Advert

Köklerimize Geri Dönelim

Türk dünyasının Orta Asya’daki parlayan yıldızı Kazakistan’da harika zaman geçirdik. Ata yurdun sıcaklığı insanlarına o kadar güzel yansımış ki yüreğimiz orada kaldı…

Köklerimize Geri Dönelim

Sait ÖZTÜRK

18 milyonu aşan nüfusuyla ülkemizin yaklaşık 3,35 katı büyüklüğündeki,1991 yılında bağımsızlığını kazanan Kazakistan Orta Asya’nın yeni gözbebeği, Türk dünyasının Orta Asya’daki parlayan yıldızı.Bir zamanlar Rusların uzay üssü Baykonur’u topraklarında bulunduran,Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in önderliğinde Bölge coğrafyasının hâkimi olmaya aday bir ülke konumundadır.İnternet sitelerinde veya bloglarda yazarlar ya kışın soğuktur, yazın sıcaktır diye; aman benim size tavsiyem ise şu: Kazakistan nevruzda bir başka güzeldir.

NEVRUZ YERİNDE GÜZEL

5 Günlük Nevruz tatilinde tüm ülke tatile girer ve bahar bayramı nevruz merikesi 7’den 70’e ülkenin her yerinde şenliklerle kutlanır.Bu zamana kadar sadece televizyonlarda gördüğüm Türk’ün yeni yılı, baharın müjdeleyicisi olan nevruz bayramını, nevruz şenliklerini yerinde ve zamanında izlemek bizler için ayrı bir keyif oldu. Tabiki bu keyfi bize yaşatan oradaki Kazak dostlarımızın varlığını da inkâr edemeyiz. Kendilerine ne kadar teşekkür etsek azdır;bizlere hem nevruzu yaşattılar hem de evlerinde ağırlayarak eşsiz Kazak kültürünü tanımamızda çok fazla yardımcı oldular. Evin küçük çocuklarının bizleri geleneksel Kazak kıyafetleri ile karşılayıp Kazak dansları eşliğinde bize sunmuş oldukları tarifsiz yemekleri,değer verdikleri misafirlerine ikram ettikleri at etini,kazak mantısını, beşparmak ulusal yemeğini,isli kaşar peynirini,kımızları,sütlü çayları ile evden ayrılmadanbize ikramda bulundukları kucak dolusu hediyeleri,dombırası ve kartal şenlikleri bizleri tekrar Astana’ya çağırmaları için yetti ve arttı.

ŞEHİR HAYATINI GÖZLEMLEDİK

Tabiki Astana’ya gelmemize nevruz kutlamaları etkili olduysa da kültürel hayatın yanında şehrin hayatına da göz attık. Öncelikle belirtmek isterim ki Kazakçada başkent anlamına gelen Astana 1998 yılında başkent olduktan sonra eski yapılar yıkılarak yerine yeni bir şehir inşa edilmiştir. Nazarbayev’in makamı105 metrelikBayterek Heykeli ve hemen arkasında en üst katında havuzu botanik parkı ve çocuklar için tasarlanmış treni içinde barındıran han şatır’ınaynı hizada yapılmış olması ve şehre ayrı bir hava katmıştır. Şehirdeki kentsel dönüşüm sonucu yeni yapılan binalar şehirdeki değeri bir kat daha yükseltmeye yetmiştir.Diğer yandan şehri ikiye bölenşubat ayında kayak şenliklerinin yapıldığı mart ayında bile üzerindeki buzu erimemiş olan balıkçıların buz kırarak balık avlamaya çalıştıkları Esil Nehrişehrin profil fotoğrafı olmaya aday doğal bir güzellik olarak karşımıza çıkmaktadır.

İnşaat sektöründe Türkler hâkim

Şehrin nüfus yapısına bakacak olursak Kazaklar ve Ruslar ağırlıklı yaşamaktadır. Bunun yanında Özbek ve Ahıskalı soydaşlarımızda kentte yaşamlarını sürdürmektedirler.Sürekli olarak gelişim gösteren kente çalışmak üzere gidip de orada hayatını kuran çok sayıda Türk işçi ve işverene de rastlamak mümkündür. Özellikle inşaat sektöründe Türkler hâkimdir. Hatta Kazaklar tarafından söylenen bir söz vardır:Tatilde, şehirde sadece trafik lambaları ve Türkler çalışır.

AYRI BİR ENERJİ VERDİ

Ortak tarihimiz için bizi ilgilendiren en önemli konumuz ise dilimizin ne kadar benzer olduğudur. Kazakça konuşurken onları anlamaya çalışmak şimdi Türkiye’de kullandığımız kelimelerin ana köklerine inmek çok ayrı bir enerji verdi bizlere. Onlarca yıl kafamızı kaldırıp da oralarda neler olduğunu bilmeden yaşamak açıkçası çok üzücü.Günaydın oldu tanattı ayakkabı oldu ayakgiyim, güzel oldu cahsi, donmak oldu tonmak, misafir olduk;konak olduk Kazakistan’a.

ASGARİ ÜCRET ÇOK DÜŞÜK

Kazakistan ticaretinde çarşıda pazarda satılan ürünlerin neredeyse tamamı Çin pazarının ürünleridir. Ancak Çin mallarının kalitesinin düşük olması nedeniyle bazı mağazalarda burada kaliteli Türk mallarının satıldığını göstermek amacıyla Türk bayrağı bile asılmıştır. Maalesef ki tüm bu ortak tarihimize ve dilimize rağmen Türkiye Kazakistan ile ticaretinde ancak ilk onülke içinde 8. sıralarda yer almaktadır.Kuruyemiş,kayısı, çerez ve benzeri ürünler Özbekistan’dan gelmektedir. En önemli gelirleri arasında petrol ve doğalgaz olan ülkede maalesef üretimi ve imalatı artıracak yeni yatırımcılara ve girişimcilere ihtiyaç had safhadadır.Avrasya Ekonomi Birliği üye ülkelerinden olan Kazakistan maalesef çalışanlarına hala daha en düşük asgari ücreti veren ülkeler arasındadır.Asgari ücret seviyesi 100$ civarında bile değildir,devlet memurları biraz daha iyi ücretlerle çalışmaktadır. Yabancı yatırımcı olarak şirketi başka bir Kazak ortak olmadan açabiliyorsunuz ancak şirketi LTD. (TOO) veya A.Ş. (A.O) olarak açma iznimiz vardır. Ülkemizdeki gibi şahıs firması açma hakkımız yoktur. Yabancı olarak mal edinmemiz yasak olmasına rağmen şirketimizin üzerine mal edinme hakkına sahip bulunmaktadıyız. Vergi oranlarına bakacak olursak stopaj uygulaması yoktur. KDV %12, Yıllık Gelir ve Kurumlar Vergisi oranı ise %20 olarak hesaplanmaktadır.

TL DAHA DEĞERLİ

Sabit bir asgari ücret uygulaması yoktur. Emekli maaşı 100-150 $’dır. Emeklilik yaşı ise kadınlarda 58 erkeklerde 63 yaşıdır.Herhangi bir asgari ücret prim ödemesi söz konusu değildir. Türk parası (TL) Kazak parası olan Terek’ten 100 kat değerlidir. 10.000 Terek bizim paramızda 100 TL yapmaktadır. Lüks bir restoranda üç kişi 100 TL hesap ödeyerek kalkabilmektedir. Hayat Türkiye’ye göre ucuzdur. Güzel bir otelde günlük 70-100 TL arasında kalabilme şansınız vardır. Tüm bu verilerin ışığında Kazakistan yatırım yapmak için fizibilite çalışması yapılması gereken bir ülkedir.

Halk birbirine güvenmekte  

Kazak halkı sosyal yaşamda Ruslarla beraber yaşamayı başarmış. Maalesef ki zamanında Rusya’nın baskısı sebebi ile Rusça ağırlıklı olarak konuşulmaktadır. Nazarbayev okullarda Kazakça eğitim verdirmektedir. Yeni nesil Kazakça ile yoluna devam edecektir. Şehirde günlük yaşamda taksi bulursanız şanslısınızdır çünkü elinizi kaldırdığınızda en eski model arabadan en lüks jeepe kadar sizi alıp makul bir ücretle evinize hatta gideceğiniz yere götürür. Bu halkın birbirine olan sonsuz güveninden gelir. Darısı ülkemizin başına diyelim.

EFSANE BİR MÜZE   

Son bir kaçnotta 2 Temmuz 2014 tarihinde açılan Türk dünyasının en büyük müzesi olan Kazakistan Milli Müzesi’nde bulunan altından yapılmış olan simurg kuşu ve altın elbiseli adam heykeli ve bir dönem Rusya’ya ait olan dünyanın en büyük ve en eski uzay üssü Baykonur’a ait maket yine bu müzede sergilenmektedir.Bumüzeye kesin olarak en az 1 gününüzü ayırın derim. Buradaki müze binlerce yıllık Türk tarihini Orhun kitabelerinden başlayıp günümüze kadar getirmiş, günümüz kazak eserleri ile harmanlamıştır.Cuma günü gittiğimiz Hz Sultan Camisi ise muhteşem mimarisi ile ibadet için vazgeçilmesi zor bir cami olarak cemaate hizmet vermektedir. Güçlü bir Türkiye, Orta Asya ile köklerine dönmeli ve buradan aldığı güçle dünyaya yeniden hükmetmelidir. Bu gezimizde Moğolistan’ın BayanÖlgii şehrinden bizi karşılamak için 32 saatlik otobüs yolculuğundan sonra Astana’ya gelen ShamyelkhanYertai(Yertay ismi yertayı anlamına gelir), ArdabekAshar (Nadir Değerli), Ömer Anar (Bursa’lı işveren) ve yolculuğumda değişik bakış açısı ile gazetecilik danışmanlık yönünü bize aktaran TOSYÖV Başkanı Sevgili Büyüğüm Sayın İsmail Korkmaz’a ve azda olsa kendime teşekkür ederim.

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500