BURSA
Giriş Tarihi : 10-02-2020 01:05   Güncelleme : 10-02-2020 01:05

MMO'da Genel Kurul vakti

Bursa Akademik Odalar Birliği (BAOB) Yerleşkesi Oditoryumu’nda başlayan Genel Kurul’da saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından yapılan oylamada Divan Başkanlığı’na İbrahim Mart getirildi.

MMO'da Genel Kurul vakti

İzzet GÜNAY

Genel Kurul’un açılışında konuşan TMMOB MMO Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Fikri Düşünceli, “TMMOB’a bağlı 24 Meslek Odasından biri olan MMO, bugün ülke genelinde yaygın örgütlü yapısı, 110 bini aşan üye sayısı ve 20 bini aşan Üniversitelerde örgütlü Öğrenci üye sayısı ve yaptığı yüzlerce etkinlikle, Ülkemizin en etkin meslek örgütlerinden biridir” dedi. “Bursa Şubemiz ise, 1987 yılında İl Temsilciliği olduğundan bu yana sürdürdüğü çalışmalarla bugün, bağlı 3 İl Temsilciliği (Balıkesir, Çanakkale, Yalova), 3 İlçe temsilciliği (Bandırma, Edremit, İnegöl), MMO Kaynak Eğitim ve Muayene Merkezi, 14 Şube Yönetim Kurulu Üyesi, 3 Oda Denetleme Kurulu Üyesi, 14 Endüstri-İşletme Mühendisleri Meslek Dalı (EİM-MDK) üyesi, 30 Temsilcilik Yürütme Kurulu Üyesi, 44 çalışanı, 118 firmadaki 156 işyeri temsilcisi, 28 Uzmanlık Komisyonu'nda görev yapan 249 üyesi, 166 MMO Genel Kurul Delegesi, 15 TMMOB Delegesi, 8870 üyesi ve 642 Öğrenci üye sayısı ile Güney Marmara Bölgesinde en etkin meslek örgütlerinden biridir” ifadelerini kullanan Düşünceli konuşmasına şöyle devam etti: “Ülkemizde önemli gelişmelerin yaşandığı bir çalışma dönemini daha geride bırakıyoruz. Bu dönemde Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle birlikte, Türkiye Cumhuriyeti’nin belirli bir dönemi tümüyle sona erdi. Güçler ayrılığı esasına dayalı parlamenter rejim kaldırılarak, yasama, yürütme ve yargı erklerinin cumhurbaşkanında toplandığı yeni bir rejim kuruldu. Cumhurbaşkanlığı Kararnameleriyle tümüyle “Cumhurbaşkanı”na bağımlı yeni bir idari yapılanma inşa edildi. Ülkenin adeta omurgası niteliğindeki bakanlıklar, genel müdürlükler, kurumlar, kuruluşlar, yasalar, yönetmelikler birer kararname ile kaldırıldı. Cumhuriyet rejiminin temelini oluşturan halk egemenliği anlayışının, rejimin istikrarını sağlayacak denge-fren mekanizmalarının ve hukukun üstünlüğü ilkesinin ortadan kalkmasıyla gerçek anlamda otoriter bir rejim yaratıldı.

En büyük vaadi ekonomide büyüme ve siyasette istikrar sağlamak olan bu rejimin daha ilk aylarından itibaren ekonomide büyük bir krizin patlak vermesine neden olurken siyasette ise kamplaşmanın giderek derinleşmesine neden oldu. Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasında patlak veren ve etkileri hâlâ devam eden ekonomik kriz enflasyondan işsizliğe, yoksullaşmadan ekonomik durgunluğa kadar hayatlarımızı her alanda kâbusa çevirdi. Yaşanan derin ekonomik kriz, uzun yıllardır büyük borçlar altında hayatını sürdürmek zorunda kalan geniş toplum kesimlerini derin bir çaresizliğe sürüklemiştir. Geçim sıkıntısı nedeniyle, ülke tarihimizde eşine az rastlanan aile intiharlarının yaşanması içinden geçtiğimiz krizin toplumsal boyutunu gözler önüne sermektedir. Krizin asıl nedeni 1980’li yıllardan itibaren küresel sermaye güçlerinin güdümünde kesintisiz bir şekilde uygulanan özelleştirmeye, piyasalaştırmaya, kuralsızlaştırmaya dayalı neoliberal politikalardır. Pervasızca yapılan özelleştirmelerle üretken kamu kuruluşlarımızın büyük bir kısmı elden çıkarılmış, elde kalan az sayıdaki kuruluş da idari bütünlükleri parçalanarak ve serbestleştirme uygulamalarıyla etkisizleştirilmiştir. Ülke ekonomisi yüksek oranlı borçlanma ve yoğun ithal girdi kolaycılığının üzerine oturtulmuştur. Bu politikalarla ülkemiz rantiye bataklığına sürüklenmiş, üretim yeteneğimiz aşındırılmıştır. Üretim-yatırım-tasarruf politikalarının yerini tüketim politikaları almıştır. Tarım ve sanayi gibi üretken sektörler geriletilip, ülke kaynakları rant dağıtımı merkezli inşaat ve müteahhitlik işleri ile katma değeri düşük hizmetler sektörüne yönlendirilmiştir. Yıllardır yürütülen yanlış dış politikalar ise dış politikada Türkiye’yi büyük bir yalnızlaşmaya sürüklemiştir. Bu yalnızlaşma, emperyalist güç odaklarının istikrarsızlaştırdığı Ortadoğu coğrafyasında, ülkemizi giderek daha fazla çatışmacı bir konuma doğru sürüklemektedir.

 

MESLEĞİMİZE VE MESLEKTAŞLARIMIZA SAHİP ÇIKMAYA ÇALIŞTIK

Üyelerimizin mesleki gelişimine ve ara teknik eleman yetiştirmeye yönelik toplam 274 eğitim etkinliğinde 3.101 kişiye eğitim verdik.  “Gençlik Geleceğimiz” dedik, Genç meslektaş ve meslektaş adayları ile birlikte olduk.100’den fazla Makina ve Endüstri Mühendisliği öğrencisine MMO KEMM bünyesinde ve işletmelerde Staj yapmalarına destek ve imkân sağladık. UÜ MF Makina ve Endüstri Mühendisliği Bölümleri son sınıf öğrencilerine yönelik 4 adet “Bitirme Projesi Yarışması” düzenledik. Çalışmayan üyelerimize, mühendislik donanımlarının artırılmasına yönelik, uzman meslektaşlarımız tarafından 600'den fazla yeni mezun ve çalışmayan üyelerimize yönelik 19 farklı konuda ücretsiz eğitimler düzenledik.

DAHA YAŞANABİLİR BİR BURSA İÇİN

Kentte uygulanacak özellikle büyük projelerde, Proje Demokrasisinin oluşturulması, Projelerin karara bağlanması ve değerlendirilmesi için, Akademik Kurul” oluşturulmasını önerdik/savunduk. Güvenliğin teşviki ve yaralanmaların önlenmesi için sektörler arası sürdürülen işbirliği” olarak Dünya Sağlık Örgütü tarafından geliştirilen Güvenli Toplum kavramı, daha az yaralanma ve ölümlerin olduğu, toplumda yaşayanların güvenlik hissinin arttığı daha yüksek yaşam standartlarını sağlamaya yönelik bir oluşuma öncülük etmektedir” ifadelerini kullanan Düşünceli, konuşmasına şöyle devam etti: “Güvenli Toplum, Güvenli Konut, Sağlıklı Yaşam, Yangın Güvenlik Denetimleri, Enerji Güvenliği, Verimliliği ve Yönetimi, Fabrikalarda Mekanik Tesisat Kontrolleri, Teleferik/Teleski/Telesiyej Denetimleri başlıklarında “Güvenli Kent, Güvenli Yaşam Projesi” oluşturulmasını hedefledik. Mesleğimizin, Meslektaşlarımızın ve Bursa Kentinin sorunlarına ilişkin birçok konuda yerel ve ulusal kanallarda onlarca TV programına katıldık. 124 adet basın açıklaması ve basın bülteni yayınladık. Şube/temsilcilik haberlerimizin yazılı ve görsel basında yüzlerce kez yer alması ile yapılan kamuoyu bilgilendirme çalışmaları gerçekleştirdik. Şubemiz, kamu adına yürüttüğü mesleki denetim ve meslek alanlarına yönelik düzenlediği etkinlikleri ile de kamuoyunda saygın bir konuma sahiptir. Bugün büyük ve güçlü bir konuma ulaşan Şubemiz, gücünü yalnızca örgütlü üyelerinin özverili çalışmalarından almaktadır. Dün yapılan MMO Bursa Şube Yönetim Kurulu seçimlerinin atmosferi ve sonuçları yarın yine bu sayfalarda.