SAĞLIK
Giriş Tarihi : 22-06-2020 11:05   Güncelleme : 22-06-2020 11:05

Omuzlarınıza iyi bakın

Yrd. Doç. Dr. Deniz Aydın, ciddi eklem ağrılarının nedeni olan ve halk arasında kireçlenme olarak bilinen hastalığın başta diz olmak üzere birçok büyük eklemi etkileyebildiğini söyledi.

Omuzlarınıza iyi bakın

Dr. Deniz Aydın, kireçlenmenin, eklem kıkırdağının yıkılması, kıkırdak altındaki kemikte sertleşme, kist oluşması, eklem çevresinde yeni kemik oluşumlarının ve eklemin çevresindeki yumuşak dokularda ödem gelişmesi ile ortaya çıkan bir hastalık olduğun ifade etti. Kireçlenme ile ilgili şikâyetlere de değinen Deniz Aydın, tutulan ekleme göre değişik klinik sorunlar oluşabilse de başlıca şikâyetlerin eklem hareketlerinde kısıtlanma, hareketlerle artan ağrı, eklemde şekil bozukluğu gelişmesi ve tekrarlayan şişlikler olarak karşımıza çıktığını söyledi.

KİREÇLENME NEDENLERİ

Omuzda kireçlenme nedenleri hakkında da açıklamalarda bulunan Aydın, altta yatan bir neden olmaksızın omuz ekleminde şikayet oluşturacak kireçlenmenin nadir görülebileceğini söyleyerek kireçlenme nedenlerine yönelik şunları söyledi; “Vücutta pek çok eklemin tutulabildiği iltihaplı eklem romatizması eller, ayaklar, kollar ve bacaklarda bulunan eklemlerin içerisini döşeyen sinovyal zarların iltihaplanmasına ve eklem kıkırdağının zarar görmesine neden olur. Kırık ve çıkıklar sonrası oluşan kıkırdak hasarının ilerlemesiyle ortaya çıkmaktadır. Kaslardaki büyük bir yırtık da eklem uyumunun bozulmasına neden olur. Eklemin merkezi şekilde hareket etmemesi, uzun sürede eklem yüzeyinde aşınmaya ve kireçlenmeye neden olabilmektedir. Ayrıca kan desteğini sağlayan damarlardaki sorunlar nedeniyle beslenemez duruma gelen kemik hücrelerinin ölümüyle, eklem yüzeyinde oluşan çökmeler sonucu yine kireçlenme gelişmeye başlar. Bu tür kireçlenme steroid kullanımı, alkol tüketimi, orak hücreli anemi hastalığı ve travmatik yaralanmalar nedeniyle oluşabilir.”

KORUYUCU YÖNTEMLER İLK PLANDA OLMALI

Omuz kireçlenmelerinin tedavisinde koruyucu yöntemlerin ilk planda uygulandığını söyleyen Aydın, istirahat, aktivite değişikliği, soğuk uygulama, sıcak buhar uygulaması, ağrı kesici ödem giderici ilaç kullanımı, eklem içi iğne uygulaması ve fizik tedavinin koruyucu yöntemleri oluşturduğunu belirtti. İstirahatte omuz eklemi kullanımının en aza indirilmesi yoluyla eklem çevresindeki ödemin azaltılmasının amaçlandığını söyleyen Aydın, bu amaçla omuz ve kol askısının kullanılabileceğini belirtti. Aktivite değişikliği ile kolun ağrı oluşturan yönlerde kullanılmasının engellendiğini söyleyen Aydın, sık kullanılan eşyaların alçak yerlere yerleştirilmesi ile kolun yukarı kaldırılmasının azaltıldığını belirterek şöyle devam etti: “Baş üstü hareket gerektiren işlerden kaçınılması önemlidir. Ağrı kesici ödem giderici ilaçlar, eklem çevresindeki ödemin azaltılmasında ve hissedilen ağrının hafifletilmesinde etkilidir. Fakat bu ilaçların gastrit, mide kanaması ve böbrek sorunları gibi yan etkileri olabileceği de unutulmamalıdır. Bu ilaçların yan etkilerini en aza indirmek için tok karnına ve bol suyla alınması ayrıca ilaç kullanım süresinin kısa tutulması önemlidir. Soğuk uygulama da benzer şekilde ödemin azaltılmasında ve ağrının hafifletilmesinde faydalıdır. Soğuk uygulama günde 4-5 kez uygulanabilir. Bu işlem 10-15 dakika boyunca ağrılı eklem üzerine soğuk jel paketleri uygulanarak yapılır. Soğuk jel ile cilt arasında havlu ya da pamuklu bezler gibi koruyucular yerleştirilmelidir. Aksi takdirde cilt yanıklarına sebep olabilir. Soğuk uygulamanın geniş bir yüzeye yapılması etkisini arttırır.” (İHA)