Advert
Advert

Bugün günlerden TOFAŞ!

Sevgili Dostum Murat Kuter’in telefonu ardından gelen TOFAŞ Basınla İlişkiler Yöneticisi Zeynep Subaşı’nın davet iletisine icabet edeceğimi bildirdim ve klasik bir basın toplantısına katılmak üzere TOFAŞ A.Ş. sosyal tesislerine geldim.

Bugün günlerden TOFAŞ!

 

Osman GÜRÇAY

1971 yılında başlayan yolculuğun bugün nelere geldiğini dinlerken, kuruluşunu bilen biri olarak kendimi zaman yolculuğu yapmış hissettim. 1971’de sıfır yan sanayi ile yıllık 20 bin otomobil olarak planlanan ve başlanan üretimin bugün 350 bin m2 karesi kapalı olmak üzere 1 milyon m2 üzerinde kurulu tesiste yıllık 450 bin kapasiteye ulaşıldığını gururla öğrendim.

Akın Aydemir bize sadece ARGE’de çalışan 700 beyin ile yeni tasarımlar ve iyileştirmeler peşinde koşan ülkemizin en büyük kurulu kapasitesine sahip ve 2016 yılında kendi rekorunu kırarak 385 bin aracı bantlarından çıkaran ve yüzlerce tedarikçisi ile birlikte yaşayan bir devi anlatıyordu.

Orta ölçekli bir ilçe nüfusu kadar olan çalışanı toplamı 10 bin ve bunun sekiz bin üç yüzü mavi yakalı olan yan sanayi ve tedarikçileri ile birlikte yine orta ölçekli bir il nüfusunu yakalayan TOFAŞ, üretiminin yüzde 30 unu iç pazarda satıyor, yüzde 70’ini ise ihraç ediyor. İhracatının yüzde 55’i AB ülkelerine olmak üzere 80 ülkeye ürün satıyor.

 Skoru çoktan 5.0 yapmışlar bile…

TOFAŞ’ın Crysler ile nikâhından sonra dünya çapında kurulu 180 fabrikanın içerisinde aldığı çevreci, iş güvenliği ve enerji verimlilik ödülleri ve üretim metot anlayışları ile seçilen 5 altın fabrika içerinde ilk üçte yer alması her 55 saniyede bir otomobil üreten bir sistemin kalite sürdürebilirliğinin kanıtı olarak gördüm. Bir takım üretim teknik kavram kalıplarının peşine takılmadan, kendilerine özel uyguladıkları operasyonlar ile 4.0’ı çoktan aşıp skoru 5.0 yapmışlar bile… 

Fabrikayı gezmek…

Akın Aydemir’in sunumu bittiğinde toplantının da bittiğini düşünmüştüm ki; önce güvenlik diyen bir ekip salona girdi ve hepimizin ayakkabılarına çelik burunluk, kaynak çapak gözlüğü ve güvenlik yeleği giydirerek, üretim alanında uyulması gereken kuralları anlattılar.

55 saniyede 1 otomobil üreten tesisi gezecektik. Dahası bu dev tesisin en mahrem noktalarında nefes alacaktık. Bir anlamda saç ruloların kesimi ile başlayan sonunda bütün albenisi ile ‘Ezber bozan’ EGEA’nın doğumuna tanık olacaktık. Üretimin bir parçası olacaktık. Bunları düşünmenin bile verdiği heyecanla yola koyulduk.

Kalıp

 Türkiye’deki en büyük kalıp üretim tesislerinden birine sahipler. Egea’da olduğu gibi kendi kalıplarını üretiyor ve yeni bir proje üzerinde çalışmadıklarında FCA’nın çeşitli modelleri için kalıp yapıyorlar. Belli bir proje üzerinde çalışmıyorken diğer OEM'ler (Orijinal Parça Üreticileri) için de kalıp üretimi gerçekleştiriyorlar.

Pres

  Fabrikada beş adet tam otomasyonlu yüksek tonajlı pres hattı var. Araçların tavan, yan duvar, motor kaputu, kapı gibi büyük ebatlı tüm sac parçaları burada üretiliyor.. Bir pres hattında dakikada 13 parça ve toplamda günde 50 bin parça üretiliyor.

 Gövde

  Gövde atölyesinde üç adet ana üretim hattı var. Burada EGEA hattında yüzde 95 diğer hatlarda ise yüzde 75 otomasyon üretim var.  Sadece gövde hattında 750 adet robot ile 1768 farklı gövde tipi üretimi gerçekleştiriyor, uygunluğu denetleniyor ve montaja gönderiliyor. İnanışlmaz bir hızla çalışa robotları izlerken başım dönüyor.

Montaj

2 adet montaj hattı var (Doblo ve Minicargo/Linea ve Egea hattı). Şu anda günde 1500 adet araç üretiliyor. Her istasyondaki kalitenin garanti edilmesi çok önemli olduğundan hat üzerinde birçok hata tespit sistemi kullanılıyor. İnsan emeğinin en çok kullanıldığı yer montaj hattı oluyor. Burada çalışanlar ile konveyor bant arasında amansız bir yarış var ve bütün yarışlar eş zamanlı olarak berabere bitiyor.

Montajın bittiği yerde gururla çıkan TOFAŞ armalı otomobiller gün ışığına kavuşarak dünyanın dört bir yanında olan  kullanıcılarına doğru yola çıkıyor.

Birkaç on tane futbol sahası büyüklüğündeki bu dev tesisi adım adım gezdikten sonra sanayi ve üretim algılarım değişti. Türk mühendislerinin ders alma döneminin çoktan bittiğini ve özellikle otomotivde teknoloji gurusu kabul edilen ABD ‘ye model olduğunu duymak beni ülkem ve kentim adına gururlandırdı.

 ARGE

Arge’de bizi EGEA Model Müdürü Hakan Türkmen karşıladı ve uzun yıllar bir masa bir PS olarak algıladığımız ARGE hakkında bilgiler verdi. Elbette burada da ezberlerimizi bozduk. 1994 yılında üretimdeki modellere problem çözme desteği verme ve ürün devreye alma misyonu ile kurulan ARGE, bugün  son 10 yılda cirosunun yüzde 3’ünden daha fazlasını Ar-Ge harcamalarına yatıran,  700 çalışanı ve 45 milyon Euro’luk altyapı yatırımıyla Fiat Chrysler Automobiles’ın Avrupa Bölgesi’nde en büyük 2 Ar-Ge merkezinden biri olmuş. Yaklaşık 7 bin metrekarelik ofis alanı ve 11 bin metrekarelik laboratuvar alanı bulunan Ar-Ge Merkezi’mizde dünyanın her bölgesindeki müşteri ihtiyaçlarını tam anlamıyla karşılayan heyecan verici araçlar ve teknolojiler üretmek hayali ile çalışıyorlar.

Finale beş kala

Gördüklerim, duyduklarım ve yaşadıklarım bana kulağa hoş gelen bir  babayiğit’in arandığı cümlesinin için boş olduğunu gösterdi. Büyük teknoloji, kalite, ürün çeşitliliği, bilgi birikimi, bilinen ve saygın marka olmadan otomobil üretmenin mümkün olmadığına tanık oldum. Hatta TOFAŞ CEO’su Cengiz Eroldu’nun birlikte mükemmel bir prototip üretebiliriz ne dersin teklifini duymamazlıktan geldim.

Şaka bir yana üretimin bu kadar yoğun ve kaliteli olması, AB’ye araç ihraç etme özgüveni ile ülkemde denizin bitmediğini gördüm.

VE PATRONLA BULUŞMA

Üretimde mesaimiz bitince, iş takımlarımızı teslim edip veda edeceğimizi düşünürken, bizi uğurlamaya CEO Cengiz Eroldu geldi ve öğle yemeği paydosunda bile bizi çalıştırdı. Üretimde hatasız çalıştığımız ve ürettiğimiz otomobiller için teşekkür edip bizlerle gurur duyduğunu söyledi ve…

 “TOFAŞ Tek Başına Bursa İhracatının Yüzde 25’ini Oluşturuyor”

Bursa ekonomisinde TOFAŞ’ın payına bakacak olursak enteresan rakamlar görüyoruz. Bursa’nın toplam ihracatının yüzde 65’ini otomotiv sektörü oluşturuyor. Bu yüzde 65’in yüzde 39’unu TOFAŞ olarak biz gerçekleştiriyoruz. Bursa’nın toplam ihracatı 13 milyar dolarken TOFAŞ’ınki de yine 3.2 milyar dolar. Bu rakam da yüzde 25’lik bir orana denk geliyor. Sonuç olarak TOFAŞ tek başına Bursa’nın yüzde 25 ihracatını gerçekleştiriyor. Türk otomotiv sanayinin üretim ve ihracat olarak yüzde 25’ini de biz oluşturuyoruz. Yani Türkiye’de üretilen her dört arabadan bir tanesi Bursa’da TOFAŞ fabrikasında üretiliyor ve ihraç ediliyor. Bir diğer konu da Türkiye’de 300 adet Ar-Ge merkezi var, dedi.

Ve şöyle devam etti.

TOFAŞ olarak, son üç yılda yaptığımız yatırımlar 1.1 milyar Euro’yu buldu. Bu yatırımlar ile fabrikanın teknoloji ve kalite seviyesi çok yükseldi. OSD’nin yayınlandığı yıllık otomotiv rakamlarını alt alta koyduğumuz zaman, Türkiye’de otomotiv sektöründe son 10 yılda 10 milyar dolar tutularında bir yatırım yapıldığını görüyoruz. Bunun 3 milyar dolarını TOFAŞ’ın yaptığı yatırımlar oluşturuyor.

Yeni Nesil TOFAŞ projesi

Biz Bursa’yı bir basketbol şehri haline getirmek istiyoruz. Bu sezon maçlarımızda, TOFAŞ Spor Salonundaki doluluk oldukça yüksek. Bursa’nın Basketbol meraklılarını aileleriyle beraber ağırlamaktan, sosyal hayata değer katıyor olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Ayrıca geçen yıl yeni bir proje başlattık. Yeni Nesil TOFAŞ ismini verdiğimiz proje ile spora erişimde fırsat eşitliği yaratmayı hedefliyoruz. Proje çocuklara, spor eğitiminin ötesinde, hayatın her alanında başarılı olmalarına yardımcı olacak bir kültür ve bakış açısı kazandırmak üzere hayata geçirildi.

Dedikten sonra ilk EGEA’YI banttan birlikte çıkardığımız Rahmetli Mustafa Koç’u ve vizyonunu rahmet ve minnetle andı.

Bu inanılmaz günü öyküsünden hafızamda kalan birkaç öyküyü yazdım. Oysa Oto test merkezinden tutun, çalışanların mutluluğuna kadar onlarca öyküyü başka bir yazıma malzeme olacak şeklide belleğime kazıdım

TOFAŞ
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500