GÜNDEM
Giriş Tarihi : 24-06-2020 11:36   Güncelleme : 24-06-2020 11:36

Albayrak'tan Milli şuur çağrısı

Bankacılık sektörünün çok özel ve çok stratejik bir sektör olduğunu ifade eden Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, “Bankalar, ülkemizin kaynaklarını toplamak ve bu kaynakları ekonomiye aktarmak gibi çok stratejik bir fonksiyon icra ediyor. Bankaların milli bir şuurla hareket etmesini bekliyoruz” dedi.

Albayrak'tan Milli şuur çağrısı

Türkiye Bankalar Birliği’nin (TBB) 63. Genel Kurul Toplantısı dün gerçekleştirildi. Toplantıya Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak da katıldı. TBB’nin genel kurulunun zamanlamasının önemli olduğuna işaret eden Bakan Albayrak, Türkiye’nin tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını ile mücadelede aldığı önlemler sayesinde, normalleşme dönemine en hazır, ekonomik açıdan en az etkilenmiş şekilde giren ülkelerden biri olduğunu belirtti.

STRATEJİK SEKTÖR

Bankacılık sektörü hakkında değerlendirmelerde bulunan Bakan Albayrak, bankacılık sektörünün çok özel ve çok stratejik bir sektör olduğunu vurguladı. Bu noktada bankacılara çok önemli bir görev düştüğünü belirten Albayrak, şunları kaydetti: “İşte bu manada sizler, ülkemizin kaynaklarını toplamak ve bu kaynakları ekonomiye aktarmak gibi çok stratejik bir fonksiyon icra ediyorsunuz. Bu fonksiyonu yerine getirirken aldığınız kararlar menfi ya da müspet yönde sosyal, toplumsal refahımıza etki ediyor. Bunun bilincinde olarak, milli bir şuurla hareket etmenizi bekliyoruz. Siyaset üstü, kurumlar üstü ülkenin menfaati çerçevesinde... İşte topladığınız tüm bu kaynakları ithalatın ve lüks tüketimin finansmanına, ya da reel anlamda bir değer oluşturmayan farklı bankacılık, hazinecilik faaliyetlerinden ziyade daha çok yerli üretim ve ihracatın finansmanına, istihdam oluşturucu alanlara yönlendirmemiz lazım.”

KÂRLILIK HIRSI OLMASIN

“Kısa vadeli kârlılık hırsıyla, işte öyle bankalar var kısa vadede hemen bir kâr edeyim diye düşünen, hızlı bir şekilde ülke kaynaklarını farklı bir manada kullanayım motivasyonuyla hareket etmememiz lazım” diyen Albrayrak, “Kaynaklarımızı en verimli nerede kullanılacaksa o alanlara yönlendirin. Ülkemiz kalkınmasını tamamlayıp zenginleştikçe en önce kazanacak olan sektör bankacılık sektörüdür. Kaynak maliyetleriniz düşecek, kârlılıklar daha da artacak. Bilanço kârlılıkları arttıkça, piyasa değerleri arttıkça kazan kazan ilişkisiyle bankacılık sektörü, kamu, tüm paydaşların kazandığı müthiş bir resim ortaya çıkacak” diye konuştu.

KONUT KREDİSİNE 133 BİN BAŞVURU

Yurtiçi talepte ve beklentilerde şimdiden iyileşmenin, pozitif yönde, net şekilde gözlemlediklerine dikkat çeken Berat Albayrak, şunları söyledi: “Normalleşme süreci kapsamında devreye aldığımız, tarihin en düşük maliyetli konut kredisi bugüne kadar, 133 bin başvuruyu geçti. Şu ana kadar 101 binin üzerinde vatandaşımıza yaklaşık 25 milyar TL tahsis yapıldı. Bugüne kadar, firmalar, hane halkı gibi desteklemeye devam ettiğimiz tüm paydaşlarla, istihdamı korumaya ve üretimimizi güçlendirmeye yönelik açıkladığımız Ekonomik İstikrar Kalkanı paketinin tutarı ötelenen kredi ve faizler hariç 280 milyar TL’yi geçmiş durumda.”

KREDİ ÖDEMELERİNDE KOLAYLIK SAĞLANMALI

Bakan Albayrak, Merkez Bankası ve BDKK tarafından yapılan Zorunlu Karşılık (ZK) ve Aktif Rasyosu (AR) düzenlemelerinin etrafından dolaşmak, rasyoyu tutturmak için etrafta dolaşan bazı kurumlar veya işlemler duyduklarını, bunlardan kaçınmak gerektiğini belirterek, “Düzenlemelere samimiyetle uyum sağlamaya çalışılması, düzenlemelerin ruhuna uygun hareket edilmesi lazım” dedi. Teminat değerleme şirketlerinin baskı altına alınmaması gerektiğini vurgulayan Albayrak, “Objektif bir sebep olmadan ticari kredilerini vadesinden önce geri çağırmadan ya da faiz artırmadan, bu tip uygulamaları, firmaların likidite yönetimini zorlaştırmadan, ekonomik aktiviteye zarar vermeden bu süreci yönetmemiz lazım. Onlar yaşayacak ki sizler, sizler yaşayacaksınız ki ekonomi yaşasın. Sizlerden ricamız, yeniden yapılandırmaları hızlandırmanız lazım. Sorunları ötelemek yerine müşterinizin ödeme gücüne uygun yapılandırma planları oluşturmanız gerekiyor” dedi.

‘KALKINMAYLA UYUMLU BANKACILIK BEKLİYORUZ’

Türkiye’nin bir ekonomik değişim ve dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Albayrak, sektör temsilcilerinden ülkenin kalkınma hedefleriyle daha uyumlu bir bankacılık yapmalarını beklediklerini aktardı. Albayrak, “Değişim sürecinde bankalar olarak, devlet olarak biz bazı şeyleri değiştiriyoruz, değiştirmek zorundayız. Yeni normale alışmak zorundaysak bankacılık sektörü noktasında sizlerin de bazı eski alışkanlıklardan kurtulması ve kabuk değiştirmesi gerektiğini düşünüyorum. Sizlerden, ülkemizin kalkınma hedefleriyle daha uyumlu bir bankacılık yapmanızı bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

‘TÜRKİYE ‘V’ ŞEKLİNDE TOPARLANACAK’

Salgının Türkiye’nin ihracatını olumsuz yönde etkilediğini hatırlatan Albayrak, mayıs ayında çalışma gün eksiği bulunmasına rağmen ihracatın nisan ayına göre yüzde 10.8 artış kaydettiğini belirtti. Albayrak, “Açıklanan AB PMI rakamları, hazirandaki toparlanmanın ticaret ortaklarımızda da güçlü şekilde devam ettiğini ortaya koyuyor. Gelişmeler hızlı şekilde normalleşme sürecine emin adımlarla ilerlediğimizi gösteriyor. Ertelenmiş talebin devreye girmesi, alınan tedbirler ve açıkladığımız paketler ile Türkiye’nin bu süreçten ‘V şeklinde’ bir toparlanma ile çıkarak” şeklinde konuştu.

‘YERLİ TARTI ALDIM AMA ÜRETİMİ YURTDIŞINDAYDI’

Tüketimde ithal ürünler yerine yerli ürünleri teşvik edecek bir finansman kurgusunun hayata geçirilmesi ve yerli üretimin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Berat Albayrak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Geçen günlerde mağazadan bir tartı aldım. Yerli marka olanını tercih ettim. Üretimin nerede olduğuna baktığımda yerli markanın ürününün Türkiye’de üretilmediğini gördüm. Türkiye’nin koca koca grupları dünyanın bir yerinde ürettiriyor, Türkiye’de yerli ürün gibi satıyor. Türkiye’nin bu teknolojinin çok çok üstünde teknolojik ürün üretebilecek kapasitesi varken, yerli markaların yüzlerine söyledim; ‘Türkiye’de üretim kapasitesi olan bu ürünlerin tamamını Türkiye’de üretmeniz lazım’. Devlet olarak biz ne gerekiyorsa yapacağız. Kolaycılık, “markanın üzerine etiketi basalım” yok. Sizler de bu manada, “birkaç aylık ithalat düzenlemesi getirildi, eskiye döneriz zaten niye uğraşalım’ yok. Yerli üretim.”

AÇIKLARI KAPATACAK FIRSAT

“Hiç şüphesiz, bu büyüme istikamet noktasında, trendine baktığımızda, özellikle ihracata, istihdama ve yüksek katma değerli üretime dayalı bir modeli emin adımlarla hayata geçirmeye devam edeceğiz” diyen Berat Albayrak, “İşte bu noktada, tüm bankalarımıza çağrıda bulunmak istiyorum. Özellikle pandemi döneminde verdiğiniz refleksleri, hep birlikte müşahede ettik Türkiye hakikaten dünyadaki örneklerine kıyasla çok güzel bir sınav verdi, tüm paydaşlarla birlikte” dedi. Albayrak, normalleşme dönemi ile birlikte pandemi döneminin açıklarını da kapatmak için fırsat sunacak resimle karşı karşıya olunduğunu belirtti.

‘ÜLKESİ OLMAYANIN BANKALARI OLMAZ’

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın, “Ekonomide, destekleyici ve kapsayıcı nitelikte karma bir maliye, para ve kredi politikası uygulandı. Makro dengenin sürdürülebilir olması yanında düzenlemelerde yapılan esnekliklerin de olumlu etkisiyle bankalar, bu sürecin başarıyla yönetilmesine destek oldu” dedi. Aydın, “Bankalar olarak, 3 bilançoya önem veriyoruz; müşterilerimizin, bankalarımızın ve ülkemizin... Firma sahipleri ve ortaklarının da kendi kişisel bilançoları ile firmalarının bilançolarında aynı hassasiyeti göstermeleri gerektiğini düşünüyorum. Bu 3 bilanço içinde eğer birini tercih edeceksek küçük hesaplarla uğraşmadan ülke bilançosunu tercih edeceğimiz konusunda herkes emin olmalıdır. Ülkesi olmayanın bankası ya da müşterisi de olmaz” dedi.

SEKTÖR KİLİT ROL OYNADI

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben, 16 Mart’tan başlayarak 50’ye yakın aksiyon ve tedbiri hayata geçirdiklerini belirterek, “Koronavirüs salgını, sağlam bir bankacılık sektörüne sahip olmanın önemini hatırlatması açısından da oldukça manidardır. Yaşanan bu süreç, bankalarımızın ekonominin çarkları içinde ne kadar önemli bir yerde durduklarını, ülkemizin ekonomik refahın sürdürebilmesi noktasında kilit rol oynadıklarını bir kez daha göstermiştir. Ülkemizin mücadele sürecinde kaydettiği gelişmeler, hem sağlık hem de ekonomik görünümde bizleri pozitif ayrıştırmış, geldiğimiz noktada hepimizin geleceğe umutla bakmasını sağlamıştır” diye konuştu. (hurriyet.com)