Advert

ADI UMUT BU EZİYETİN

Bursaspor sevgisinin ne demek olduğunu, büyük engellerle mücadele eden 16 yaşındaki Kaan’ı hayata nasıl bağladığını görünce anladım. Yenilmemize rağmen Kaan’ın yüzündeki tebessüm, tribünlerin ‘Adı aşk bu eziyetin’ sloganını bile değiştirip ‘Adı umut bu eziyetin’ yaptı.

ADI UMUT BU EZİYETİN

Fatih AKKUŞ

Kaan… Daha 16 yaşında. Tam bir yeşil beyaz sevdalısı… Mücadele ettiği bütün engellere ‘dur’ demiş ve senelerce babasıyla deplasmanda bile takımını yalnız bırakmamış. Yeni stadyumda da Bursaspor’a destek vermek isteyen Kaan’ın bu dileğini Özlüce’de yine bir antrenmanı takip ederken iletti Yazıişleri Müdürüm Ahmet Kundakcı… (Bu arada, Necla Öğretmen'in çabalarını asla görmezden gelemeyiz ona da yakında ayrıca bir parantez açacağız bu sütunlarda…) Zaman kaybetmeksizin görüştüğüm kulüp yetkilileri de duyarsız kalmadı bu duruma… Kulüp çalışanlarından Görkem Akbaş ve Harun Budun olaya el attı. Sağlam Bursasporlu bu iki insanın vicdanlarının da ne kadar büyük olduğunu gördük... Fenerbahçe karşılaşmasına sadece bir gün kala hemen bilet ayarlandı. Hatta “Gidip evden alalım” teklifinde bulunmaları bile yetti aslında…

“FATİH ABİ SENİ ÇOK SEVİYORUM”

Resmi işlemleri hallettikten sonra Kaan ve babasına mutlu haberi verdik… Kaan o gece uyuyamamış ve maç günü buluştuğumuzda ilk cümlesi “Fatih Abi seni çok seviyorum” oldu. Tek isteği toplumun içinde var olmak olan genç kardeşimin böylesine yürekten kurduğu bu cümle beni gerçekten çok duygulandırdı. Kaan ve babası Erol Beyle birlikte giriş kapısına doğru ilerlerken heyecandan titrediğini fark ettim. Onun heyecanını gördükten sonra, agazete ve Bursaspor Kulübü olarak ne kadar önemli bir şey yaptığımızı, camia ve aile olmanın ne demek olduğunu bir kez daha anladım.

TAM BATALLA DERKEN…

Kaan tribündeki yerini aldı ve heyecanla maç saatini beklemeye başladı. En çok Batalla’yı sevdiğini söyleyince onu Özlüce’ye götüreceğimi ve Batalla ile tanıştıracağımı, forma imzalatacağımızı anlatırken, Görkem Akbaş’tan bir telefon geldi. “Fatih biz Kaan kardeşimize bir hediye hazırladık” diyen Görkem Akbaş’ın yanına gittiğimde elinde imzalı Batalla forması vardı. Bu kadar temiz kalpli olabilir bir insan. Söz gelmişken, Görkem Akbaş o kadar mütevazı ve o kadar güzel kalpli bir adam ki, hediyeyi verirken fotoğrafı bile çekilsin istemedi çünkü tek isteği sadece ve sadece Kaan’ın mutluluğuydu. Ama ilgisini ve sevgisini hiç eksik etmedi Kaan’dan… Ben inanıyorum ki onların bu ilgisi kulüp içerisindeki başarının da sırrı olsa gerek. 90 dakika geçti… Timsah Arena’dan ayrılırken Kaan’ın tek üzüntüsü Fenerbahçe’ye yenilmiş olmaktı. Sesine kulak veren ve isteğini yerine getiren herkese teşekkür etti ve bir taraftara bir uyarıda bulunmayı da ihmal etmedi: “Biz özel insanlar attığınız yabancı madde ve torpillerden çok etkileniyoruz. Bizleri de düşünün ve lütfen sahaya yabancı madde atmayın.” Bizden iletmesi…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500