Advert

Gribe ‘ozon’ kalkanı

Son günlerde dünya genelinde endişe yaratan koronavirüs ve mevsimsel virüslere dikkat çeken Dr. Tansel Turan, ozon terapinin etkilerini anlattı.

Gribe ‘ozon’ kalkanı

Grip salgınından korunmanın ilk kuralının bağışıklığı kuvvetlendirmek olduğunu ifade eden Dr. Tansel Turan, “Düzenli beslenme, sıvı alımının artırılması, grip aşısı olmak mümkün olduğunca toplu yaşam alanlarından uzak durmak gibi birçok önlemi artık hepimiz biliyoruz. Ancak zaman zaman yeterli olmayabiliyor. Özellikle çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı olanlar ve özellikle bağışıklık sistemi zayıf olanlar için hastalığın içerdiği riskler ve komplikasyonlar şiddetli semptomlara neden olabiliyor. Bu noktada grip gibi salgınlardan korunmak için bağışıklığı güçlendirmek önemli bir fayda sağlayabiliyor. Bu noktada da ozon tedavisi ile oldukça güzel sonuçlar alıyoruz. Eğer herhangi bir salgın hastalığa yakalanmadı ise ozon tedavisi, kişinin bağışıklık sistemini güçlendirici ve bakteriosidal/virosidal (yani mikrop öldürücü) etkileri ile hastalığa yakalanmasını engelleyecektir. Gribal bir hastalığa yakalandı ise kişi bu defa aynı etkilerle hastalığı yenmeyi, analjezik ve antienflamatuar etkileriyle hastalığı kolay atlatmasını sağlayacaktır. Ozonun doku oksijenlendirmesini arttırıcı, dolaşımı düzenleyici ve antioksidan etkileri tedaviyi ve kişiyi güçlendirecektir” diye konuştu.

TÜMÖRÜN YAYILMASINI ENGELLER
Ozon terapinin doku ve hücrelerin oksijenlenmesini artırdığını ifade eden Dr. Tansel Turan tedavinin faydalarını şöyle sıraladı: “Alyuvarların (kandaki kırmızı oksijen taşıyan hücrelerin) elastikiyetini artırarak kılcal damarlardan geçişini hızlandırarak oksijen eksikliğini giderir. Bağışıklık sistemini güçlendirir ve böylece vücudun enfeksiyonlara karşı direncini arttırır. Ayrıca dezenfeksiyon ve antimikrobik özelliği ile bakteri, virüs ve mantarları öldürür. Kanın kıvamını azaltır, akışkanlığını sağlar. Damar duvarındaki plakların yumuşamasını ve küçük kan damarlarındaki tıkaçların çözülmesini sağlayarak kan dolaşımını düzenler. Damar duvarına olan etkisiyle tansiyonun normalleşmesini sağlar. Hızlı büyüyen kanser hücrelerinin çoğalmasını ve yayılmasını engeller. Kanser hücreleri üzerindeki etkisini tümör hücrelerinin zarlarını parçalayarak ve bağışıklık sistemi üzerinden etki ederek çoğalmasını ve yayılmasını engeller. Dokulardaki oksijen ve metabolik dengeyi sağlayarak kemoterapi ve radyoterapi gibi klasik kanser tedavilerine doku duyarlılığını arttırarak etkinliğini güçlendirir, yan etkilerini aza indirir. Hücre içi solunumunu hızlandırarak, hücrenin fonksiyonları için gerekli enerji olan ATP’nin üretimini arttırır. Daha enerjik ve fonksiyonel bir vücut oluşturur. Karaciğer hücrelerini aktive ederek, böbrek süzmesini ve cildin detoks edici özelliğini arttırarak, vücudumuzdaki kimyasal maddelerin (Kronik kurşun, cıva gibi ağır metal zehirlenmeleri, böcek öldürücüler, ilaç atıkları, asidik maddeler, tarım ilacı kalıntılarının atılmasını hızlandırarak) temizlenmesine yardımcı olur. Vücudumuzdaki doğal ağrı kesicilerin açığa çıkmasını sağlayarak ağrı kesici özellik gösterir.” (DHA)

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500