Advert

Kompresör ve boyada Bursa’da güvenin adresi

Türkiye'de sanatkar sayısının yetersiz olduğunu dile getiren yılların boya ve komperösör ustası Sami Desovalı, "Adam geliyor hiçbir şeyden haberi yok 4 bin lira maaş istiyor. Kardeşim bu parayı ustalar alamıyor. Gel madem bu dükkanı sana devredeyim ben sana çalışayım diyorum, kaçıyor ama üniversite sınavında 2 milyon kişiden 500 bini bir tane soruya bile cevap veremiyor. Bunları zamanında küçükken sanata yönlendirmemiz lazım" diyerek bir Türkiye gerçeğini ortaya koyuyor.

Kompresör ve boyada Bursa’da güvenin adresi

Özkan YILDIRIM

El emeği göz nuru  işleriyle  ön plana çıkararak Bursa'da kompresör ve boya üzerine çalışmalar yürüten Desovalı Makina Kompresör’ün sahibi ve işletmecisi Sami Desovalı ile birçok konuyu ele aldığımız keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

    Sayın Ustam, Sami bey öncelikle sizi tanıyarak isterseniz  yavaş yavaş röportajımıza başlayalım.

Öncelikle bizlere böylesine güzel bir fırsat sunduğunuz için  sizlere ve gazetenizin değerli  yöneticilerine teşekkürlerimi   iletmek isterim. Ben Sami Desovalı, 1965 Bursa doğumluyum,    Makedonya göçmeniyiz, bizim sülale İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra, göç ederek Bursa'ya  yerleşmiş,  ama bir kısmı hala daha orada.

SEN İYİYSEN HERKES İYİ..

  •     Peki Sami Ustam, Desovalı Makine Kompresör’ü  ne zaman açtınız?  Ne zamandan beri hizmet vermekte siniz?

2015 yılında açtık burayı, tabii işlerde bu süreçte elbette ayakta dursak yeter.  İşler herkesin birbirine bağlı benim işim iyiyse  herkesin işi iyidir, insanların  işi iyi ise benim işim de  iyidir, bu konuda benim görüşüm bu.

 

  •     Peki burada ne gibi hizmetler veriyorsunuz Sami Bey?

Burada kompresör bakımları yapıyoruz, araçların boyalarını yapıyoruz, zaten genelde şirketlerle çalışıyoruz, faturalı çalışıyoruz, böyle daha iyi oluyor. Yoksa piyasaya çalıştığınız zaman daha kötü oluyor ,bazı sıkıntılar yaşadığımızda oluyor bu tür çalışmalar da ,o yüzden biz genelde şirketler ile çalışıyoruz. Bu şekilde daha güzel rahat bir şekilde çalışmalarımızı yürütüyoruz.

ES-ES ısrarla istemişti

  •      Peki Sami Bey hayalinizdeki meslek hangisiydi, Eğer bu mesleğe  girmeseydiniz ne olurdunuz?

Büyük ihtimalle futbolcu olurdum. 11 sene amatör futbol oynadım. Namık Kemalspor'da, Tekelsporda ,Ahmetpaşaspor'da top oynadım bu manada zamanında tabii ailemi de  baktığımdan birçok yerden profesyonel kulüplerden  teklif gelmiş olmasına rağmen gidemedim, gitmedim. 1989 yılında Aydın Beğiter  döneminde Eskişehirspor iki sefer geldi istedi, onlar buraya geldi izlediler, biz onlara karşı halı saha maç yaptık, adamlar çok beğendiler istediler ama nasıl gidersin babam rahmetli olmuş 6 tane çocuk var hepsine ben bakıyorum nasıl bırakıp da gidersin. Hatta 40 milyon tavan veriyoruz sana da  tavandan verelim  demelerine rağmen gidemedim çünkü sorumluluğum  altında ki insanlar vardı. Babam da rahmetli olmuştu ben bakıyordum kardeşlerime. Bir ara yine  Malatyaspor da istedi ama kısmet değilmiş olmadı zaten bilirsiniz Arnavutlar futbolda çok iyidir. Biz de tabii bu manada Arnavut olduğumuz için futboldan toptan anlarız. Ne iş yaparsan yap  hakkını vermen lazım, insanların dürüst  olması lazım benim anlayışım bu sen sahtekarlık yaparsan ,sahtekarlarla karşılaşırsın, sen iyilik yaparsan iyilik bulursun kötülük yaparsan kötülük bulursun atasözü zaten bu benim hayatımdaki yaşam anlayışım ,çalışma anlayışımda bu.

Sanatkar sayısı yetersiz

  •      Peki sayın hocam, işsizlikte son zamanlarda yüksek seyrediyor,bu konuda işsiz gençlere tavsiyeleriniz neler?

Bence Türkiye'de sanatkar sayısı yetersiz. Adam geliyor hiçbir şeyden haberi yok meslekten haberi yok geliyor çalışmak istiyor ama   4000 lira istediğini söylüyor. Kardeşim bu parayı  ustalar alamıyor. Gel  madem bu dükkanı  ben sana devredeyim diyorum ben sana çalışayım, sen o parayı bana ver diyorum. Kaçıyor. Buraya gelen  arkadaşlar bu sektörü bilmediklerinden bu tür isteklerde bulunuyor. Gençlerde  rahat işleri düşündükleri için bu tür  işleri istemediklerinden  dolayı da tabii uzun süre işsiz kalabiliyorlar. Benim tahlillerim  bu konuda böyle. Gençlerin gözü yok bu işlerde  ama üniversite sınavına giren  2 milyon  kişiden  500 bini  bir tane soruya bile cevap veremediği görülüyor. Bunları  zamanında daha gençken, küçükken  sanata yönlendirmemiz lazım,  liseyi bitiriyorlar ama işte dediğim gibi bir tane soruyu bilemeyenler çok var o yüzden böyle sıkıntılar yaşanıyor mesleki anlamda da Türkiye'de..

  •     Sayın Ustam, güzel konulara değindiniz, son olarak neler eklemek istersiniz? Ne tür mesajlar vermek istersiniz insanlarımıza?

HERKESE SELAMLAR..
Son olarak herkese Bursa'da yaşayan hemşerilerime, bütün vatandaşlarıma ve ondan sonra Makedonya'da yaşayan bütün akrabalarıma,dostlara, tanıdıklara  buradan sevgi ve selamlarımı göndermek istiyorum. Sağlık, sıhhat, afiyet ve mutluluklar diliyorum.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500