Advert

Bilgisayar çıktı ‘arzuhâl’ bozuldu

25 yıldır arzuhâlcilik yapan Fahrettin Özden, hâlâ adliye çıkışında eski daktilosuyla dilekçe yazmaya devam ediyor. Mesleğinin teknolojiye direnemediğini belirten Özden, “Artık herkes kendi dilekçesini bilgisayarda kendisi hazırlıyor. Bazen siftah bile yapamıyoruz” diyor.

Bilgisayar çıktı ‘arzuhâl’ bozuldu

 

Funda AVCI

Eskiden adliye binasının çevresinde sıralanan arzuhâlciler, diğer adıyla 'yazıcılar' gerek gelişen teknoloji gerekse mevzuat değişiklikleri nedeniyle gitgide azaldı. Bu iş çok az sayıda kişi tarafından yapılır hale geldi. Bunlardan biri de 66 yaşındaki Fahrettin Özden… Özden, hemen adliye çıkışına koyduğu küçük bir masa, iki sandalye ve eski daktilosuyla teknolojiye direniyor. Tam 25 yıldır Bursa Adliyesi önünde ‘arzuhâlcilik’ yaptığını söyleyen Fahrettin Özden, “Vatandaşın derdini dinleyip, bir nebze de olsa yardımcı olabiliyorsam, ne mutlu bana” diyor.

“MESLEĞİMİ ÇOK SEVİYORUM”

Arzuhâlciliğe başlama hikayesini ise şöyle anlatıyor Fahrettin Özden: “25 yıldır arzuhâlciyim, emekli memurum. Bursa’da askeriyede memurken başladım. Emekli oldum yine de bu mesleğe devam ediyorum.  Çünkü mesleğimi çok seviyorum, daktilomun tuşlarına dokunup yazmayı çok seviyorum… Sabah saat 08.00’de başlıyorum, akşam 16.30’da görevimi bitiriyorum ve evimin yolunu tutuyorum. Bir memur hayatını da burada sürdürüyorum. Hiç gocunmadan, yorulmadan, nedeni ise ortada, çünkü bu mesleği seviyorum.”

İzin dilekçelerinden  dava dilekçelerine…

Arzuhâlciliğe bir arkadaşının izin dilekçesini yazarken başladığını anlatan Fahrettin Özden, şöyle devam ediyor: “Arkadaşlarımın izin dilekçelerini yazarken yavaş yavaş bu mesleğe merak sarmaya başladım. İzin dilekçeleri derken, vizite kağıtları, iş başı kağıtları, en son da boşanma, dava dilekçeleri geldi önüme… Bunun da üstüne avukatlardan da biraz bilgiyi alınca, bu işi daha da ilerlettim. Şimdi bir avukatın bilgilerine sahibim.”

Bazen siftah olmuyor

Her türlü dilekçeyi yazdığını belirten Fahrettin Özden, "Veraset ilamları, tapu için isim soy isim tashihleri, intikal beyannameleri ve en çok da boşanma dilekçeleri yazıyorum. Bu iş emekli işi… Buradan sağlanan gelirle ev geçindirilmez. Günde 3-4 dilekçeyi geçmiyor. Öyle zaman oluyor ki, hiç siftah etmeden geçirdiğimiz günler oluyor ama yine de ben işimi seviyorum. Bugüne kadar hiç bilgisayar kullanmadım. Ama bilgisayar çıktıktan sonra vatandaş kendi dilekçesini kendisi yazmaya başladı. Eskisi gibi para kazanamıyoruz. Ama ben sağlığımı sıhhatimi buraya borçluyum. Ben burada iş olsun olmasın çok mutlu oluyorum" diyor.

Kar yağmur çamur demeden…

Bursa’da elle sayılabilecek kadar az arzuhâlci kaldığını dile getiren Fahrettin Özden, şöyle konuşuyor: “Teknolojinin ilerlemesi ve bilgisayarın günlük yaşantımızda yer almaya başlamasıyla birlikte işlerimiz çok düştü. Eğitim düzeyinin artması da işlerimizi olumsuz etkiledi. Her evde bir bilgisayar ve üniversite mezunu var artık. Eskiden eğitim seviyesinin düşük olması nedeniyle vatandaşlar ne yapacaklarını bilmedikleri için bize başvururlardı. Ancak şimdi herkes kendi işini kendisi yapıyor, bu iyi bir şey tabii ki ama mesleğimiz yok oluyor, bitiyor, bu durum da ayrı bir acı… Burada çok az kişiyiz, üç kişi ya çıkar ya çıkmaz… Ben hep buradayım, kar yağmur çamur demeden her mevsim hizmet veriyorum.”

Benden sonra bu  işi yapan çıkmaz

“Teknolojiyle benim hiç ilgim yok. Cep telefonu dahi kullanmıyorum. Teknoloji ürünlerini sevmiyorum; kulağa da, beyne de çok zararlı” diyen Fahrettin Özden, eski daktilosuyla gayet mutlu… Mesleği 2 yıl sonra bırakacağını belirten Özden, “Yaşım 66… Benden sonra gelecek nesil acaba bu işi yapacak mı diye düşünüyorum. Adliye de taşınacak, adliyenin Uluyol’dan taşınması ulaşım anlamında bence çok kötü olacak. Hizmet insanın ayağına giderse çok daha iyi olur ama insanlar hizmetin ayağına giderse çok zorlanacak” diye de ekliyor.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500

porno porn porno sikis sikis porno