Advert

Bir Türk'e gönül verdim

Rusya'nın en seçkin okullarında eğitim gördü. Bir Türk'e aşık oldu. Her şeyi geride bıraktı. Aşkı için çok çileler çekti ama hiç vazgeçmedi. Yeri geldi ırgatlık yaptı. Eşini kaybetti şimdi kızı ve klasik nağmelerle hayata bağlıyor kendini.

Bir Türk'e gönül verdim

Haşmet DEMİRBİL-Ahmet KUNDAKCI

Şadmanova Zülkhümar'ın keman nağmelerini yıllardır özel açılış ve sene sonu okul etkinliklerini minik öğrencileriyle bir rüya alemi hissettirecek konumda dinledik, izledik... Öyle bir yaşam öyküsü var ki Zülkhümar'ın onu bu özel günde 14 Şubat'ta okuyucularımızla paylaşmak istiyoruz. Biz sorduk o da yanıtladı:

ZÜLKHÜMAR…

21 Mart 1967'de Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te dünyaya geldim. Sanatçı bir ailede büyüdüm. O yüzden müziğe yeteneğim var. Keman yarışmalarına ailemin desteği ile 10 yaşından itibaren katılıp, hep birincilik dereceleri aldım. Çeşitle televizyon programlarında harika çocuk olarak tanıtıldım. 1976 Eylül ayından itibaren Başkent Müzik Lisesi’nde piyano, keman, solfej eğitimlerine başladım. Matematik, tarih, müzik, sanat tarihi, orkestra eğitimi gibi derslerimi tamamladım. Babam dünyaca meşhur bir müzisyendi. Devlet Opera ve Balesi Orkestra şefi Süleyman Shadmanov ve annem tiyatro sanatçısı ve devlet koro solisti olunca beni hep sanat günlerinde desteklemişler ve Moskova Konservatuarı’na göndermişler ve başarılı bir mezuniyet yıllarında Türk, Rus, Özbek çocukları ve kültürleriyle sorunsuz mutlu birer arkadaşlık yılları yaşamıştım.

  • 20 yıldır körfezin çeşitli bölgelerinde resitallerinizi dinlerken, klasik müzik alt yapısı olmayanlar bile sizi izlerken büyük keyif alıyor. Sahnede kemanınızla sanki vals yapıyor ve devleşiyorsunuz. Günlük yaşamınızda çok mütevazı, sessiz görüntünüz, dürüst, paylaşımcı pozitif kişiliğinizle özel bir hayran kitleniz var. Türkiye'de yaşamaktan büyük mutluluk duyduğunuzu her fırsatta içten hareket ve konuşmalarınızla bizlere iletiyorsunuz. Bu duyguları bir de sizin ağzınızdan dinleyebilir miyiz?

Hayata her türlü sorunda pozitif bakmayı tercih ediyorum. Her zaman Rusya ve Özbekistan'daki eski görkemli yaşantımı özlemek yerine doğa köşesi olan bu bölgede sağlıklı günlerim için Allahıma şükrediyorum. Emeklilerin yerleştiği bu cennet köşede vaktini evlerinde geçirenlere şaşırıyorum. Sanatçılara ilham kaynağı olan doğal bir cennetten bir köşe de yaşamaktan mutluyum. Bizim gençlik yıllarımızda devlet tarafından güzel sanatlar eğitime yönlendiriliriz. Başarılı gördükleri kimliklere de sonuna kadar destek verirler. Özellikle 6-10 yaş gurubu kaybedilmemiş dahilerdir. Türkiye’de aile büyükleri kendi özentilerine göre baskı yapmayıp Özgür bıraksalar gençlerimizden müzik, resim, spor dalında başarılı gençler çıkacak. Özentili yaklaşınca sonuna kadar eğitimi tamamlamıyorlar. Halbuki sanatla uğraşanların derslerindeki başarıları, yaşıtlarınla paylaşımı, sosyal özgüveni, hayata bakış açıları farklı ve başarılı mutlu bir çocukluk yıllarını yaşıyorlar.

  • Moskova’da bu kadar başarılı ve mutlu bir kimlikten sonra bir aşk uğruna Türkiye’mizi tercih ediş öyküsünü de biraz değinebilir miyiz?

Okul yıllarımda Türkiye sevgisiyle romantik bir kişiliğim oluştu. Bu nedenle bir Türk'e yani Edremitli Ali Mersin'e aşık oldum. 17 yıllık müzik kariyerimden vazgeçerek aşk evliliği yaparken bir anda 7 çocuğa annelik, 5 toruna da babaannelik yaparak, baraka gibi evlerde hatta açlıkla mücadele ederek evlilik yaşantımı devam ettirirken, eşim İnşaat işçiliği, garsonluk gibi çeşitli iş dallarında ağır şartlarla çalıştı. 2015 yılı ekim ayında vefat etti. Şimdi yaşam mücadelesinde kemanımla eğitim vererek veya çalarak 16 yaşımdaki kızıma istikbal ve kariyer sahibi olması için mücadele ediyorum. Yıllarca yurt dışı mezuniyet belgelerimi Türkiye şartlarına göre denkleştirme için mücadele verdim. Dünyaca ünlü bir keman virtüözü olarak tanıtılmıyorum. Sanki vaktimi boş geçmesin bazı derneklerde ücretsiz ders verme teklifleri beni üzüyor. Her emeğin bir bedeli vardır. Tüm bilgilerimi aktarmak hatta bir müzik okulu kurulup yönetmek, yararlı olmak istiyorum ama elimden tutan yok. Ben eğitmenim bilgim hobi düzeyinde değildir. Yaşam şartlarında büyük gelir özentim yok fakat gelire ihtiyaç duyuyorum. Milli eğitim veya belediyeler bunu doğal kabul edip bana görev verebilirler sadece yakınen tanıyanlar bazı çocuklarını göndererek özel ders aldırıyorlar. Gönlüm 7 den 70 yaşına kadar bir öğrenci gurubuna yararlı olacak şekilde eğitim vermek istiyorum. Bununu için Türkiye'nin her hangi bir bölgesinden gelecek ciddi tekliflere açığım, tekrar ediyorum sanat için doğdum, Rusya'da eğitildim ve tüm bilgilerimi yeni dahi çocukların keşfedilmesi için paylaşmak istiyorum, Sanat dolu mutlu günler temenni ederken, çocuklarımızın yaşamları müzik nağmeleri gibi coşkulu ve renkli geçmesini arzuluyorum.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500