Advert

ANNE MANTISINA RAKİP GELDİ 'İŞTE MANTI'

Türk mutfağının vazgeçilmezlerinden olan mantının ustası Sibel Kaya, "Annenizin mantısı gibi olmaz ama annenizin mantısına rakibiz" dedi.

ANNE MANTISINA RAKİP GELDİ 'İŞTE MANTI'

 

Eda ÖZATA-Semih ŞAHİN

1972 yılında ailesinin işlettiği 'İşte Mantı'nın yeni sahibi Sibel Kaya, kendi mantısını diğer mantılardan ayıran sırrın sadece el lezzeti olduğunu söyledi. Leziz mantı çeşitlerinin yanında müşterilerine Doğu Anadolu yöresine ait kesme aşı çorbası ve çi börek de ikram ettiğini belirten Kaya, ailesinden sonra işletmeyi devam ettirmek ve eski namını tekrar hafızalara kazıyabilmek için büyük zorluklar yaşadığını ifade etti. Nasıl başardığını anlatan Kaya, "Ben bu işe aktif olarak 6 yıl önce başladım. Benden önce yaklaşık 10 sene ailem işletmişti. Bu işe ben başladığımda mecburiyetlerim vardı. Çalışmak zorundaydım. Ailemde artık bu işi yapmama kararı almıştı. Ben de 'İşte Mantı' adının devam etmesi, işimizin yürümesi ve bu güzel lezzetten kimsenin mahrum kalmaması için işi tekrardan aktif hale getirmeye karar verdim. Fakat arada 1 senelik boşluk vardı. Hem bu boşluktan hem de yer değişikliğinden dolayı çok zorluklar yaşadım. İsmimizin yeniden duyulması, değişen yerimizin hafızalara tekrardan kazınması için çok mücadele ettim. Eski müşterimizin bir çoğunu geri kazandık. Bu noktada annemin ve babamın çok büyük etkisi var. Çünkü ismimizi gören ve işletmemde annem ve babamın resmini gören herkes burası o mantıcı diyor" dedi.

10 farklı mantı getirseler kendi mantımı tanırım

İşletmelerinin isimlerinin hikayesini anlatan Sibel Kaya, "Biz mantıyı evde yapıyorduk ve çok beğeniyorlardı. Misafirlerimiz yedikleri zaman 'işte mantı bu' diyorlardı ve bundan dolayı adını 'İşte Mantı' işletmemizin adı oldu. Diğer mantılardan farklı olarak bizim mantımızın hamuru çok ince. İçinde herhangi bir katkı maddesi yok. Sadece dana kıyma kullanıyoruz. Kullanılan ürünlerin tazeliği ve yapılış şekliyle diğer mantılardan ayrılıyoruz. Hamurun ince veya kalın olması şu şekilde fark ediyor; ince olduğu zaman yerken ve yedikten sonra yiyen kişiyi rahatsız etmiyor. Önüme 10 tane farklı tabakta mantı getirseler kendi yaptığım mantıyı tanırım. Hatta ben mutfakta hangi elemanımın yaptığını bile bilirim. Bunun sırrı da sadece el lezzetidir. Yaptığımız işi seviyoruz. En iyisi olması için uğraşıyoruz" şeklinde konuştu.

 

YÖRESEL LEZZETLER...

"Mantının haricinde başka lezzetlerimiz de var" diyerek sözlerine şu şekilde devam etti; "Ben Ardahan'lıyım. Doğu Anadolu yöresine ait kesme aşı çorbamız var. Çi börek yapıyoruz, İnegöl köftesi var, taze erişteden erişte makarna yapıyoruz. Mantımız da tek çeşit değil. Herkesin bildiği haşlama mantımız var. Ana kalemimiz bu. Onun haricinde kızarmış çıtır mantı yapıyoruz. Sadece yağda kızartarak yapıyoruz. Diyet yapanlar için tam buğday unlu mantımız var. Beyaz un yerine tam buğday unu kullanıyoruz. Vejeteryanlar ve damak tadı farklı olanlar bu mantıyı tercih ediyor. Peynirli- maydonozlu, patatesli mantımız da var. Haftanın 1 günü de Özbek Hanım mantısı yapıyoruz. Bu mantımız da özel tenceresinde buharda pişiyor. Bir de kaz etinden mantı yapıyoruz. Fakat kaz etinin fiyatından dolayı belirli zamanlarda özel sipariş üzerine yapıyoruz" ifadelerini kullandı.

İKİSİ BİR ARADA

Sibel Kaya, işletmelerinde tam bir aile ortamı olduğunu ifade etti. İlk amaçlarının insanların samimiyetini ve güvenini kazanmak olduğunu vurgulayan Sibel Kaya, "Son olarak şunu belirtmek isterim ki. Bizim işletmemizde güleryüz ve samimiyet var. Güler yüz için mi mantı için mi geliyorlar diye sorarsanız; tanıyanlar ikisi için de geliyor. Ama bunun haricinde ismimi duyup gelenler de çok fazla" dedi.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500