Advert
Advert

EĞİTİM SİSTEMİMİZDE KARA DELİKLER VAR!

Türk eğitim sisteminin kara deliklerle dolu olduğunu belirten Eğitim-Bir-Sen Bursa 2 Nolu Şube Başkanı İlyas Kaya ve yönetim kurulu üyeleri, “Öğrenciler önünü göremiyor, okula geliyor, bir kara deliğe giriyor, bu kara delikten nasıl çıkacağını bilmiyor” uyarısında bulundu.

EĞİTİM SİSTEMİMİZDE KARA DELİKLER VAR!

 

Ali Eşref UZUNDERE

Eğitim-Bir-Sen Bursa 2 Nolu Şubesi Başkanı İlyas Kaya ve yönetim kurulu üyeleri, gazetemizi ziyaret etti. Genel Müdürümüz Erdal Şimşek’in makamındaki görüşmede Yazı İşleri Müdürümüz Ahmet Kundakçı ve yazarlarımız Osman Gürçay, Ali Eşref Uzundere, Mehmet Çetinkaya da hazır bulundu. Ülkemizdeki eğitim ve eğitim sorunlarının konuşulduğu görüşmede, Eğitim Bir Sen Bursa 2 Nolu Şube Başkanı Öğretim Gör. İlyas Kaya, ülke kalkınmasında fer bilimlerinin önemine değinerek, “Fen bilimleri Kur’an-ı Kerim’in tefsiridir. Fen ilmi olmadan Kur’an-ı Kerim’i anlayamazsınız. O olmadan Türkiye cübbeliden geçilmez” dedi.

İLK EMİR ‘OKU’

Dünyevi ilimlerin bu bilimler olmadan anlayıp bilinemeyeceğini belirten İlyas Kaya, “Bize, hem Kur’an’ı bilecek, Kur’an’la birlikte fen bilimlerine haiz olacak İbn-i Arabiler, El Burini'ler, Ali Kuşçu’lar lazım” diye konuştu. “Yüce Allah Peygamberine ‘İkra’ diyor, yani ‘Oku’ diyor” hatırlatmasında bulunan Kaya, eğitim ve öğretimde bir sıkıntı, bir yanlışlık olduğunun farkında olduklarını, 28 Şubat’ın sadece İmam Hatiplere darbe vurmadığını aynı zamanda Türkiye sanayisine de darbe vurarak sanayiyi de bitme noktasına getirdiğini söyledi.

ÖĞRENCİ ÖNÜNÜ GÖREMİYOR

Halkımızda İmam Hatiplere bir teveccüh olduğunu, bu teveccühün normal ortaokul ve liselerde ikişer saat Kur’an-ı Kerim dersi konulmasıyla azaldığını kaydeden Kaya, şöyle konuştu: “Burada ne ifrat, ne tefrit olmalı. Yani bir taraf İmam Hatiplere hayır diyor, diğer taraf her taraf imam olsun diyor. Benim çağımda İmam Hatipten mezun olan öğrenciler, tıp, mühendislik, hukuk fakültelerini ve diğer birçok dalı kazanabilecek donanıma sahiplerdi. Şimdi olması gereken bu okullardaki kaliteyi artırıp ilmi seviyeyi yükseltmek olmalıdır. Bu iş lise eğitimiyle de bitmiyor, üniversiteye geldiğinde de bitmiyor. Şu anda bizim eğitim sistemimizde ciddi kara delikler var. Önünü göremiyor. Hani uzay filmleri vardı, Mister Spak… ‘Kaptan kara deliğe girdik’ diyordu, nereden çıkarsak diyordu. Şimdi eğitim sistemimiz aynen onun gibi… Öğrenci okula geliyor, bir kara deliğe giriyor. Diyor ki, bu kara delik nerden çıkacak. Bu iş, ‘Saldım bayıra Allah kayıra’ tabiri gibi olmamalı. Her okulda bir rehberlik var, öğretmen var ama çocuklarımız önlerini kara delik gibi görüyorlar.”

RAPOR HAZIRLANDI

Öğrencilerin yönlendirilmesi ve meslek seçimiyle ilgili Genel Merkez olarak hazırladıkları bir eğitim raporunu geçtiğimiz yıl Milli Eğitim Bakanlığı'na sunduklarını bildiren Kaya, milli eğitim sistemindeki kara deliklere bu raporda yer verdiklerini belirtti. Kendisinin bir akademisyen olduğunu, üniversitedeki gençlerle anketler yapıp sohbetler ettiğini kaydeden Kaya, “Onlara ‘Ne iş yapmak istiyorsunuz?’ diye sorduğumuzda, hepsi çok paralı güzel işlere girip çalışmak istediklerini söylüyorlar. ‘Akademisyen olmak ister misiniz?’ diye sorduğumuzda, ‘Hocam dalga mı geçiyorsunuz, ömrüm çürür uğraşamam’ diyor. Not ortalaması 80-90 olanların hepsi, bir an önce bir yerlere girip çalışmak istiyorlar. Sonra not ortalamaları orta seviye olanlar akademisyen olayım diyorlar” ifadelerini kullandı.

“Sev genç” gençlikte ideoloji yok

‘Şimdiki gençliğin durumu’nu sorduğumuzda Başkan İlyas Kaya, şu tespitlerde bulundu: “Sizler daha ideolojik ortamda büyüdünüz. Bizim kuşağımız, size göre yarı ideolojik büyüdü. Eskiden sizin döneminizde sağcı solcu gruplar vardı. ‘Bir yere ben hoca olayım, davama hizmet edeyim’ mantığı vardı. Kenan Evren Gençliği, ‘Sev Genç’ dediğimiz gençlikte böyle bir ideoloji yok. Şimdi böyle bir sorun var. Çocuğu yetiştiren önce ailedir. Sonra ilköğretimdeki öğretmenidir. Öğretmen çocuk için bir idoldür. Bu öğretmeni gereği gibi yetiştiremezseniz, insanı da yetiştiremezsiniz. Öğretmenleri Fen-Edebiyat fakülteleri mi, Eğitim fakülteleri mi yetiştirecek? Henüz buna bile karar verilmiş değil.”

Türkiye’de eğitim sistemi bir türlü oturtulamadı

“Ülkemizi 14 yıldır yöneten bir iktidar var, eğitim sistemimizdeki bu kara delikler neden görülmüyor?” şeklindeki sorumuz üzerine  Eğitim Bir Sen Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Kelleci, şunları söyledi: “Bu 14 yıla yekpare bir süreç olarak bakmamak lazım. Mevcut iktidarın bu süre içinde karşı karşıya kaldığı sıkıntılar oldu. Yani bu 14 yıl güllük gülistanlık geçmedi aslında. Sürekli engellemelerle de karşılaştı. Diğer taraftan eğitim perspektifinde 20-30 yılın planlanması lazım. Türkiye’de bir eğitim sistemi oturtulamadı. Bu konuda eleştirilerinizde haklısınız. OECD ülkeleri eğitim sıralamasında en geri olan ülkelerden biriyiz. Bunları görmek lazım. Burada eğitmenlerin, eğitim fakültelerinin verdikleri eğitimin dünya ile uyum sağlaması lazım. Finlandiya bugün eğitim konusunda bütün dünyada örnek gösterilen bir ülke. Uyguladıkları ve verdikleri eğitimle öğrencilere farklı bir bakış açısı kazandırıyorlar. Sendika olarak biz orta ve lise düzeyine pek fazla müdahale edemiyoruz. Bizim yüksek öğrenime yönelik fikir ve düşüncelerimiz var. Üniversitelerde de bazı standartlaşmaya gidilmesi lazım. Üniversitelerimiz öğrencilerine belli yeterlikleri veremiyor.”

ÜNİVERSİTELERİMİZ DONANIMSIZ

Kelleci, şöyle devam etti: “Siz mühendislik fakültesine bir laboratuar kurmazsanız, bunun için mali kaynak aktarmazsanız, Yeterli donanıma sahip mühendis, fizikçiler, kimyacılar yetiştiremezsiniz. Bununla da yetmiyor. Üniversitelerimizde araştırma görevlilerimiz var. Bunlar geleceklerinden kaygılı. Siz geleceğinden kaygılı olan insanlara, bu puslu havada bilim ürettiremezsiniz. Batıda bir bilim adamının eline önce kaynak verip onu harcattıktan sonra o kaynağın kontrolünü sağlıyorlar. Bizde bu konuda bürokrasi çok fazla. Bu durumda bilim üretecek insanlar geri çekiliyor, ‘ne diye uğraşmayım’ diyor. Araştırma görevlileri de 30-35 yaşlarına kadar sabahlara kadar araştırma yapan insanlar. Siz eğer geleceğinizden kuşku duyarsanız araştırmaya kendinizi veremezsiniz. Böyle olduğu için de ‘biz niye ithalat yapıyor ihracat yapamıyoruz, niye katma değeri yüksek ürün üretemiyoruz’ sorularıyla muhatap oluyoruz.”

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500