Advert

Bayramda iki bayram yaşayacağız inşallah

Gerek ulusal, gerekse şehirler bazında alınan tedbirlerin meyvelerini verdiğini söyleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın “Bayramda 2 bayramı yaşayacağız inşallah” söylemine atıfta bulunarak, "Bu heyecanlandırıcı söylemin ardından da bilinmeli ki bizi yeni bir süreç bekliyor. Ve bu süreçte tedbirleri belki de aylarca elden bırakmayacağız" dedi.

Bayramda iki bayram yaşayacağız inşallah

Mehmet ÇETİNKAYA

Korona virüsten sonra yaşananlardan ders alıp yeni bir düzenleme ve standart koyma konusunda bir çalışmanız var mı?

Sayın Cumhurbaşkanımızın “bayramda 2 bayramı yaşayacağız inşallah” söylemi güzel bir söylem. Hepimizi heyecanlandıran bir söylem. Ancak şu aşikâr; bu süreçten sonra artık tedbiri aylarca yıllarca elden bırakmayacağız, artık o sarılmalar, öpüşmeler artık daha belirli düzeylerde olacak. Belki de bizim ülke olarak en büyük avantajlarımızdan bir tanesi suyla barışık bir ülke olmamız. Yemekten önce, sonra, tuvaletten çıktıktan sonra mutlaka yapılan temizlik. Bizde bu tip özellikler var mesela. Bunlar bizim için avantaj. Belediyeler artık her yaptığı faaliyeti sağlık çerçevesinde ele almak zorunda. Bu bir parkta oturma bankı olabilir, bu bir park veya yol olabilir. Hangi proje olursa olsun. Hiç önemli değil. Dolayısıyla bu ve benzeri süreçleri de ele almak zorundayız. Artık girenlerin ateşini ölçmek çok sıradan bir iş. Ekstrem bir şey değil. Yerel yönetimler olarak da üstümüze düşeni yapmamız gerekiyor.

Reklam, kira, ulaşım birçok gelir düştü. Bunların telafisi nasıl olacak veya diğer projelere nasıl yansıyacak Sayın Başkan?

Bu sorun Türkiye’nin değil dünyanın sorunu. Bizim de ötelediklerimiz oldu. Devam ettiklerimiz var. Avrupa Yatırım Bankasıyla dış kaynaklarla yaptıklarımızın hepsini devam ettiriyoruz şu an. Bunların ödemeleri çok ileriki tarihlerde zaten. Ama spor merkezi, kültür merkezi gibi uygulamaları 2 aydan 4 aya kadar ertelediklerimiz var. Altyapı çalışmalarında su kuyusu projelerimizde hiç sorun yaşamadık. Çok da güzel su bulduk. 50 kuyunun şu an 40 civarı bitti. Bursa su ihtiyacının yüzde 20’lik kısmına tekabül ediyor onu da söylemiş olalım. Dolayısıyla acil konuyla alakalı şeyler devam ediyor. Diğer konularda bir süre ötelemeler yaptık.

Özellikle tabii su gibi temel bir ihtiyacı 1 Nisan 2020’den itibaren endekse sokmuyoruz.  Ocak-Şubat-Mart en düşük kullanım aylarıdır. Onun yüzde 50’sini Nisan’a yansıtıyoruz. Mayıs’ta da yine o 3 ayın ortalamasını alıp fatura kesiyoruz. Kesilme 17 Temmuz 2020’ye kadar yok. Kesilenleri de açıyoruz. Bu zaten bakanlığın aldığı bir karar. Belediyenin bütün kiraları da 19 Mart tarihinden itibaren durdurduk. Dükkân, isterse açık isterse kapalı olsun. 4 milyon Bursa Büyükşehir Belediyesi, 1.5 milyon da iştiraklerinin toplamı 5.5-6 milyon civarında kira ediyor. Bu ciddi bir rakam. Aynı zamanda ilan reklam vergilerini de durdurduk. Kapalı alanlarla alakalı bir karar bu. Bunu da ilk söyleyen belediye başkanıyım ben.

BUSMEK’te neler yapılıyor bu dönemde? 

Eğitim uzaktan, destek gönülden. Öğretmenlerimizin 45 tanesi önlük ve maske üretiyor. Öğrencilerimizden ise lise ve üniversiteye hazırlananlar online olarak eğitimlerine devam ediyor. Meslek kursları ise genel anlamda beklemede.

Maske üretimi ve dağıtımını nasıl gerçekleştiriyorsunuz?

Bir kere kendimiz bir maske tüketicisiyiz. Evde bakım hizmetleri tüketiyor. Veteriner hekimlerimiz, hayvanat bahçesi çalışanlarımız, metro çalışanlarımız kullanıyor. Biz özellikle metrolarda ve otobüslerde dağıtıyoruz. Günlük kendi imkânlarımızla 10 bin, 10-15 bin de dışarıdan olmak üzere 25 bin maske temin ediyoruz.

Dezenktefe çalışmaları nasıl gidiyor? 

Vatandaşımız bir kere şunu çok net bilsin. Çöp konteynerinin dezenfeksiyonu bizimle alakalı değil, ilçe belediyeleriyle alakalı. Biz toplanan çöpü bertaraf etmekten sorumluyuz. Buna rağmen destek veriyoruz. Pazar yerlerinin denetimlerine destek oluyoruz. Amir belediye olmamız dolayısıyla herkes bizden bekliyor. Ben özellikle ilçe belediye başkan arkadaşlarımıza ısrarla pazar yeri dezenfeksiyonunu yapın diye söylüyorum. Özellikle pazar yerlerine zabıta takviyesi yapmak gerekebiliyor. Maske konusunda bilinç oluştu vatandaşlarımızda ancak maalesef bazen aceleci bir tavır olabiliyor. Bunu kontrol etmek gerekebiliyor pazar yerlerinde.

Yapılan dezenfektasyonların bir standardı ve yan etkileri var mı?

Şimdi dezenfektasyonla alakalı şöyle bir şey söyleyeyim. Aynı zamanda Türkiye Sağlıklı Kentler Birliğinin Başkanı olduğum için nüfusu 50 binin altında olan belediyelerimize dezenfektan malzemesi gönderdik. Eldiven, maske vb. şeyleri gönderdik. Dezenfektasyonla alakalı maalesef niteliğine bakılmadan birçok uygulama yapılıyor. Özellikle bir sitede veya apartmanda bir pozitif vaka çıkınca komple dezenfektasyon çalışması yapalım diye ortaya çıkıyor insanlar. Bu tip şeyler gelişti. O püskürten cihazı görmek her şeyi bitirecek sanıyor insanlar. Böyle bir algı var. Şunu da unutmamak lazım. Doğada zararlı bakteriler bulunduğu gibi faydalı bakteriler de var. Bu ilaçlar kimyasal ve alkol içerebiliyor. Bu uygunsuz bir uygulama olabiliyor. Daha ziyade bizim probiyotikli malzemeler kullanarak faydalı bakterilere zarar vermeden yapmamız gerekiyor bu uygulamaları.

Bununla beraber köpüklü suyla yıkayıp görüntü vermek gibi şeyler bu işin biraz şov boyutuna kaçtı artık. O yüzden şundan herkes emin olabilir. Bizim Sağlık İşleri Daire Başkanlığı’mızda bütün bu tespitler yapılarak alınan malzemelerle uygulamalar yapılıyor. Hatta biz siyasi parti gözetmeksizin 17 ilçemizin tamamına ilaç gönderdik. Ama maalesef hem Bursa özelinde hem de Türkiye genelinde bu uygulamayı görüyoruz. Bu kimyasalların doğaya verdiği zararları unutmamak lazım.

Gıda üretimi ve satışı yapılan yerlerin denetim çalışmaları ne durumda?

Marketler sıkıntılı. Belirli marketlerin indirim günleri var. Bu özel günlerde müthiş yoğunluk oluyor. Bu konularda market sahiplerinin de sorumlulukları var bunu da hatırlatmak istiyorum. Fahiş fiyatlarla alakalı şikâyet geliyor vatandaşımızdan. Genel söylemektense marka adı ve yeri verilirse gerekli müdahaleler yapılır.

Su tüketimi ve stoğu ne durumda?

Su tüketimi yüzde 18 arttı bu süreçle beraber. Bir sorunumuz yok bununla alakalı ama su oldukça kıymetli. 50 adet kuyu açacağımızı daha önce açıklamıştım. 40 civarında kuyu açıldı. Bursa'da herhangi bir sıkıntıya mahal vermeden sorunsuz bir yaz geçmesini hedefliyoruz.

Tekirdağ’dan Uludağ’ı görmeyi neye bağlıyorsunuz?

Bunu sadece 3-5 fabrikaya bağlamak doğru değil. Tabii ki sanayi çarklarının yavaşlamasının etkisi var ama özellikle havaların iyi gitmesinden mütevellit katı yakıt tüketiminin de azalmasının etkisi var. Beraberinde araç kullanımın düşmesinde de çok ciddi etkisi var. Bunu soluduğumuz havadan da gördüğümüz şekilden de çok net anlıyoruz.

Huzur evlerinde son durum nedir?

240 sakinimiz var. 14 gün esaslı çalışıyoruz. Şimdi 3. turu yapıyoruz. Huzurevi’nde alınan önlemler sayesinde ne çalışanlarda ne de yaşlılarda tek bir pozitif vakamız yok. En genci de 60-65 yaşında. 

Burulaş’ta bundan sonraki süreçte nasıl olacak? Zarar nereye kadar sürdürülebilir?

Bunun sürdürülebilirliği yok. Mart’ta 18 gün, 37 milyon zarar. Sağlıkçılara bedava helali hoş olsun. 1 Mayıs’tan itibaren de eczacılara bedava. Günde ortalama 1 milyon olan ulaşım rakamları 130-140 binlere düştü.

Normalleşme sürecine geçince tekrar 40 kişilik otobüslere 140 kişi biner mi?

Gerekli tedbirler alınacaktır.

Son olarak vermek istediğiniz bir mesajınız var mı Sayın Başkan?

Bundan sonraki süreçte artık çok daha dikkatli olmamız gerekiyor. Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı olarak da şunu söyledim üye belediyelere. Bir gün herkes Sağlıklı Kentler Birliği üyesi olmak zorunda. Her şehrin jeotermalle işi olmayabilir. Her şehrin tarihi-kültürel bir birliği olmak zorunda değil. Ama her şehrin sağlıkla alakalı bir altyapısı olmak zorunda. Ve anladık ki belediyelerin de bu konuda ciddi bir altyapı oluşturma misyonu olacağı bir gerçek. İnşallah en kısa zamanda normale döneriz.

Bursa vaka sayısı ortalama rakamların altında. Artık zaten iyileşme sürecine tamamen girdi. Tabii 1 tane bile vaka olsa virüs var demektir. Aynı özeni göstermemiz gerekiyor. Maske olayını uzun bir süre devam ettirmemiz gerekiyor. Süreci ciddi anlamda iyi yönettiğimizi düşünüyorum ülke olarak. Her kriz de bir fırsat demektir.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500