Advert

Kalkınmada öncelikli bölge olmamız lazım

Bir dağ sevdalısı Aynur Oğuz Uysal, doğup büyüdüğü topraklardan göçün bitmesi için "Bu dört dağ ilçesinin kalkınmada öncelikli bölge statüsüne kavuşturulması lazım. Ancak bu şekilde bu göçü ve gücü tersine döndürebiliriz" vurgusu yaparken bu planlamada asla parti gözetilmemeli düşüncesini de söylemeden edemiyor.

Kalkınmada öncelikli bölge olmamız lazım
Ahmet KUNDAKCI/Özkan YILDIRIM
Orhaneli  Yeni Oğuz Eczanesi'nin kurucusu Eczacı Aynur Oğuz Uysal ile Orhaneli'nin birçok sorununu ve çözüm yöntemlerini  ele aldığımız güzel, kapsamlı bir röportaj gerçekleştirdik.
 
•     Aynur  Hanım  sizi  Orhaneli'de  çok  geniş bir kesim  tanır  ama  okuyucularımız için kısaca sizi tanıyarak röportajımıza  başlayalım isterseniz?
Doğma büyüme Orhaneliliyim. Babam  öğretmen olduğu için ilkokulu köyde okudum, ortaokula başlamak için Orhaneli’ye taşındık. Orta sonda girdiğim sınavı kazanarak Bursa Öğretmen okuluna başladım. Bursa öğretmen Okulu'nda okumuş olmaktan kendimi her zaman çok şanslı hissettiğimi söylemek isterim. Öğretmenlerimiz Köy Enstitüleri'nden mezun olan hocalarımızdı, o sosyal mekanlarda yaşamak, bulunmak beni mutlu etti her zaman. Çünkü o zamanki kaliteyi şimdi yakalamak mümkün değil. İdealim matematik öğretmeni olmakken, üniversite sınavında eczacılık fakültesini kazanmak kısmet oldu ve eczacı oldum. Matematik alanında bilimsel çalışmalar yapıp, akademik kariyer yapmak  yaşamak isterdim ama kısmet değilmiş. Eczacılığın  kutsal bir meslek olduğunu zaman içerisinde yaşayarak öğrendim. Çünkü en öncelikli konu insan sağlığı sonuçta. İnsan var olduğu sürece sağlık ve sağlık çalışanları da sürekli gündemde olacaktır ve önemini koruyacağına inanıyorum. Bu çerçevede 2 yıllık bir Bursa'da özel sektörde çalışmamın ardından Orhaneli'de eczane açmak istediğimde, Bursa'daki tanıdıklarım  oraya niye gidiyorsun? “Orası küçük bir yer” dedi, ben de  onlara hep memleketimde olmak istediğimi söyledim. 3 yıl Bursa'da ve 4 yıl Ankara'daki  öğrencilik hayatım ve sonrasında 2 yıllık Bursa'daki özel çalışmamdan sonra Orhaneli'ye dönüp 1987 yılında eczanemi açtım. Şimdi çok önemli bir karar verdiğimi inanıyorum, çünkü maneviyat çok önemli. Çünkü çocuk ayrılmışım geçen sürede hep yakın çevremdekiler oluyor yaşamımda, sonrasında yetişkin olarak döndüğümde beni uzak çevreler tanımıyor. Rahmetli babam Kadir Oğuz öğretmen olduğu için bir dönem Halk Eğitim Müdürlüğü yaptı. O dönemlerde  Harmancık, Büyükorhan Orhaneli'ye bağlıydı ve Orhaneli Bursa'nın  120 tane köyüyle en büyük ilçesiydi. Daha sonra Harmancık ve Büyükorhan ilçe olarak ayrıldı biliyorsunuz zaten yıllardır hep babam o bölgede yaşadığı için bütün köyler, insanlar hep tanınıyordu ve “Oğuz” soyadını gören  “Yeni Oğuz Eczanesi”ni  duyanlara ben Kadir Oğuz’un  kızıyım dediğimde  beni kucaklıyorlardı. Vefat ettiğinde, babamı  kaybettiğimizde birçok kişi çok üzüldü boşluğu doldurulamaz bir insandı diyenleri çok duydum.  
 
 
YILLAR ÖNCE YAŞAMIŞIM
Meslek yaşamımın devamında ful mesai çalışarak, hastaların yedi sülalesini sağlıkla ilgili sorunlarıyla ilgilenerek  hep hasta portföyü  nezdinde çalıştık. Günümüzde bilimsel akademik bir bölüm olan “Klinik Eczacılığı” ben bilmeden uygulayarak yaşamışım. Bizim dönemimizde öyle bir bilim dalı yoktu. Şimdi klinik eczacılık dediğimiz bir bilim dalı oluştu, olması gereken de oydu aslında. Sağlık o kadar komplike bir şey ki artık insanlar hep komşumun ilacı iyi gelmiş bende alayım  durumu o kadar tehlikeli ki, şimdi artık hastalık yok hasta var. Çünkü gerçekten bilimsel olarak hastanın kullandığı ilaçları, geçirmiş olduğu hastalıkları bilmek zorundayız. Örneğin obezite var, hastanın risk grubu var, ebeveynlerden gelen riskler var bunlarla ilgili hastaların uyarmak bilinçlendirmek çok önemli aslında ben yıllarca böyle çalıştığım için çok huzurluyum. Devam eden süreçte oğlum da mezun oldu eczacılıktan ve o da Bursa'da bir eczane açtı. 
 
SORUNU BİLİRSEK, ÇÖZÜM KOLAY OLUR
 
Birçok kişinin Bursa'da eczane açmanıza yönelik  yönlendirmeleri, telkinleri olmasına  rağmen Orhaneli'nde  eczanenizi açmışsınız. Orhaneli'nin sorunlarına sıkıntılarına da çok duyarlı bir kişisiniz bu manada , en büyük sıkıntılardan biri de göç, bununla ilgili neler söylemek istersiniz?
Şimdi birçok başlıkta toplayabiliriz aslında göçün nedenini yani bir sorunun nedenini bilirsek, çözümü de kolay olur göçümüzün nedeni öncelikle özelleştirme. Fakat daha uzun süreçte yıllardır devletin bölgede var olmayan tarım ve hayvancılık politikalarının da etkisi var. Şimdi köylerden göç tarım ve hayvancılığın politikasından kaynaklanıyor. Termik santralde olsun, Kömür İşletmelerinde olsun  o zamanlarda o bölgede çok geniş bir işçi kesimi çalışıyordu. Benim eşim de bir dönem termik santralde harita mühendisi olarak çalıştı. O zamanlar lojmanlar olsun, içeride yaşayan insanlar olsun, çok büyük bir kalabalık vardı, yeni işçiler alınıyordu, taşeron firmaları vardı, oraya giremeyenler yaşamını idame ettirmek için çalışanlar vardı ama yüzlerce işçi termik santralleri ayrı Kömür İşletmeleri ayrıydı, özelleştirme ile birlikte tabii işçi, çalışan sayısı çok azaldı. Bunların sadece orada çalışması değil, harcamalarını da orada yapıyordu, kendi  ihtiyaçlarını da oradan karşılıyorlardı. Termik santralin pazar servisi vardı mesela araba sahibi olmayanlarla ilgili, pazar inanılmaz kalabalık oluyordu yüzlerce işçi ve binlerce nüfus olarak düşündüğünüzde, bunun marketi var, fırını var, pazarı var. Köylünün ürettikleri de olsun çok büyük talep görüyordu, herkes mutluydu. Şimdi sadece 3-5 memur kısmı kaldı, öğretmenler, imamlar  vesaire maalesef.  Öncelikle tarım ve hayvancılık politikasının olmaması sonrasında özelleştirilirken bütün yan firmaların yok olması, bu arada Türkiye'nin koşulları gereği birçok krom İşletmeleri vardı. Onların da ekonomik yapı gereği işlerini idame ettirememesi  nedeniyle  gençlerin çalışmak isteyip çalışabileceği hiçbir alan kalmadı. Sadece işte dediğim gibi birkaç memur kaldı  güzel ilçemizde.
 
 
ÖNÜMÜZDE YAŞANMIŞ ÖRNEK VAR 
Çözüme gelecek olursak, Bursa sanayisi gelişmiş ülkenin ilk 4 ili içerisinde ama hep Orhaneli diye batının doğusu deniliyordu. Faruk Anbarcıoğlu AK Parti'nin ilk dönem milletvekili idi ama bizim onunla olan ilişkimiz siyaset üstüydü. Milletvekili olarak Orhaneli’ne geldiğinde hep uğrardı sağ olsun. Kendisi emekli öğretmen olduğu için, öğretmenlere mecburi hizmet ama doğudaki gibi mecburi hizmet düzenlemesi yaptırdı, ilçemizde, ama doğuda 3 sene ise zorunlu hizmet  Orhaneli'nde 5 yıldı. Eğitim kalitesi o kadar çok arttı ki o dönemde Boğaziçi mezunu öğretmenler geliyordu ilçemize. Eğitim kalitesi inanılmaz arttı. Bursa'da oturup da Orhaneli’ni kazanan dünya kadar öğrenci vardı. Eğitim kalitesi gerçekten yükseldi. Bu örnekten hareketle burası kalkınmada öncelikli iller bazından çıkarılıp kalkınmada öncelikli bölge statüsüne sokulması gerekir. Bu dört dağ ilçesinin kalkınmada öncelikli bölge statüsüne kavuşturulması lazım. Böylelikle anca bu şekilde bu göçü geri döndürebiliriz gücü tersine döndürebiliriz.  Parti gözetmeksizin bu yatırımda öncelikli bölge statüsü ile ilgili çalışma yapması gerekiyor. Tarım ve hayvancılık  kaynaklı göçler oluyordu, ama özelleştirme hepsini pekiştirdi tuzu biberi oldu bu göçün orada yaşayan bir ailenin çocuğu hiçbir zaman gidebileceği bir iş yok eskiden  ne kadar çok varmış. Şu anda emekli olan dahi çocukların  okula gitmesi durumunda masrafların birleşmesi bakımından Bursa'ya gidiyor. Eskiden emekli olanlar Orhaneli’ne gelirken şimdi maalesef topyekun herkes Bursa'ya gidiyor. 50’li yaşlarda emekli olanlarda ek bir iş bulmak için gidiyor. Gençlerin çalışması için hiçbir alan yok maalesef nüfus azaldığı için bizim gibi özel çalışanların da alanı daralıyor ayrıca. Örneğin bir mühendis gelecek ofis açacak ya da bir mimar gelecek açacak ama nüfus  o kadar az ki gelecek ne yapacak, çünkü nüfus az. 
 
ARA ELEMAN ÇOK ÖNEMLİ
Türkiye'nin en büyük eksikliği ara eleman ihtiyacı, mesela Eczacı teknikeri ile ilgili bir çalışma yapılabilir Türkiye'de. 26 bin  eczane var ama hiç ara eleman eczacı teknikeri yok bununla da ilgili ilçemizde bir çalışma yapılabilir diye düşünüyorum. Çünkü biz kendimiz ara eleman ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Çok emek veriyoruz ama sonunda da sıkıntılar yaşayabiliyoruz bu manada burada açılabilecek ülke çapında açılabilecek bu ara eleman ihtiyacını sağlayacak okullar çok önemli. Böyle bir okul açılsa  mesela ne kadar güzel olur değil mi?  Çünkü eğitim çok önemli. 
 
•       Aynur Hanım röportajımızın sonuna yaklaştık son olarak neler söylemek istersiniz? Ne gibi eklemeler yapmak istersiniz?
Yine  tekrarlıyorum. Kalkınmada öncelikli bölge yapılırsa bir sürü iş yerleri türeyecektir formül bence bu. Kalkınmada öncelikli bölge Faruk Anbarcıoğlu öncülüğünde çok başarılı oldu, eğitim seviyesi  inanılmaz yükseldi. Kalkınmada öncelikli bölge  olursak, arkasından zincirleme gelecektir 
 
FİLTRE FAALİYETE GEÇMELİ
Çok yüksek maliyetlerle yıllar öncesinde Termik Santralin  filtresi yapıldı. Hatta onun çalışmasında da eşimde bulunmuştu. Termik Santralimizin filtresi var bu hiç dile getirilmiyor onu yapan mühendis ve şantiye şefi ile biz çok samimiydik. Özelleşmeden 1 sene önce ben bir bağ evi yaptım. Yaptığımız tarım  mütevazi ölçülerdeydi, çocuklarımıza, torunlarımıza kalsın diye, hobi olarak yaptık o dönemde. O zaman ürettiğimiz  karpuzlar vesaire  herkesin daha dilinde Sıfır  ilaçla inanılmaz lezzet aldık. Her türlü şeyi üretiyorduk  ama ertesi sene sıkıntılar başladı. Aralıklarla gidiyorduk tabii  tarlaya bir  ay sonra gittiğimizde ağaçların bir kısmı yanmıştı, birkaç ay sonra gittiğimizde aynı hizada hemen yan tarafın yandığını gördük. Hepsi  filtrenin çalışmamasından  kaynaklanıyor mutlaka bu halihazırda zaten filtre var mutlaka bu filtrenin  faaliyete geçmesi lazım. Kanser vakaları, koah vakaları yani  nefes darlığı egzoz gazından ve  kömürlü termik santraller nedeniyle artıyor,çünkü bunlar da ağır metal var. Çin mesela artık kesinlikle kömür Termik Santrali'nden vazgeçmiş durumda güneş enerjisine dönüyor. Son olarak başta Orhaneli’de yaşayan hemşerilerim olmak üzere bütün Bursalılara sevgi ve selamlarımı gönderiyorum esenlikler diliyorum. 
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500