Advert

‘LAYLON’ İLİŞKİLERDEN ‘LAYLON’ ÇEVREYE

‘LAYLON’ İLİŞKİLERDEN  ‘LAYLON’ ÇEVREYE

 

Son yıllarda arkadaşlığın, dostluğun, aşkların hatta faturaların çakmaları çıktığından bu anlamlı kelimelerin içinin boşaldığını ifade etmek için ‘naylon’ sıfatı kullanılmaya başlandı.

Naylon, petrolün suyunun suyu olan artıklarının kimyasal karışımlarıyla karşımıza çanak, tabak, pencere, şişe, poşet olarak çıkmış, ucuz olduğu için rağbet görerek geri dönüşümü de olmadığından adeta dünyamızı işgal etmiştir.

Bir zamanlar kalaylı bakır kaplarda yenen yemekler bile bizde naylon kaplara dönüştürülürken, kefere de sağlıklı paslanmaz çeliğe dönmüştü.

Değerli bakır kapları kalaylayıp kullanmak yerine sokaklarda gezen ‘Demir bakır alınır laylon tabak verilir. Layloncu geldi haaanım’ diye bağıranlara aldanan halkımız bilmeden vahşi ‘Laylon Dönemini’ başlattığının farkında bile değildi.

HESABINI VEREMEYECEĞİZ

Bursa Peyzaj Mimarları Odası Başkanı Necla Özkaplan Yörüklü ile naylon çevre düzenlemelerine karşı düzenlediği çok anlamlı basın toplantısı sonrasında sohbet ederken zamanımızda çok şeyin ‘laylon’ olduğunu ama her şeyin ‘laylon’ olmaması için mücadele etmek gerektiğini konuştuk.

Günümüzde son yüzyılın doğal çevre katili karbon izini hayatımıza sokarak geleceğimize bırakacağımız iğrenç mirasın hesabını nasıl veremeyeceğimizi dertleştik.

Durum o kadar vahim hale geldi ki; naylon çiçekler, ağaçlar, banklar, kameriyeler, bina cephe giydirmelerinden sonra bitirdiğimiz çevreyi gözlerimize yeşil göstermek için ‘laylon’ parklar ve çimleri hayatımıza sokarak bunları masum peyzaj uygulamaları olarak gösteren belediye anlayışı yarattık.

BURSA KÖTÜ ÖRNEK OLUYOR

Necla Başkan eline aldığı suni çim parçasını göstererek “Bunları ancak kutuplarda kullanabilirsiniz” dedi. Ben ona da itiraz ediyorum. Orada yaşayan penguenler, foklar ve kutup ayılarının naylonsuz hayattan çok mutlu olduklarını ve onları mutsuz etme hakkımızın olmadığını düşünüyorum.

Kentsoyluluk 3 banyolu büyük binalarda, rezidansta yaşamak değildir. Yaşadığın çevreyi korumak ve ona sahip çıkmaktır. Kentin yeşil alan olan her metrekaresini korumaktır. Yeşile boyamak değil.

Bursa bu anlamda maalesef başka belediyelere de kötü örnek olmaktadır.

TEPKİ GÖSTERMELİYİZ

Bir mimarın “Mimarlık matematiğin asaletli yüzüdür” sözünü çok severim. Ben de bir zamanlar Necla Başkan’a “Peyzaj mimarları kent kreatörleridir” demiştim.

Biz kentimize yapılan naylon uygulamalara kesinlikle tepki göstermeliyiz ve kentimizin karakteristik doğal elbisesinipeyzaj mimarlarının biçip dikmesini talep etmeliyiz.

Karbon izini takip eden naylon çözümlere karşı 1 milyar dolarlık vakfın başına geçen ve her dakikada 1 dolar kazanan Bill Gates, boş vakti olduğundan değil, geleceğe olan borcunu ödemek için çalışmaktadır. Bizler de kişi, kamu, belediye, özel kurumlar olarak en azından doğal yeşil çevre için çaba sarf etmeliyiz diye düşünüyorum.

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500