Advert

Köyümüzü turizme açmak istiyoruz

Yeşil ve güzel İznik'in, doğa harikalarıyla bezenmiş mahallelerinden Çamdibi’nin çiçeği burnunda ama bir yıldır aktif çalışmalara imza atan muhtarı Halil Küçüker ile başta kendi mahallesinin turizme açılması olmak üzere daha birçok konuyu ele aldığımız özel bir söyleşi gerçekleştirdik

Köyümüzü turizme açmak istiyoruz

Özkan YILDIRIM/Gökhan GÜNDOĞDU

  •      Halil Muhtarım, öncelikle sizi tanımak isteriz, sonrasında Çamdibi Mahallesi ile ilgili bizleri ve okuyucularımızı bilgilendirirseniz sevinirim.

KÖYÜMÜZÜN TARİHİ ROMALILARA UZANIYOR

Buralara kadar gelip bizlerle böylesine güzel bir röportaj gerçekleştirdiğiniz için ben de sizlere teşekkür etmek istiyorum. Ben Halil Küçüker, 1971 Çamdibi Mahallesi  doğumluyum. Doğma büyüme buralıyım, çiftçilikle uğraşmaktayım. 15 tane kadar da keçim var bu keçileri herkes hayvancılığa girişsin başlasın diye örnek olmak amacıyla besliyorum. Aynı zamanda servis işi de yapıyorum. İznik Şoförler Odası'nda ayrıca yöneticiyim. Köyümüzde bağcılık ve zeytincilik var. Bu köyün esas geçim kaynağı 1960'lara 70’lere kadar hayvancılıkmış. Ondan sonra rahmetli Demirel zamanında sulu tarıma  geçildikten buralara DSİ’nin kanaletler döşemesinden sonra üzüme geçilmiş. Müşküle Üzümü 1985’e kadar çok yoğun bir şekilde üretildi. Çok dayanıklı bir üzümdür Müşküle  Üzümü. O yıllarda Bulgar tırlarından buraya giremezdiniz. Geçen sene UNESCO Bölüm Başkanı Murat Bey geldi onunla daha öncesinden de tanışıklığımız vardı. Köyümüzü turizme ısındırmak için bir çok faaliyet gerçekleştirdik. Köyümüze  12-13 tane büyükelçi geldi burada kendilerine yemek  verdik. Ayrıca TÜRSAB Başkanı Firuzan Bey’de gelmişti. Yine güneşin batımı ile ilgili fotoğraf yarışması olmuştu o gün üzümümüzü tanıtmak için girişimde bulunduk. Köyümüz çok eski bir köy, Selçuklular, Romalılar dahi  buralarda yaşamışlar. Tarihi bir Selçuklu hamamımız olduğu gibi hatta bir de Roma Mezarı, Lahitleri var. Çok eski Osmanlı zamanında Osmanlı Sarayı'na İstanbul'a bizim buradan müşküle üzümleri gidermiş çekirdekli olduğu için kesinlikle genetiği ile oynanmamış doğal üzümlerimiz halen daha Karadeniz Bölgesi bizim üzümümüzü tüketir. Dayanıklı olduğu için çok uzun mesafede çekirdeksiz üzümler dayanmaz. Biz de bu bağlamda köyümüzde turizmi geliştirmek istiyoruz. Yarı maraton İznik koşusunu geçtiğimiz sene köyümüzden geçirdik, ikmal yeri olarak burasını yaptık. Buraya gelenlere dinlenenlere çorba servisi yaptık kadınlarımız da yine müşküle yaprak sarması değişik olduğundan sarma yaptırdık ikram ettik misafirlerimize. Elimizden geldiğince turizmin gelişmesini sağlamaya çalışıyoruz. Yeni bir çerçevede yelpaze açmaya çalışıyoruz. Gelen giden bütün misafirlerimiz çok memnunlar. Cumalıkızık gibi olmaz ama işte Bursa’nın Yıldırım İlçesindeki İsabey'de yapılan sokak çalışmasının bizde köyümüzde olmasını istiyoruz. Birçok eski evimiz var eski zamanlardan kalan o evlerin restore edilerek turizme kazandırılmasını istiyoruz dediğim gibi doğa harikası bir yerde, konumda bulunan köyümüzün üzümüyle, zeytiniyle, doğa harikası görünümüyle, eski tarihi eserleri ile Selçuklu'dan kalan eski hamamı ile tamamen doğa harikası olan köyümüzün tanıtımının yapılması ile ilgili birçok girişimde bulunduk bundan sonra da bulunacağız.

ÇİN’E MÜŞKÜLE ÜZÜMÜ GÖNDERDİK

Tarım A.Ş  Başkanı olan Mustafa Bey ile görüştük Çin’e bir  palet müşküle üzümü gönderdik. Çinliler de üzümümüzden memnun kaldı.  Bizim üzümümüz, Ağustos’un 20'sinde başlar, kar yağınca Ocak başına kadar dalında dayanıklı bir şekilde durur. Bu şekilde hem  üretimde hem de  turizmde yol almaya çalışıyoruz.

  •     Peki muhtarım muhtarlık fikri  nereden geldi aklınıza?

2005 yılında Cami oraya mı olsun?, buraya mı olsun? diye konuşurken insanlar arasında ikilik oldu. Bende servisçi olduğumdan  herkesle görüşüyordum, insanların  çocuklarını okula taşıyordum sonuçta, insanlar geçti önüme” gel kardeş bak şöyle bir durum oldu. Sen esnafsın herkesle aran iyi  gel şu köyün  başına geç şu işleri toparlayalım” dediler. Ben de insanlara “ben gelirim ama bak şununla, bununla konuşmuyorsun ben sizi  barıştırırsam, birlik ortaya koyarsak gelirim, yoksa boşu boşuna gelmeyeyim” dedim. Ortayı bulmak için geldim ve böylelikle aday oldum. Mahallemizin 400 küsür oyu vardı, 380 tanesi bize teveccüh etti Allah razı olsun hepsinden.

ZAMANINDA UYARMIŞTIM

Şu görmüş olduğunuz camiyi kendimiz yaptık, yukarıda gördüğünüz düğün salonumuzu da yine  kendimiz yaptık. Bizim yine yukarıda 60'lı yıllardan kalan bir sağlık ocağımız var, yanında lojmanı da vardı ayrıca. Sonra geldiler buraya  bu  sağlık ocağını da  yaptılar ama çok küçük oldu tabii pek köyümüze yakışmadı. Bütün köy malları Büyükşehir Yasası ile birlikte belediyeye geçti. Bursa'da  birçok köyde  kooperatiflere  aktarmalar  oldu ben o zamanlar eski Muhtara da söylemiştim bu malları kooperatife aktaralım diye ama o zamanlar yapılmadı. Şimdi işte kooperatifimiz üzerinden yavaş yavaş bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Biz sadece var olan yerlerin boyanmasını, bakılmasını ve bir eleman verilmesini istiyoruz. Bir personelin  buraya gelmesini istiyoruz. İŞKUR'dan bir adam vardı seçim bitti adam geri gitti. Biz kendi kendimize yetiyoruz. ama böyle bir eksikliğimiz var.

PANDEMİYE ÖZEL SADECE BU YIL  İÇİN DESTEK BEKLİYORUZ

Bu yıla özel koronavirüs sıkıntısı nedeniyle tarımsal sulamada elektrik fiyatlarında indirim istiyoruz, çünkü en büyük girdimiz  elektrik girdisi yer altına çekilen suda aynı Devlet Su İşleri'nin bastığı su da aynı bu pandemiye özel  elektrik fiyatları ile ilgili devletten destek beklediğimize ayrıca  belirtmek istiyorum...

   Peki Muhtarım köyünüze şu olsa iyi olur, bu da olsa güzel olur dediğiniz neler var?

Ben UNESCO toplantısına gittim Bursa'ya geçtiğimiz aylarda. orada ben “köyümü turizme açmak istiyorum” dedim. Oradakiler “neler yapılabilir köyünüzde”  diye sordular. Orada onlara küçük bir sunum yaptım. “Ben köyde üretilen ürünleri gelen konuklara satmak istiyorum. Köyümüzde 15-20 tane eski tarihi evler var onların restore edilmesini sonrasında köyde  yetiştirdiğimiz, ürettiğimiz ürünleri satabileceğimiz, işte kahvaltı  ve buna benzer hizmetlerin verebileceği yerlerin bu tarihi evlerde verilmesini istiyoruz” diyerek anlattım. Onların da çok aklına yattı. UNESCO Bölüm Başkanı Murat Hoca ve yine köyümüze yerleşen iç mimar arkadaşımızın  da desteği ile onların yardımlarıyla hep birlikte köyümüze ne yapabiliriz diye düşünüyoruz. Yine üst tarafta bir “koşu yolu”  yapma gibi  planlarımız var. Benim kesinlikle siyasetle işim yok, köyümüze artı olarak  ne “katabilirizin”  derdindeyim…

Sayın muhtarım son olarak neler eklemek istersiniz?


Bizim köyün sulama şebekesi yapıldı, bir kanalizasyon yoktu onu yaptılar sonrasında kaldırımlar yapıldı, benden önceki devirde. Bu kaldırımlar köyün yarısında konulmadı. Ayrıca yağmur suyu gideri de yok aşağıda sular evlere giriyor onlarla ilgili yardım bekliyoruz. Yollarımızın, kaldırım taşlarının yapılmasını istiyoruz yine düğün salonumuzun üstüne kendi kendimize açık çay bahçesi yapmak istiyoruz. Çünkü çok güzel bir bakış açısı var görüntü, manzara mükemmel. Biz de kesinlikle particilik, siyaset yok bütün vatandaşlara insanlarımıza eşit mesafedeyiz. Destekledikleri için ayrıca bütün vatandaşlarımıza teşekkür etmek istiyorum. Bilindiği üzere koronavirüsle ilgili sıkıntılı günler yaşanmakta ülkemizde bizim buralarda İznik’te hiçbir vaka yok ama yine de tedbiri elden bırakmamamız lazım. Ramazan ayının da yarısını geçmiş durumdayız. Bayrama da az bir süre kaldı bayramda da tedbirli davranmalıyız. Hep beraber inşallah bu sıkıntılı süreçten en kısa zamanda daha güçlü bir şekilde çıkacağımız kesin. Başta Çamdibi Mahallesi sakinleri olmak üzere, bütün İznikli ve Bursalı hemşerilerime, bütün vatandaşlarımıza  sağlık, sıhhat, afiyet ve mutluluklar diliyor, şimdiden bayramlarını tebrik etmek istiyorum.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500