Advert Advert
Advert

Gülen, alternatif bir sistem kurmayı hedeflemiş

Kastamonu’da aralarında polis, öğretmen ve esnafların da bulunduğu Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) sanıklarının Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından iddianamesi kabul edildi.

Gülen, alternatif bir sistem kurmayı hedeflemiş

 

   İddianamede; terör örgütü lideri Fethullah Gülen’in ilk etapta devlete karşı savaş vererek hedeflere ulaşmanın yıpratıcı olacağını teşhis ettiği, bu nedenle mevcut sistemi yıkmak yerine, devlet modeline uygun bir örgütlenme ile devlete alternatif bir sistem kurmayı hedeflediği yer aldı. 

Kastamonu’da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında 12 tutuklu ve 1 tutuksuz şüphelinin “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan haklarında 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istemiyle hazırlanan iddianame, Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında hazırlanank yaklaşık 100 sayfalık iddianamede; polis, öğretmen, esnaf gibi çeşitli meslek gruplarından şüphelilerin bulunduğu 12 tutuklu ve 1 tutuksuz sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. İddianame Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

 

 

Öğretmen ve polisler sanık
Buna göre, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında tutuklanan polis, öğretmen, esnaf gibi çeşitli meslek gruplarından V.K., S.G., M.V., V.H., M.N., E.N., H.K., E.S., B.G., M.B., E.Y. ve D.A. ile adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Z.E. hakkında, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanacaklar.

Ayrıca Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi, FETÖ/PDY soruşturmasında tutuklu bulunan 8 kişi hakkında da suç işledikleri yer itibariyle işlenen suçun Kastamonu’da olmadığından ötürü yetkisizlik kararı vererek, sanıkların suçu işledikleri illerde yargılanabilmesi için dosyalarını bu illere gönderdi.

“Devlete alternatif bir sistem hedeflemiş”
Hazırlanan iddianamede ise terörist başı Fetullah Gülen’in devlete karşı savaşmak yerine alternatif bir sistem kurmayı hedeflediği ifadelerine yer verildi. F Tipi örgüt kavramlarının kullanılmasının temel nedeninin de Gülen’in hedeflediği sistemin temel nedeni olduğuna dikkat çekildi.

FETÖ’nün diğer terör örgütlerine göre daha hiyerarşik bir yapıda olduğu da dikkat çekilen iddianamede şöyle denildi:

“Fetullah Gülen, ilk etapta devlete karşı savaş vererek hedeflere ulaşmanın yıpratıcı olacağını teşhis etmiş, bu nedenle mevcut sistemi yıkmak yerine, devlet modeline uygun bir örgütlenme ile devlete alternatif bir sistem kurmayı hedeflemiştir” ifadesinin yer aldığı iddianamede, şunlar kaydedildi: “Kamuoyunda örgüt için daha çok ‘Paralel Devlet Yapılanması’ ve ‘F Tipi Örgüt’ kavramlarının kullanılmasının temel nedeni budur. Bu nedenle tüm devlet organlarında, yerel yönetimlerde ve sivil sektörde örgütlenmeyi hedeflemiştir. İleride devlet yönetimini kontrol altına alabilmek için kısa vadede tüm kadrolara kendi mensuplarının getirilmesi veya bu kadroları işgal edenlerin kendisine bağlanmasını hedeflemiştir. Gülen liderliğindeki örgütün bilinen yasa dışı örgütlerden çok daha sıkı bir hiyerarşik yapılanması bulunmaktadır. Fetullah Gülen’e doğrudan bağlı, ‘tayin heyeti, istişare kurulu, mollalar grubu ve meclis’ olarak adlandırılan birimler yer almakta ve örgüt üst organlar olarak bu birimler tarafından sevk ve idare edilmektedir. Mecliste alınan kararlar, meclis üyesi olan örgüt mensuplarınca silsile yoluyla en alt birimlere kadar iletilmektedir. Bu talimatlar hiyerarşi içerisinde yer alan 'dünya, coğrafi bölge, ülke, bölge, il, ilçe, semt, mahalle ve ev imamlarının yanı sıra baş rehberleri, belletmenler, öğrenci ve cemaat mensupları’ tarafından gizliliğe, istihbarata ve sır saklamaya özen gösterilerek koşulsuzca yerine getirilmektedir. Ayrıca örgütün mali kaynaklarının ne şekilde kullanılacağını ‘mütevelli heyeti’ belirlemektedir. Örgüt kurulduğu ilk günden bu yana ‘devlet içi örgütlenme’ gayesiyle hareket etmektedir. Bu örgütlenme anlayışı, herhangi bir cemaatin üyelerinin devletin kademelerinde yer almasının ötesinde, devletin yapısı dışında başka bir hiyerarşik düzene göre hareket eden bir yapının varlığını ortaya çıkarmasıdır. Bu kişilerin sistemli ve programlı biçimde önceden, hatta çocuk yaştan seçilerek ileriye dönük hedeflere göre yetiştirilmeleri ve daha sonra da yerleştirilmeleri söz konusudur”

“Çeşitli raporlarla devlet arşivlerine girdiler”
“Örgütün en önemli hedefinin yasal veya yasa dışı dinleme, izleme, raporlarla elde ettiği bilgileri, tehdit/şantaj olarak kullanmak ve Türkiye’de devletin bütün anayasal kurumlarını, güvenlik birimlerini, mülki ve adli yapısını ele geçirmek, aynı zamanda uluslararası düzeyde büyük, etkili bir siyasi ve ekonomik güç haline gelmek olduğu anlaşılmaktadır” ifadesine yer verilen iddianamede, örgütün özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri, emniyet, yargı, MİT, mülkiye ve bürokrasideki örgütlenmesiyle yasa dışı faaliyetleri, muhtelif tarihlerde resmi kurumlar ve istihbarat birimlerince hazırlanan çeşitli raporlarla devlet arşivlerine girdikleri vurgulandı.

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500