Advert

OSB’ler Allah’a emanet

Organize sanayi bölgeleri yetkililerini olası Marmara ve Bursa depremi korusunda uyaran Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Engin Er, OSB’lerde zemin etütlerinin kurallara uygun şekilde yapılmadığını öne sürerek, “Bölgemizde yaşanacak bir deprem sadece ilimizi değil, ülke ekonomisini de çok ciddi şekilde etkiler. Vurdumduymazlığı bırakıp acil şekilde tedbir alınmalı” dedi.

OSB’ler Allah’a emanet

Özlem ATAÇ 
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Engin Er, Bursa Organize Sanayi Bölgeleri ile ilgili, olası Bursa ve Marmara depremlerine karşı uyarılarda bulundu. Türkiye’nin önemli sanayi bölgelerinin Bursa’da bulunduğunu belirten Er, “Sanayi yapılarını doğal afetler yönünden değerlendirildiğimizde ne kadar hazırlıksız olduğumuzu görmekteyiz. Bunun nedeni olarak yapılan çalışmaların yerinde denetimi ve uygulama kontrollerinin yapılmadığını söyleyebiliriz. 17 adet organize sanayi bölgesi bulunan ilimizde, beklenen Marmara depremi ve beklenen Bursa depremi düşünüldüğünde, sadece eski yapıların değil, yeni yapılan sanayi yapılarının dahi yeterince güvenli olmadığını söyleyebiliriz. Binalar yapılmadan önce yapılması zorunlu olan zemin etütlerinin çıkan son yönetmeliğe ve formata uygun olmadığını görebiliriz. Gerek sondaj sayıları, gerekse de sondaj sırasında yapılması gereken deneyler maalesef yeterli değildir. Tamamen kontrolden uzak ve denetlenmemiş çalışmalardır. Konutların denetimi için birçok belediye ya yerinde denetim yapmakta ya da kamera kontrolü istemekte iken OSB’lerde ise sondajları yerinde denetleyecek jeoloji mühendisi bulunmamaktadır. Yapı denetim firmalarında da sondaj ve arazi çalışmalarını yerinde denetleyecek yapılaşma yoktur” diye konuştu. 

YERİNDE DENETİM ESAS ALINMALI
01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği sonrasında “Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatı”nın 09.03.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlandığını belirten Er, “Söz konusu format gerek depremler, gerekse şev yenilmeleri vb. diğer sebeplerle zeminden kaynaklanan hasarların önlenmesi amacıyla yerinde denetimi esas alacak şekilde düzenlenmiş olup, sondajlar, arazide yerinde deneyler (spt, presiyometre, CPT, plaka yükleme gibi) ile zemin numuneleri ile yer altı suyu gözlem ve numunelerinin 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 28. maddesi gereğince kontrol mühendisleri tarafından alınmasını ve kontrol tutanaklarının imzalanmasını zorunlu görmektedir. Ancak ruhsat veren belediyeler, valilikler, organize sanayi bölge müdürlükleri başta olmak üzere çok sayıda kurum ve kuruluş formatta belirtilen kontrol mühendisliğinin kimler tarafından sağlanacağı konusunda odamıza sıkça sorular sormaktadırlar. Yine odamız tarafından yapı ruhsat ekinde sunulan etüt ve projeler üzerinde yapılan incelemelerde, birçok etüt raporunun 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 28. maddesinin 2’nci paragrafında belirtilen esaslar, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkındaki Kanunun 2’nci maddesinin (a) bendi ile açık yargı kararlarına aykırı işlemlerin tesis edildiği, sondajlar, araştırma çukurları, arazide yerinde deneyler ile yer altı suyuna ilişkin çalışmaların teslim tutanaklarının yapı denetimde görevli jeoloji mühendisi veya fenni mesul jeoloji mühendisi imzası olmadan kabul edildiği tespit edilmiştir” dedi. 

ZEMİN ARAŞTIRMALARI ZORUNLU
Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 57’nci maddesinin 12. ve 13. fıkraları ile 64’üncü maddesinin 1. fıkrası odanın açtığı dava sonucunda Danıştay 6. Dairesi’nin Esas No: 2017/4837 ve Karar No: 2019/6454 sayılı kararı ile 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 22. ve 28. maddelerine aykırı görülerek iptal edildiğini belirten Engin Er, “İptal gerekçesinde ‘1999 Marmara depreminde meydana gelen can kayıpları ve yıkılmanın temel nedenlerinden birinin zemin ve temel araştırmalarının yeterince yapılmaması ve kontrol edilmemesinden kaynaklandığı’ belirtilerek zemin araştırmalarının denetlenmesinin zorunlu olduğu ifade edilmiştir. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin iptal edilen maddeleri ve Danıştay karar gerekçeleri dikkate alınarak ‘57. maddenin (12) 29/6/2001 tarihli ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanuna tabi yapılarda, kuruluşun ilgili denetçi mimar ve mühendislerince yapı ruhsatına esas olan zemin ve temel etütleri ile projelerin incelenerek uygun görüş vermiş olması zorunludur’ şeklinde değerlendirilerek; yapı denetim firmalarının sadece projeleri inceleyerek uygunluk görüşü vermeleri yeterli görülmeyerek, bundan sonra zemin ve temel etütlerinin yerinde denetimi esas alacak şekilde denetleyerek raporlara uygunluk görüşü vermeleri gerekmektedir” şeklinde konuştu. 

TELAFİSİ OLMAYAN SONUÇLAR ÇIKABİLİR
Bu konuda fenni mesuliyetin yapı denetim kuruluşlarında çalışan jeoloji mühendislerince sağlanması ve ilgili tutanakların da bu kişiler tarafından denetlenip imzalanması gerektiğini vurgulayan Er, “Bu çerçeveden bakıldığında bölgemizde yaşanacak bir depremin sadece ilimizi değil ülke ekonomisini de çok ciddi şekilde etkileyeceği düşünülerek OSB’lerdeki zemin etütlerinin düzgün bir şekilde denetlenmesi gerekmektedir. Vurdumduymaz tavırla ve ben yaptım oldu mantığıyla yapılan zemin etütlerinin denetlenmemesi, belki deprem olmadan kısa günün kârı gibi gözükse de, uzun vadede zararları ülke ekonomimiz açısından telafisi olmayan sonuçlara neden olacaktır.   Buradan organize sanayi bölgesi yetkililerini uyarıyoruz. Bu vurdumduymazlığınızı bırakıp acil şekilde tedbir alınız, sorumluluğunuzun ağır olduğunu unutmayınız” ifadelerini kullandı. 
                                                                     

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500