BURSA
Giriş Tarihi : 13-02-2020 01:04   Güncelleme : 13-02-2020 01:04

Bulanlar Kınalı Kar Konağı

Meşhur Kınalı Kar Konağı’nda, tarihle ve doğanın muhteşem güzellikleri içerisinde eşsiz hizmetler sunan işletmeci Mustafa Bulan ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Bulanlar Kınalı Kar Konağı
• Öncelikle merhabalar  Mustafa Bey bizleri bu güzel, tarih kokan işletmenizde konuk ettiğiniz için öncelikle sizlere teşekkür etmek isterim. Sizi tanıyarak röportajımıza başlayalım isterseniz?
Merhaba, ben Mustafa Bulan. 1979 Bursa doğumluyum. Bursa’nın Yaylacık Köyü’ndenim. Hayatım ticaretle geçti, Allah da ömür boyu çalışmayı nasip etsin. 2002-2003 yılları arasında “Kınalı Kar” dizisinin başlamasıyla birlikte 2000’li yıllarda biz burayı aldık. İlk olarak ‘Kınalı Kar Konağı’ dizisinde, ardından “Yeşeren Düşler” dizisinde kullanıldı. Bunun haricinde Çanakkale belgeselinde kullanıldı. Kenan İmirzalıoğlu’nun başrollünü paylaştığı “Uzun Hikâye” filmi çekildi yine burada. Ünlü firmaların katalog çekimleri olsun, Ülker çikolatanın reklamları olsun  vesaire  saymakla bitmeyecek projelere imza atıldı burada.
UNESCO YOKKEN, BİZ BURADAYDIK..
 
• Peki, Mustafa Bey burası için bir nevi stüdyo diyebilir miyiz?
Tabi, kesinlikle. Şimdi insanlar artık tarih arıyorlar, yol kenarına bir baraka yapıp işletme sahibi olabilirsiniz, fakat insanlar dediğim gibi tarihi bir dokunuş görüp onu hissetmek istiyorlar. Biz burayı mümkün olduğunca yenilemeye çalışıyoruz fakat bu çalışma daha çok restorasyon çalışması olarak ilerliyor. Büyüyü bozmamaya özen gösteriyoruz. Zaten biliyorsunuz ki burası birinci derece sit alanı ve Unesco  Tarihi Miraslar listesinde olan bir yapı. Unutulmaması gereken bazı detaylar var. Bunları da hatırlatmak isterim. Biz Cumalıkızık’ın tanıtımını yaparken Unesco  yoktu. Biz fuarlarda gezerken Unesco yoktu. Biz Cumalızık’ı Cumalıkızık yaparken Unesco yoktu. Bazen Unesco’yu önümüze sürüyorlar da, kızdığım noktalar oluyor. Unesco benden bir geri durmalı bence. Ben fuar fuar gezerken, stand açarken Türkiye’ye kendimi tanıtmaya çalışırken Unesco yokken, şimdi bazen bana Unesco dendiğinde biraz kızıyorum bu noktada ama Unesco’nun da olması lazım muhakkak.
KINALI KAR’I HERKES TANIYOR, BİLİYOR..
• Peki, Mustafa Bey işletme sahibi olduğunuz bu konakta ne gibi hizmetler veriyorsunuz?
 
Biz burada sabah kahvaltısı, öğlen yemeği, akşam yemeği ve konaklama hizmetlerini veriyoruz. Bizim yaptığımız hizmetler Türkiye’yi aşıp dünyaya yayıldı diyebiliriz. Dünya da herkes burayı Cumalıkızık-Kınalı Kar olarak biliyor. Burada da sosyal medyanın gücü devreye giriyor. Ufak bir detay vereyim. Kapıda duruyorum, gelen misafirlerin elinde benim kapıdaki turizm belgesinin resmini çekmişler “burası orası mı?” diye soruyorlar, kelimeleri çeviremedikleri için. Bakıyorum kapıdaki resmimizin aynısı. Evet burası diyorum. Gelen misafirlerde tabi sosyal medya, instagram, facebook bir hayli yaygın. Buralara geldikten sonra sanal ortamda yayıyorlar. Bizde bu sayede daha fazla duyulmuş oluyoruz, nam salmış oluyoruz. Harici olarak tur acenteleriyle bir işbirliğimiz var. Türkiye’nin her yerinden acenteler geliyor. Gün içerisinde gerçekleştirmiş olduğumuz kültür turları mevcut, bunun haricinde kişisel turlar gerçekleştiriyoruz. Gelen taleplerden ve yoğun ilgiden dolayı çok memnunuz. Bizim için iki şey çok önemli; Kalite ve Hizmet. Çünkü kaliteni ve hizmetini  bozduğun an müşterini kaybedersin. O yüzden bu iki detayı çok iyi hatırlayıp unutmamak gerekiyor. İnsanlar artık kalite ve hizmeti bulabileceği yerleri gidip görmek istiyor ya da o noktalara talepler daha çok artıyor. Herkes kahvaltı verebilir, herkes iş yeri açabilir ama kaliteyi ve hizmeti iyi veren işletmeler ayakta kalır. 
 
TARİHİMİZİ VE KALİTEMİZİ SUNUYORUZ!!
Bu bir gerçektir... Cumalıkızık’ta kalite ve hizmet konusunda iddialıyız. Zaten aldığımız arz talep dönüşlerinden de bunu görebiliyoruz. Sizlerde çok iyi biliyorsunuz bazen köyümüzle ilgili sıkıntılı haberler gündeme geliyor. Biz burada işletme olarak marketlerle çalışmıyoruz dolayısıyla market ürünleri de kullanmıyoruz. Ballarımız sertifikalıdır ve dünya balları olarak geçmektedir. Dünya da birinciliği olan Bingöl dağlarının yayla ballarını kullanıyoruz. Yine aynı şekilde Marmaris’te dünya birinciliği olan çam ballarını ve kestane ballarını kullanıyoruz. Dediğim gibi kalite ve hizmet benim için önemli olduğundan dolayı ben beğenmediğim hiçbir ürünü burada kullanmıyorum. Bursa’nın yerlisi olduğumuz için babam köyleri gezip zeytinin en iyisini, peynirin en iyisini buluyor. Kalite çok önemli. Reçellerimizi her sezon kazan kazan kaynatıp kendimiz yapıyoruz. Her meyvenin sonuçta mevsimi var, sezonu var. Bir noktaya daha değinmek istiyorum. Bazı işletmeci arkadaşlarımızın, kaliteyi yüksek tutup bunu fiyatlara yansıtınca müşteri kaybına uğrarsak diye bir korkusu var. Eğer sen malın ederini veriyorsan ve o konuda müşterine o güveni verip memnuniyeti sağlayabiliyorsan müşteri kaybına uğramazsın. 
 
 CUMALIKIZIK ÇOK ÖZELLİKLERİ OLAN BİR KÖY..
Hiçbir zaman insanlar damağına hitap eden kaliteli mala hayır demez. Kaliteli müşteri kalıcıdır, ucuz müşteri geçicidir. Bize kalıcı müşteri lazım. Kalite her zaman müşteriyi çeker. Biz işletmeciler olarak Cumalıkızık’a gelen müşterilerimize tarihi ve kaliteyi
sunuyoruz. Tarihi güzelliğin yanı sıra doğal güzelliği de var köyümüzün. O da Uludağ’ın havası. Bundan dolayı da çok ferah bir yerdir. Müthiş bir hava vardır, Uludağ’ın oksijeni çok farklı. Ayrıca yüksek yapılanmaların olmadığı tarihi bir mekân olduğundan dolayı deprem açısından da korkmadan gezebileceğiniz bir köydür  Cumalıkızık. Şimdi gidiyorsunuz, bazı yerlere  8- 10-12 katlı binaların altında işletmeler, beni  buradan işletmeci arkadaşlarımız yanlış anlamasınlar. Keşke onlarında hizmetlerini verecekleri güzel yerler olsun ama, bizim bir artımız bu ve bunu da öne çıkartmak isterim. İki katlı binalar burada hep ve ahşaplar ve de esneyebiliyorlar kırılma riski yok. 
 
CUMALIKIZIK İÇİN ÇOK ÇALIŞTIK..
• Çok güzel. Sizin de belirttiğiniz gibi Mustafa Bey Cumalıkızık Köyü, Kınalı Kar dizisinden sonra bir popülarite elde etti. Peki, şuanda sizin bu popülariteyi kaybetmemek ya da oluşan bu ünü devam ettirmek adına yaptığınız çalışmalar var mı?
 
Tabi ki de. Cumalıkızık’ı devamlı tanıtmaya çalışıyoruz. Daha yeni İstanbul Fuarına katıldık ve sürekli olarak fuarları gezip köyümüzün tanıtımını yapmaktayız. Fuarların haricinde kendimizde bireysel olarak illerimizi gezip broşürlerimizi dağıtıyoruz ve orada ki acentelerle görüşmeler yapıyoruz. Bayağı bir hizmetimiz oldu 2000’li yıllardan itibaren. Bunların  bilinmesi için değil,  herkesin görüp  yapması gerekiyor. Bu  Cumalıkızık sadece  Cumalıkızık değil. Burası tarihi miras dedim ya kaliteli kahvaltının olduğu yer, insanların güzel bir gün geçireceği yer. Burada bazı değerleri koruyup kollamamız gerektiğine inanıyorum. Bunları da müşterilerimize anlatmak isteriz, yani Cumalıkızık’a gelmek için bana geçerli sebepler neler diye sorulduğunda. Temiz havası, bol oksijen, tarihi doku, kahvaltıda ki kalite, hizmet kalitesi vesaire vesaire . Bunları detaylı olarak insanlara anlatabilmemiz önemli. İşte fuarlarda da bunları yapmaya çalışıyoruz yıllardır. Çoğu şeyi  güzel aştık, eksikler var mı?. Evet. Nasıl bugün telefonlara, bilgisayara güncelleme atıyorsak, sistematik olarak turizme de güncelleme atmamız lazım. Bizim burada ki amacımız Bursa’ya turizmi tam anlamıyla oturtmak. Tarih şehriydi şimdide turizm şehri olsun. Bursa halkı, Bursa’daki esnaf para kazansın. Ama kaliteli hizmet yapmayı da unutmasın. Hizmetini güzel yaparsa gelen misafirler burada memnun kalırsa para harcarlar bu unutulmasın. Para harcarlarsa harcanan para Bursa ekonomisine, Bursa ekonomisi Türkiye ekonomisine fayda sağlar.
 
 TEK BİR MUHATAP OLMALI .!!!
Daha önce bir röportajımda da söylemiştim;” Tek bir kafa, muhatap, istiyoruz. Şuna git, oraya git olmuyor. Biz ilimiz ve köyümüz için turizmi ilerletmeye çalışıyoruz fakat karşımızda tek bir muhatap merci bulamıyoruz. Belediyeye gidiyoruz ayrı bir turizm bölümü, ilçe belediyesi ile atıyor, il turizm müdürlüğüne atıyor, turizm müdürlüğü Unesco’ya atıyor. Muhatap bulamıyoruz. Turizm konusunda tek bir  birim oluşturulup bütün sorunların çözüm noktasının orası olması lazım. Gelen misafirlerimizin Bursa’da gezdik, Cumalıkızık’ta  gezdik, Uludağ’da gezdik, Gölyazı’da gezdik, Tirilye’de gezdik çok memnun kaldık, diyerek gitmelerini arkadaşlarını, dostlarını yine Bursa’mıza göndermelerini sağlamayı başarmamız lazım diye düşünüyorum. Son olarak bütün insanlarımıza sağlık, sıhhat, afiyet ve esenlikler diliyorum.