Advert

Bakteriler sonumuz olmasın!

Bilinçsiz antibiyotik kullanımı nedeniyle bakteriye karşı direncin hızla geliştiğini belirten Prof. Dr. Engin Ulukaya, 2050 yılında bakteri kaynaklı ölümlerin kanserden kayıpların önüne geçeceğini belirtti.

Bakteriler sonumuz olmasın!
Prof. Dr. Engin Ulukaya önemli gelişmelere dikkat çekerek bilinçsiz antibiyotik kullanımına vurgu yaptı. Günümüzde kanserden ölümlerin ölüm nedenleri arasında ilk sıraya yükseldiğini vurgulayan Prof. Dr. Engin Ulukaya, yaklaşık 30 yıl sonra bu tablonun değişeceğini belirtti. Prof. Dr. Engin Ulukaya, “2050’ye doğru kanserden değil bakterilerden ölümler birinci sırada olacak. Çünkü o kadar çok bilinçsiz antibiyotik tüketiliyor ki bakteriler sürekli olarak direnç geliştiriyor. Evrim geçiren bakteriler antibiyotiklerle nasıl savaşılacağını öğreniyor. Eğer yepyeni nesil bir tedavi yaklaşımı bulamazsak basit bir enfeksiyonda dahi insan ölümleri başlayacak. Antibiyotik dünyası artık sınırları zorluyor. Yeni nesil bakteri ilacı üretmek gerekiyor” dedi.
 
YÜZDE 90’I GEREKSİZ KULLANILIYOR
Antibiyotiklerin bilinçsiz şekilde kullanıldığını ve kişiye fayda sağlamadığını ifade eden Prof. Dr. Ulukaya, “kutunun içinden 3-5 tane kullanılıp bir tarafa atılıyor. Viral enfeksiyonlarda bile hastalar hala antibiyotik kullanıyor. Doktorlar da yazmaya devam ediyorlar. Onlar da haklı çünkü hastanın “neden antibiyotik yazmadın” sorusundan çekiniyorlar. Her ihtimale karşı doktor antibiyotik yazıyor ama yüzde 90’ı gereksiz” diye konuştu.
 
Kendi kendinize tanı koyacaksınız
Teknolojideki son gelişmelerin tıp dünyasına yararlarına değinen Prof. Dr. Ulukaya, şu değerlendirmelerde bulundu: “Teknoloji devasa boyutta ilerledi. 10 yıl önceki teknoloji ile şimdiki arasında çok fark var. 5-10 tahlil ile hastayı izlerken artık binlerce gen ve protein üzerinden daha doğru tanıların konulacağı evreye geçiyoruz. Böylece ilaçlar kişiye özgü olacaklar. Bu teknoloji artık hayatımızda. Kaldı ki bu teknoloji yakın bir gelecekte cebimizde bile olacak. Bir damla kandan bir sürü analizler yapılacak. Evde sizler kendi kendinize tanı koyacaksınız. Bir telefonla hastalıklı bölgenizin filmi çekilecek. Sizin moleküler analiz ve görüntüleme sonuçlarınız bir merkeze ulaştığında orada sizin tanınız konulacak. Hatta belki de aynı merkezden tedaviniz söylenecek.” (DHA)
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500