Advert

Peygamberimizin tarifiyle hayırlı müslüman

Muhterem Müslümanlar! ayet-i kerimede Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Allah’a karşı hakkıyla takva sahibi olun ve ancak Müslüman olarak can verin.”1 Bir hadis-i şerifte ise Resûl-i Ekrem (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Müslüman, elinden ve dilinden Müslümanların zarar görmediği kimsedir.”2

Peygamberimizin tarifiyle hayırlı müslüman

Aziz Müminler! Müslümanın en kıymetli hazinesi imanıdır. İman, bizi dünyada huzura, âhirette kurtuluşa kavuşturacak en büyük nimettir. Peygamber Efendimiz (s.a.s) bu nimete sahip olanları şöyle müjdelemektedir: “Kim gönülden tasdik ederek Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resûlü olduğuna şehâdet ederse Allah ona cehennemi haram kılar.”3 İman eşsiz bir cevher, benzersiz bir imkândır. İman dertlere derman, günahlara kalkandır. Mümini her durumda kötülükten koruyan ve iyiliğe yönlendiren bir güçtür. İmanın kıymetini bilen insan, imanında sebat etmeli, imanına yaraşır bir hayat sürmeye özen göstermelidir. İşte o zaman Rabbine daha çok yaklaşacak, boş arzuların ve geçici heveslerin esiri olmaktan kurtulacaktır. 
Değerli Müslümanlar!
Yüreğimizdeki imanı perçinlemenin yolu, ibadetlerimizi aksatmamaktan geçer. Çünkü iman ibadetle beslenir. İbadet kulluğun özü, insanın yaratılış gayesidir. İnsanın, aracısız ve vasıtasız bir şekilde hâlini Rabbine arz etmesidir. Allah Resûlü (s.a.s) bu hususta mümine şöyle nasihat etmektedir: “Allah’a şirk koşmadan ibadet etmeye devam et, farz namazı kıl, farz olan zekâtı ver, Ramazan orucunu tut. İnsanların sana nasıl davranmasını istiyorsan sen de onlara öyle davran.”4 O halde tevhide bağlılığın, Allah’a imanın gereği, öncelikle namaz, oruç, zekât ve hac gibi farz ibadetleri yerine getirmektir. Nafilelerle Rabbinin rızasını kazanmak için gayret etmek de Müslümanın meziyetidir. 
Kıymetli Müminler!
İmanı ve ibadeti kemale erdiren ise ancak güzel ahlaktır. Allah Resûlü (s.a.s) bir hadislerinde “Müminlerin iman bakımından en olgunu, ahlak bakımından en güzel olanıdır.”5 buyurmaktadır. Ahlakî erdemleri benimsemek ve kötü huylardan uzak durmak mümin için vazgeçilmez bir sorumluluktur. 
Mümin, “güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderilen”6 Peygamberimizi hayatının her alanında örnek alır. Küçüklerine merhamet, büyüklerine hürmet gösterir. Çevresine güven verir; emanete riayet eder. Doğru sözlüdür; yalana bulaşmaz. Cömerttir; cimrilik etmez. Anne babasına, eşine, çocuklarına, canlı cansız bütün mahlûkata şefkatle davranır; şiddete asla başvurmaz. Müslüman, bir iyilik yaptığında sevinen, bir kötülük yaptığında ise üzülen insandır.8 Müslüman, insanları karalamaz, lanet etmez, kaba ve kötü söz söylemez, hayâsızlık yapmaz.9 Kötülüklerin anası olan içkiden, ömrünü zayi eden kumardan, Allah’ın gazabını gerektiren zinadan uzak durur.10 Müslüman şirkten kaçınır, cana kıymaz, faiz yemez, yetim malına el uzatmaz. Müslüman, kardeşine iftira etmez, laf taşımaz, fitne ve fesada ortak olmaz.11
Aziz Müminler!
Allah Resûlü (s.a.s) bir hadislerinde şöyle buyuruyor: “Sizin en hayırlınız, kendisinden hayır beklenilen ve kötülüğünden emin olunandır; en şerliniz ise kendisinden hayır beklenmeyen ve kötülüğünden de emin olunmayandır.”12 O halde Peygamber Efendimizin bize öğrettiği gibi hayırlı bir Müslüman olmak için çaba gösterelim. Kalplerimizi imanla nurlandıralım. İbadetlerle besleyelim. Salih amel ve güzel ahlakla cilalayalım. Hayatımızın her safhasında hayrın anahtarı, şerrin kilidi olalım.
Muhterem Müslümanlar!
Cümlemizin sonunda bir hususu sizlerle paylaşmak istiyorum. Diyanet İşleri Başkanlığımız ve Türkiye Diyanet Vakfımız öncülüğünde, fedakâr milletimizin desteğiyle ülkemizin her köşesine ve Dünya’nın dört bir yanına hizmet götürülmektedir. Öğrencilerimize sağlıklı barınma ortamı hazırlanmakta, burs, eğitim ve kültür desteği verilmekte, yetim ve yoksul kardeşlerimize ücretsiz eğitim sunulmaktadır. Ramazan ayının bu eşsiz ikliminde sizler de zekât, fıtır sadakası ve bağışlarınızla binlerce gencimize umut ışığı olabilir, onların ihtiyaçlarını karşılayabilirsiniz. 
1 Âl-i İmrân, 3/102. 2 Müslim, Îmân, 65; Buhârî, Îmân, 4. 3 Buhârî, İlim, 49. v4 İbn Hanbel, VI, 384. 5 Ebû Dâvûd, Sünnet, 15. 6 İbn Hanbel, II, 381. 7 Müslim, Îmân, 93. 8 İbn Hanbel, IV, 399. 9 Tirmizî, Birr, 48. 10 İbn Mâce, Eşribe, 1; Ebû Dâvûd, Eşribe, 5; Buhârî, Küsûf, 2. 11 Buhârî, Vesâyâ, 23; Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr, XII, 340. 12 Tirmizî, Fiten, 76; İbn Hanbel, II, 368.


KIRKAMBAR
Denizyıldızının öyküsü

Bir adam okyanus sahilinde yürüyüş yaparken,denize telaşla bir şeyler atan birine rastlar.
Biraz daha yaklaşınca bu kişinin, sahile vurmuş denizyıldızlarını denize attığını fark eder ve 
"Niçin bu denizyıldızlarını denize atıyorsun?" diye sorar.Topladıklarını hızla denize atmaya devam eden kişi, "yaşamaları için" yanıtını verince, adama şaşkınlıkla:
"iyi ama burada binlerce denizyıldızı var.Hepsini atmanıza imkân yok. Sizin bunları denize atmanız neyi değiştirecek ki ?" der.  Yerden bir denizyıldızı daha alıp denize atan kişi, 
"Bak onun için çok şey değişti," karşılığını verir.
NE OKUYALIM

Ağıtlar evinde uyumak
Abdulbaki İşcan tarafından kaleme alınan ve Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları arasında yer alan bu güzel eser 92 sayfadan oluşmaktadır. Akıcı üslubu ve sürükleyici metinleri okurla buluşmayı bekliyor. İlk ve son, rüzgara fısıldamak, ağıtlar evinde uyumak, dağ başında hasret; sokak arkasında ölüm, biz neyi kaybettik?,baharsız şehir, şu taşların dili olsa, o an, dokun yüreğime, umuda yürümek, kum tanecikleri, duayı anlamak, rüzgarla gelen, acıyı pay eylemek, iri gözlü esmer çocuk ve arşa asılı kandillere çevirmek başlıklarından oluşan bu güzel kitabı okumayı sizlere tavsiye ediyoruz.


İLMİHAL
Ölünün ardından yedinci, kırkıncı ve elli ikinci gecesi gibi uygulamaların dinî hükmü nedir?

Ölen bir Müslümanın usûlüne göre yıkanıp kefenlenmesi ve cenaze namazının kılınarak defnedilmesi farzdır. Bunun dışında yapılması gereken yedinci, kırkıncı ve elli ikinci gün veya bunların duası gibi zaman ve şekle bağlanmış bir görev yoktur. Bunların hiç bir dinî dayanağı da bulunmamaktadır. Bu itibarla söz konusugünlerde ölüye yönelik merasimler düzenlenmesi bid’attir. Ancak, sevabı ölen kimsenin ruhuna bağışlanmak üzere hayır-hasenât yapılabileceği gibi çeşitli vesilelerle dua da edilebilir.

Bursa için iftar vakti
20:21


Bir Ayet
Sen Allah ile beraber başka bir ilaha ibadet etme. Ondan başka hiçbir ilah yoktur. Onun zatından başka her şey yok olacaktır. Hüküm yalnızca O'nundur ve kesinlikle O'na döndürüleceksiniz. ﴾Kasas, 28/88﴿


Bir Hadis
“Ümmetimde câhiliye âdetlerinden kalma dört şey vardır ki bunları (kolaylıkla) terk edemezler. Bunlar; asaleti ile öğünme, nesepleri kötüleme, yıldızlarla yağmur isteme ve bağıra çağıra ölülere yas tutmadır.” (Müslim, Cenâiz, 29)


Bir Dua
“Allah’ım! Kulağımın kötülüğünden, gözümün kötülüğünden, dilimin kötülüğünden, kalbimin kötülüğünden, tenimin kötülüğünden sana sığınırım.” (Nesâî, İstiâze, 4)

Bir Öneri
Kur’an’dan bir sûrenin mealini, bir aşk mektubu heyecanıyla, okuyabilirsin!


YUNUS MEKTEBİ
Allah evi ziyarettir

Allah evi ziyarettir ben anda varmak isterim
Muhammed’in güzel nurun gözümle görmek isterim

Hacılar deve katarlar, kum denizine yatarlar
Taşı şeytana atarlar, ben anı urmak isterim.

Acep Allah’ın işine, yazmış kubbenin başına
Hacerü’l-esved taşına yüzümü sürmek isterim.

Yunus eydür sözün haktır, hiç ırızkım, malım yoktur
Çoktur günahım pek çoktur, boynumdan ırmak isterim

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500