SİYASET
Giriş Tarihi : 22-01-2020 13:56   Güncelleme : 22-01-2020 13:56

DSP'li Seskır: “Ecevit bizim idolümüz”

Ecevit’in siyasi anlayışının kendileri için rehber olduğunu kaydeden DSP Osmangazi İlçe Başkanı Mehmet Seskır, “Bülent Ecevit Türkiye’de emeğin, alın terinin, dürüstlüğün, mütevazılığın, her zaman ilkeli siyasetin sembolü olmuştur. Bizler onun öğrencileri ve aynı anlayışla siyaset yaparak bu günlere geldik, o bizim idolümüzdür” dedi.

DSP'li Seskır: “Ecevit  bizim  idolümüz”

 

Ufuk IRGAŞ-İzzet GÜNAY

Demokratik Sol Parti Osmangazi İlçe Başkanı Mehmet Seskır agazete’ye önemli açıklamalarda bulundu. Seskır yaptığı açıklamada, yakın zamanda hayatını kaybeden Rahşan Ecevit’e de Allah’tan rahmet diledi. Aslen Ağrı kökenli olduğunun altını çizerek açıklamalarına başlayan Seskır, 35 yıldır Bursa’da olduğunu kaydetti ve ekledi: “35 yıldır otomotiv sektöründe kendi işyerimi çalıştırıyorum. Osmangazi İlçe Başkanı olarak Partimi en iyi yerlere taşımaya, liderimiz Rahmetli Bülent Ecevit fikirleri ve Atatürk anlayışıyla projelerimizin arkasında mücadeleye ve siyaset yapmaya elimizden geldiğince devam edeceğiz.”
AYNI KARARLILIKTA 
MÜCADELEYE DEVAM

Demokratik Sol Parti’nin (DSP) Rahşan Ecevit tarafından 14 Kasım 1985'te kurulduğunu hatırlatan Seskır, şöyle devam etti: “Liderimiz rahmetli Bülent Ecevit Türkiye’de emeğin, alın terinin, dürüstlüğün, mütevazılığın, her zaman ilkeli siyasetin sembolü olmuştur. Bizler onun öğrencileri ve aynı anlayışla siyaset yaparak bu günlere geldik, o bizim idolümüzdür. Partimiz özellikle 1990'lı yılların ikinci yarısı ile 2000'li yılların başında Türkiye siyasetinde çok etkili olmuştur. Bizler bu günde doğrularımızla, aynı kararlılıkta mücadele etmeye devam ediyoruz. Ben sizler aracılığı ile de kurucumuz Rahşan Hanım ve Liderimiz Bülent Ecevit e Allahtan tan rahmet diliyorum. Mekânları cennet olsun. Genel Başkanımız Önder Aksakal, Genel Başkan Yardımcılarımız Murat Özbilge ve Hüseyin Kul ile yapılan istişareler ile tüm Türkiye genelinde olduğu gibi Bursa’mızda da bu sebeple Demokratik Sol Parti İl Örgütü olarak Setbaşı’ndaki Bursa Büyükşehir Kütüphanesi önünde Lokma Hayrı düzenledik ve bir hafta süreyle açık kalacak taziye çadırı kurduk. Bursa Halkı Rahmetli Rahşan hanım ve Bülent bey için de muhteşem duygularını dile getirdiler, destek imzaları verdiler. Halkımıza bu konuda sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Bu etkinliğimize katılarak destekleyen İl Başkanımız Hüseyin Cahit Akıncı, Nilüfer İlçe Başkanımız Minüre Banuş, İznik Başkanımız Nurdan Bilgin, Yıldırım İlçe Başkanı Veli Çalışkan, Yıldırım İlçe Başkan Yardımcılarımız Filiz Adsay Yıldız, Sevil Sekizkardeşler, İl Yön. Krl. üyelerimiz Faysal Akın ve Ziya Kepelek’e ve emeği olan herkese de ayrıca çok teşekkür ediyorum.”
PROJELERİMİZİN ÖZÜNDE 
ATATÜRK ANLAYIŞI VAR

“Partimizin projelerini ‘Cumhuriyet kent umudum’ başlığı altında toplayabiliriz” diyen Seskır, “Bunları; sevgi kent, halk kent, güneş kent, üret kent, köy kent, bilim kent, teknokent, doğa kent ve kültür kent’’ v.b. başlıklar altında toplayabiliriz. Projelerimizin  özünde Atatürk anlayışının yattığını onurla söylemeliyim. Kentlerde maalesef sevgisizlik hâkim. İkinci madde de halkımızın direk yönetime katılmasını sağlamayı amaçlıyor. Tekno kent ve bilim kent de bilim ve teknolojinin hakim olduğu, hurafelerden arındırılmış bir ortam hazırlamayı amaçlamaktadır” dedi.
ULAŞIMDA KATLI KAVŞAKLAR
Kültür kent ve diğer projeleri de anlatan Seskır, “Anadolu kültürümüzün zenginliği malum. Bizler Yeşil Bursa olarak anılan fakat günümüzde gelişen dünya ve kent merkezli ihtiyaçlarla bu özelliğini kaybetmeye yüz tutmuş şehrimizde, Yeşil’i Arttırmak ile birlikte Bursa’ da kültür ve sanatın hakim olacağı bir anlayışı benimseyeceğiz. Güneş kent ise güneşimizden faydalanıp, göreve geldiğimizde güneş parkları kurup, bu kenti güneşle ısınır konuma getirmeyi amaçlıyoruz. Üretimden yana olan bir partiyiz. Üret kenti o yüzden önemsiyoruz. Ayrıca ulaşımda katlı kavşakların yanında hava rayı da Bursa’ ya getirip, bunu turizmle entegre edeceğiz. Bunların hepsi hedef yapılırsa olabilecek projeler, yeter ki istensin” diye konuştu. 
AÇLIK SINIRI VURGUSU
Seskır şöyle devam etti: “Bu gün hala değiştirilmeye çalışılan çalışma yasalarını 1962 yılında işçiler için çıkarılan, köylümüze taban fiyat uygulamasını başlatan, emeklinin yaşam sürecini devam ettirebilmesi için maaşlarını düzeltmeye çalışan ve ne zaman ülkenin başı sıkışsa kendisine koşulan ve son nefesine kadar ülke menfaatlerini koruyan insan. Sevgili dostlar bu gün ülke ekonomisi batmış, Cumhuriyet in ilk yıllarından 2002 yılına kadar yapılmış tüm fabrikaları özelleştirme süreci ile birilerine peşkeş çekilmiş, limanları, oto yolları, köprüleri, akarsuları ve madenleri yine yabancılara satılmış. Çiftçiye mazot 7 TL ye yaklaşmış fiyatla verilirken sürat teknelerine, yatlara 1,5 TL ye verilip tarım bitirilmiş. Dünyada kendi kendine yeten 7 ülkeden biriyken saman ithal eder duruma gelmişiz. İşsizlik oranımız her gün artmış, neredeyse her 4 kişiden 1 i işsiz kalmıştır. Bütün komşularımız ile neredeyse düşman olmuşuz. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ten sonra ülkemize tek toprak parçasını kazandırmış olan kurumsal Genel Başkanımız Sayın Bülent Ecevit ten bu yana Ege Denizi’ndeki adalarımız bir bir elden çıkmış, sanayicimiz, küçük esnafımız kepenk kapatmaya başlamış, emeklimiz, memurumuz açlık sınırının altına düşmüş bir ülke.”
SİYASETE YENİ HEDEFLER KOYUYORUZ
“DSP olarak 2002 genel seçimlerinden bu yana parlamento dışında tutuluyoruz. Parlamento artığı bu anti demokratik seçim yasası kapsamında bu anti demokratik seçim yasası başta iktidar partisi, gerekse parlamentoda bunların peşine takılmış partilerin boş vermişlikleriyle yüzde 10 barajı geçerliliğini koruyor. Bu antidemokratik uygulama yurttaşlarımızın benimsediği halde DSP ye oy vermesinin önüne ket vuruyor. Ellerinde bulundurdukları basın gücünü toplumun üzerinde bir baskı unsuruna dönüştürerek ortaya çıkan bu durumu aşmaya zorlanıyoruz ama DSP’liler zoru sever. Rahmetli Bülent ve Rahşan Ecevit’lerin bu partiyi ilk kurduğu yılları hatırlayın. Bir bodrum katında 12 Eylül darbecilerinin baskıları altında, DSP’lilerin bir paket sigara paraları katkılarıyla bu parti kuruldu. Tüm bu zorluklarla önce parlamentoya girmiştir DSP, daha sonra solun 1. Partisi olmuş, 1999 seçimlerinde de tüm Türkiye’nin 1. Partisi olarak devleti 3 kez yönetme olanağı elde etmişti. Bu günde aynı inanç ve  kararlığı elde ettiğimizi söyleyebilirim.”