Advert
Advert

ADANALI TERZİDEN PARİSLİ MODACIYA

Hayallerinin peşinde koşmaktan vazgeçmeyen başarı dolu bir kariyer hikayesini paylaşmak istedik bu hafta sizlerle. Bu günkü sayfa konuğumuz Modacı Nihat Yılmaz.

ADANALI TERZİDEN  PARİSLİ MODACIYA

 

Abdullah ASLANTÜRK

Ünlü Türk Modacı Nihat Yılmaz'ın Adana'da başlayan kariyer yolculuğu, Avrupa'nın güzide şehirlerinden Paris'te z,rve yaptı. Bursa ipeğini dünyaya tanıtmak için kolları sıvayan ünlü modacı, gazetemizin sorduğu soruları büyük bir samimiyetle cevapladı.

A Gazete: Nihat Bey, sizi tanıyabilir miyiz Nihat Yılmaz kimdir?

N.Yılmaz: 5 Ocak 1960'ta Adana Küçük Karataş köyünde doğmuş bir köy çocuğuyum. 12 yaşında terziliğe başladım. Mesleğimi iyi öğrenmek için değişik yerlerde çalıştım. Adana’da Mehmet Atar ustamın yanında terzilikle başlayan iş hayatım İstanbul’da 10 yıl süreyle Zeki Müren, Ahmet Özhan ve Ümit Besen'e kostümler dikerek devam etti. Ustam ve ailesi beni kendi çocukları gibi seviyorlardı. Onların üzerimde hakları çoktur ve ne yapsam ödeyemem haklarını. Buradan da kendilerine sonsuz şükranlarımı sunuyorum.

A Gazete: Kariyerinizde Paris'in önemli bir dönüm noktası olduğunu biliyoruz. Paris günlerinizden bahseder misiniz bize?

N. Yılmaz: Evet, hayalim hep Paris'ti. 1986 yılında kendi iş yerimi açtım. 1988 yılında Adana'nın ilkokullarına 23 Nisan bayramında bin adet kostüm hazırladım. İşlerimiz çok iyi olmasına rağmen Fransa ve Paris hep aklımdaydı. İlk defa 1989'da vizeli olarak Paris'e gittim. Sadece küçük bir valizle, otobüsle gitmiştim. Kuzenim vardı Mustafa Ertuğrul, beraber çalışmaya başladık. Celin ve Ermes markalarına model dikiyordum. 2 yıl böyle devam etti. Sonra Canel markasına model dikmek, kalıp hazırlamak gibi bir çok markayla devam ettim. 8. Paris, yani Şanzelize'de küçük bir dikim evi açtım. 6 yıl devam ettim. Çok yol almıştım. Büyük teklifler geliyordu ve 2006 yılında Virgil Venok'la tanıştık. Beni ona bazı firmalar tavsiye etmişlerdi. Çizimlerini hayat geçirdim ve güçlü bir ikili olduk. Fransa güzellik yarışmasının tasarımlarını hazırlayan Virgil Venok bana çok güvendi ve 6 yıl beraber çalıştık.

VİRGİL VENOK HAYATIMIN DÖNÜM NOKTASI

2013 yılının Fransa güzeli Yanni Miss de Frans olan yarışmasında toplam tasarımı ben yaptım. Kuliste pek çok ünlüyle beraberdik. Mesela; Alein Delon, Jampier Fuko ve ismini sayamadığım ünlülerle bir arada olma şansımız oldu. Fransa'nın TF1 kanalında haber bülteninde açılışta mankenler ile beraber haberlerimizi yaptılar. Benim için asıl dönüm noktası burada başladı diyebilirim. Hayalim gerçekleşmişti. Ertesi gün gazeteler yazdı. Güzellik yarışmasında 3 gün boyunca 3 kızın giyimiyle uğraştım. Provalar yapıldı, yarışma oldu. Organizasyonun düzenleyicisi Madam Florans 4 adet şampanya açarak dedi ki; "Merci Mösyö Yılmaz, emekleriniz çok büyük, siz olmasaydınız bu kadar başarılı olamazdık. Teşekkürler Türk Beyefendisi." Benim için gururdu, burada kullandığım, diktiğim tasarımları iş yerimde bugün bile sergiliyorum.

DOSTLUKTAN TİCARETE

Daha sonra Virgil Venok’un çizimleriyle Mercedes, BMW, Nissan, Audi oto tanıtım fuarları hostes kızlarına tasarımlar hazırladım. Artık yolum açılıyordu. Paris Büyükelçimizle tanıştık ve elçilikteki bir kokteyle beni davet etti. Bursa’daki kumaş fabrikası iş adamları fuara gelmişti tanıştık. Birkaç davetli olduğum kokteyl ve fuar sonrası çeşitli tanışmalarla devam eden arkadaşlıklar sonrasında dostluğa ve ticarete de dönüştü.

Ulu Şehir'de   moda günleri

A Gazete: Peki ya Bursa günleriniz?

N.Yılmaz: Yine elçilikte yemek vardı. Yemekte önceki Valimiz Mümin Karaloğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Ticaret Odası Başkanı İbrahim Burkay ile tanıştık. Büyük Elçimiz Hakkı Akil Bey benim 2013 Fransa Güzellik yarışmasının tasarılarımdan övgüyle bahsederek Fransa’da yaptığım işleri anlattı ve Bursa fikri böyle doğmuş oldu, şuan Bursa’dayım. Çok güzel şeylere imza atacağıma inanıyorum. 2016 Temmuz ayında Blois Şehrinde Şato Royaldo da çekimler ve defileler yaptım. Hepsi de Bursa kumaşı idi. Şu anda da Bursa'da Hayri Kalıntaş Bey ile tanışmıştık. Bildiğiniz perdelik kumaşları kullanarak tasarımlar yapacağımı duyduğunda çok şaşırdılar. Bir süre sonra babası ve elemanlarıyla geldiklerinde perdelik kumaşlardan tasarlayarak diktiğim elbise, mantoları gördüklerinde yüzlerindeki ifadeyi unutamıyorum. Çok beğenmişlerdi. Çok parlak, göz alıcı renkleri bir araya getirerek hazırlamıştım. Bunların seri üretimleri için ayrıca projelerimiz devam ediyor.

Bursa'da defile yapmam lazım ama çok sıkıntılı günler yaşıyoruz. Terör belası çok kötü Çok istediğim halde bu yüzden sürekli erteliyorum. Şu an elimde çok güzel tasarımlarımı daha da arttırarak defile hazırlığım devam ediyor.

Bursa ipeğini Avrupa ile tanıştırmaya hazırım

A Gazete: Bursa denilince akla malum ipek geliyor. Siz çalışmalarınızda ne şekilde faydalanıyorsunuz peki Bursa ipeğinden?

N. Yılmaz: Bursa Türkiye’nin olduğu kadar aynı zamanda Avrupa'nın da kumaş cenneti. En kısa zamanda Bursa ipeğini, kumaşını çok yükseklere taşıyacağım. Elimi taşın altına koyup, Bursa İpeği’ni Paris, Avrupa, Dubai, Arap Emirliklerine modellerimle taşıyacağım. Büyükşehir Belediyesi ile büyük çalışmalarım var. Türkiye’ de ki modacıların astronomik rakamlarla sadece üst gelir gruplarına hizmet ettiklerini görüyorum. Benim gönlümde eğer başarabilirsem üst gelir grupları yanı sıra arta gelir, hatta dar gelirli ailelere dahi hitap edecek ürünleri piyasaya sunmak, Bursa ve bölge halkını kalite ile ucuza tanıştırmak istiyorum. Bunun için Bursa'yı seçtim ve kumaşların üretim merkezinde olduğumun bilincindeyim, en güzel şekilde tasarımlarımı yapacağım. Bilhassa küçük bedenle büyük beden çalışmasında çok başarılı olacağımı düşünüyorum.

BİR ŞEHİR, BİN EMEK

A Gazete: Son olarak söylemek istediklerinizi alabilir miyiz?

N. Yılmaz: Şu an Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından 'Bursa İpeği Yeniden Hayat Buluyor' projesi kapsamında çalışmaları yapılan ve 17 Ocak’ta (yarın) Umurbey İpek Üretim ve Tasarım Merkezi’nde açılışı yapılacak olan 'Bir Şehir, Bin Emek Bursa İpeği Sergisi' kumaşlarını tasarlıyorum. Kozasından ipliğine, kumaşından son ürününe Bursa’da yeni ipek çağı başladı diyerek çıkılan bu yolda, uzun emek ve uğraşlarla, elimizden gelenin en iyisini sunma gayretiyle hazırlanıyoruz. Bu sergi ile farkımızı biraz daha Bursa ve tüm ziyaretçilere kanıtlayacağımızı ümit ediyorum. Ayrıca A Gazete ailesine, sayfalarına konuk ettikleri için sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500