Advert
Advert

ALLAH PARANIN DA İTİBARLISINI NASİP ETSİN!

Mermer Üretici ve Sanayici İş Adamları Derneği (MADSİAD), Başkan Erol Efendioğlu’nun oturum başkanlığını yaptığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya attığı ithalat ve ihracatın Türk lirasıyla olması için neler yapılması gerektiği konusunu tartışmak üzere paydaşları ile bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantının konuşmacı konukları Prof. Dr. Rüştü Bozkurt ile Merkez Bankası eski başkanlarından Gazi Erçel idi.

ALLAH PARANIN DA  İTİBARLISINI NASİP ETSİN!

 

Lidyalarının icat ettiği ve günümüzde pamuk elyafından üretilen kağıtların üzerine her ülkenin rakamlar basarak kendi meşrebince isim taktığı para ile ilgili sözlere bir bakınca kendi yarattığımız yenilmeyen içilmeyen bir kağıt parçasının nelere kadir olduğunu gelin okuyalım.

“Para iyi bir uşak, kötü bir efendidir… Parasızlık, hiç yalan söylemeyen kara habercidir… Bir köşesi delik olan cebi, boşuna doldurmayın… İnsana paraya davrandıkları gibi davrananlar, onu harcamak için kullanırlar… Sahte para, sarrafın can düşmanıdır... Dünyanın en kolay işi, başkasının parasını harcamaktır. Eğer birisi, ‘’Benim için para değil, prensipler önemlidir’’ diyorsa, bilin ki önemli olan paradır… Paranın öldürdüğü ruh, kılıcın öldürdüğü bedenden fazladır… Paranın helali, hayırlı işlere sarf edilir… Parası olan bir oyuncu; mektup değil, telgraf yollar… Para kazanmak, inançları pekiştirir…Para parayı çeker…Paran varsa her zaman haklısın…”

Ve sonunda “son sözü para söyler” deyip konumuza girelim…

MERMER CENNETİNDE BREZİLYA MERMERİNİN NE İŞİ VAR?

Konuklar taşçı, konu para olunca MADSİAD Başkanı Erol Efendioğlu açış konuşmasınadamgasını vuran taş bir iddia ile başladı. Dünyanın en büyük ve çeşitli mermer ve doğal taş rezervlerine sahip olan ülkemizde yapımına başlanan Üçüncü Hava Limanının mermerlerinin Brezilya’dan getirilmesindeki mantığı sorgularken verdiği literatüre geçecek örnek şuydu.”  New York’taki Trump Oteli’nde bizim mermerimiz kullanılırken, Türkiye’de kullanılmazsa çok üzülürüm. Bu konuda İstanbul Maden İhracatçıları Birliği’nin çok gayretleri var. Brezilya ile aramızda ne fiyat ne de kalite yönünden fark var. Hatta bizim burada ürettiğimiz daha kaliteli diyebilirim”

Bu sözün üzerine laf söylemek söz israfı olur.

Enseyi karartmamak iyi de...

Prof. Dr. Rüştü Bozkurt’un ülke genelinde bin üç yüzden fazla doğal taş ocağı gezmiş olması doğal taş ve mermer sektörü sevdalısı olması güzel ama vahşi üretimin doğaya olan zararını üç ağaç söktükten sonra beş ağacın dikilmesi tanıtımının yapılmamasına kadar küçümsemesini yadırgadım.

Bilim insanları popülist olsa bile söylemlerine dikkat etmelidirler. Milli Para ile dış ticaret konusunda gösterilen hedefi benimsemiş olarak, iyimser bir yaklaşım sergileyerek, kötümser olmayalım ve enseyi karartmadan yola devam edelim diyor.

Peki ama, ABD ve AB ile yaşanan dönemsel sorunların tarafımızdan Milli Para ile dış ticaret restine dönüşmesine hazır mıyız?

Dolar’ın ülkemizde on yıllardır ticari mal olarak kullanılmasına neden olan siyasi iradeler değil midir?

Dış ticareti sürekli kırmızı bakiye veren bir ülkenin parası uluslararası piyasalarda kabul görür mü?

Katma değer yaratmadan paranızı itibarlı kılma şansınız var mıdır?

Sanayici elbette devletin yanında olmalıdır ve devletine inanmalıdır. Devlet de kararları 657 mantığı içinde direktif şeklinde almamalı ve üretenlerin düşüncelerini dikkate almalıdır.

Bu bağlamda son zamanlarda ekonomi dinlediğim iki hocadan Özgür Demirtaş’ın görüşlerinin daha anlamlı olduğunu söylemeliyim.

Kur garantisi demiyorum, kura güvenemeyenlerin haklı çıktığı bir ülkede “Türkler fırsat kaçırma fırsatını asla kaçırmaz” sözüne de itirazımı saklı tutuyorum.

Gazi Erçel’den ders almak…

Gazi Erçel öncelikle Uluslararası Rezerv Para olma ön koşullarını açıkladı. Ödeme aracı olarak özel sektör açısından döviz işlemlerinde kullanılma, kamu açısından müdahale, hesap birimi rolü olarak ticari işlemlerde kullanabilmek, kamu açısından tutundurabilmek ve güven verme açısından çıpa son olarak da özel sektör açısından yatırıma, kamu açısından da rezervinin anlamı olmasını altını özenle çizdi.

Bunların yanında likidite yeteneği, ekonominin büyüklüğü, finansal derinlik, dış politika ilişkileri, denk bütçe, enflasyonun kontrolü, siyasi istikrar, askeri gücü eklememiz gerekiyor.

Uluslararası Rezerv Para olmanın elbette birçok avantajları da var. Para basmanın kazancının o ülkeye gitmesi, Makro ekonomik uygulamalara esneklik sağlaması, Politik güçlülük ve iyi bir şöhret sağlaması olduğunu anladım.

Maliyeti ise paranın aşırı değerlenmesinin sonucunda dış ticarette rekabet şansının azalması, borç stokunun artması ve politik uygulamalarda sorumluluk artması gibi sıkıntıları getirdiğini öğrendim.

Türk lirası için dış ticaret yapmanın faydaları da var zararları da var. Ama asıl olan Türk Lirasının para piramidinin neresinde oturduğudur. Bence gecenin en anlamlı fotoğrafı o piramittir ve maalesef Türk Lirası o piramidin zirvesinde değil tabanındadır. Yani açık seçik ifade ile itibarlı para sınıfında değildir. Hal böyle iken ben yaptım olur, alem de buna uyacak formülü yanlıştır.

Bütçenizi, ihalelerinizi, gelirlerinizi, ihracatınızı, ithalatınızı ve dahi milli gelirinizi bile dolar ile ifade ederken bir anda paranızı Uluslararası Rezerv Para ilan edemezsiniz ancak teşvik edebilirsiniz. Bu da Türk Lirasına güvenilmesini sağlaması görevinin ekonomik ve siyasi istikrar ile devlet tarafından sağlanmasıyla olur.

Gazi Erçel’i dinlerken ülkem adına umutlandım ve çok şey öğrendim. Bütün gece ekran okumaktan ve not almaktan gözlerim yandı ve uzak kaldığım için yazdığım soruları soramadım. Köşe yazarlarını davet ederken Apartman Görevlisi muamelesi yapılmamasını, bir köşeye atılmamasını ve konuşmacılara yakın bir yer ayrılmasını da ifade edeyim.

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500