluşturuldu. Sağlık gıda turizm, makine, otomotiv tekstil vb çevreye enerji konseyine varana kadar 20 tane sektör konseyi oluşturuldu. Meslek gruplarımızdan gelen kararlar var, talepler var. Sektör konseylerimiz süreç içerisinde en az iki çalıştay yaptılar. Bu çalıştay sonuçlarına göre, öncelikli ihtiyaçları, gerçekleştirilmesi gereken projeleri belirliyorlar ve bir rapor halinde yönetim kuruluna sunuyorlar. Artık sadece yönetim kurulu proje üretmiyor. Odamızın tümü proje önerebiliyor. Yönetim kurulu da bunları detaylı bir şeklide inceledikten sonra öncelik sırasına göre uygulanması başlıyor. BTSO olarak bizimle ne alakası var, bu iş yerel yönetimlerin işi, devletin işidir demeyip kalkıp Çevre ve Şehircilik Konseyi kurduk.”

BURSA’NIN LOKOMOTİF GÜCÜNÜ ARTIRMALIYIZ

BTSO Meclis Başkanı olarak iş dünyasına ve Bursa kamuoyuna bir mesajınız var mı?

“Bursa iş hayatının temsilcileri olarak ülkenin yaşadığı şartlarla; daha enerjik olmamız, yatırıma yönelik çalışmaların devam etmesi gerekliliğine inanıyoruz. Türkiye’nin bağımsızlığının ekonomik gücü ile bağlantılı olduğunun bilincindeyiz. Bursa’nın ekonomik gücünü, lokomotif gücünü artırmak zorundayız. Türkiye’nin ihracat ortalaması kilogram  fiyatı 1,5 dolar, Bursa’nın 4 dolar. Bursa bunu 8 dolara çıkarmak zorunda. Biz bunu hedefliyoruz. Tüm iş hayatı ile birlikte, birlik beraberlik duygularını pekiştirerek ülkemize hizmet etmeye kararlıyız.”

 

BTSO REMZİ TOPUK
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500

porno porn porno sikis sikis porno